Haber ve Fotoğraflar: Hüseyin İşlek
Bir Bavul Hasret, Bir Ömür Ezgi: Berlin’de 65 Yıllık Göçün Hikâyesi “İşte Bu Bizim Hikayemiz” Konseriyle Taçlandı.

Berlin’in kalbinde, Türk göç tarihinin 65 yıllık hafızası notalara döküldü. “Nağmelerle 65 Yıllık Göç Hikâyemiz – İşte Bu Bizim Hikâyemiz” başlıklı konser, yalnızca bir müzik etkinliği değil; kuşakları buluşturan, emeğe ve kültürel mirasa saygı duruşu niteliğinde güçlü bir anlatı sundu.

1960’lı yıllarda “misafir işçi” olarak tahta bavullarla yola çıkanların hikâyesi, bugün kentin her dokusuna sinmiş yeni nesillerle sahneye taşındı. 14 Şubat 2026 akşamı, Sevgililer Günü’nün duygusal atmosferiyle birleşen bu özel gece, Anadolu’dan Avrupa’nın kalbine uzanan serüveni müzikle yazılmış bir tarih olarak dinleyiciyle buluşturdu.

Konser, Türk Sanat Müziği’nin zarafetini temsil eden koro şefi ve müzik eğitimcisi Serap Gürses Sağat ile Türk Halk Müziği’nin usta ismi, bağlama virtüözü ve besteci Sıddık Doğan’ın şefliğinde gerçekleşti. Büyüleyici atmosferiyle Baptisten Schöneberg salonunda yankılanan ezgiler, yaklaşık 400 sanatseveri hasret, sevgi ve aidiyet duygularında ortaklaştırdı.

Protokol ve Kültüre Vefa Mesajı
Gecenin konukları arasında T.C. Berlin Başkonsolosu İlker Okan Şanlı, Berlin Eyalet Parlamentosu’nun CDU’lu Milletvekili Dr. Ersin Nas, Dr. Hilmi Kaplan ve eşi ile Berlin’deki koro temsilcileri yer aldı. Başkonsolos Şanlı, konser sonrası yaptığı değerlendirmede, “Göçün 65. yılında müzik kültürümüzün Berlin’de bu denli güçlü yaşatıldığını görmek gurur verici. İnsanımız kültürüne sahip çıkıyor; bu çaba takdiri hak ediyor,” ifadelerini kullandı.

Dev Saz Heyeti, Yüksek Müzikal Seviye
İstanbul Radyosu geleneğinden gelen usta müzisyenlerin oluşturduğu geniş saz heyeti geceye damga vurdu. Kemanıyla Talat Er, klarnette Tanju Erol, çelloda Zeynep Akdil, bağlamada Ozan Ali Doğan, kanunda Ömer Kaan Özdağ, udla Asil Bilek, bas gitarda Umut İlyas Koçkazı ve ritimde Serdar Saydan dinleyicilere adeta bir müzik ziyafeti sundu.
Onlara eşlik eden 16 kişilik seçkin koro, her eserde göçün farklı tonlarını salona taşıdı.

Klasikten Günümüze Duygu Yolculuğu
Refik Fersan’ın “Hicaz Peşrevi” ile açılan konser, Dede Efendi’nin “Ah Yine Neşe-i Muhabbet” eseriyle klasik musikinin zirvelerine uzandı. Sunuculuğu da üstlenen Güldehan Sağat Üzüm, güçlü yorumlarıyla alkış toplarken; Talat Er ile birlikte ilk kez seslendirilen “Bu Aşk Benden Sorulur” düeti gecenin unutulmaz anları arasına girdi.

Genç yetenekler, romantik düetler ve Forum Spandau Çocuklar Korosunun “Hatırla Ey Peri” yorumu, kültürel mirasın gelecek kuşaklara emin ellerle aktarıldığını gösterdi. Üç neslin aynı sahneyi paylaşması, salonda duygusal anlar yaşattı.
Gurbetin ve Sıla Özleminin Sesi
İkinci bölümde, Serap Gürses Sağat ve Sıddık Doğan’ın sahne hâkimiyetiyle tempo yükseldi. Doğan’ın kendi bestesi “Berlin Berlin”, göçün dramını doğrudan yüreklere taşıdı. Solo performanslar Anadolu’nun dört bir yanından ezgiler sunarken, finalde tüm salonun tek yürek olduğu “Bu Gala Daşlı Gala” ve “İnleyen Nağmeler” ile gece görkemli biçimde sona erdi.
Bu konser, 65 yıllık Türk göçünü anmanın ötesinde; Türk müziğinin birleştirici gücüyle Berlin’de yakılan kültürel bir meşale oldu. Dinleyiciler, kulaklarında unutulmaz ezgiler, kalplerinde derin bir aidiyet duygusuyla salondan ayrıldı.













































Kommentare
…Kommentare werden geladen…