Nedense bu sıralarda cevapsız kalan sorulara taktım. Sorular daha çok okurlarımdan geliyor. Cevaplamamı istiyorlar. İsteselerde bazılarının yanıtı bende değil.
İnsanoğlunun garipliğini bizim coğrafya da daha rahat izleyebiliyoruz.
Ancak çoğunlukla ülkede din olgusunun neden gerilediğini, yeni yetişen neslin din kavramından uzaklaştığını, büyük bütçeler harcandığı halde camilerin inançlı bir nesil yetiştirme konusunda yetersiz kaldığını, ancak cemaatlerin giderek güçlendiğini belirtiyorlar.
Din tabanında yetişen çocuk ve gençlerin bile hatırımız kırılmasın diye bizleri dinlediklerini ancak kendi bildiklerini yaptıklarını fark ediyoruz.
Oysa biz ramazan geldiği zaman daha sıkı müslüman oluruz. Milli bayramlarda asker ve milliyetçiyizdir. Bir felakete uğradığımızda cebimizdeki son kuruşu yardım olarak göndeririz. Yolda kavga eden kişileri ayırır, yaralanır hatta ölürüz. Çarşıda pazarda usulsüz tezgaha müdahale eden zabıitaya dikleniriz. Çöp kamyonundaki görevlilere acır, çöpleri biz toplayıveririz…
Anlıyacağınız biz farklı bir milletiz.
Mesela bir okurum sordu. Diyanet ve camiler devlete bağlı değilmi? Haşa… Elbette devlete bağlı… Her ne kadar cemaatten makbuzsuz yardım toplasalarda, bu yardımlar hayır hasenat işlerinde kullanılsa da buralar devlet kurumudur. Görevliler devletçe atanır, maaşlarını devletten alırlar.
Yaygınlıkları ve hoparlörleri ile Türkiye’nin en önde gelen duyuru sistemine sahiptirler. Hiçbir yayın kuruluşu bu kadar yaygın ve sıklıkta yayın yapamaz.
Cuma namazlarına bakınca ne kadar kalabalık bir cemaatleri olduğunu görürsünüz. Hafta arası boş olsa da, Cuma namazı kaçırılmaz. Çünkü Cumaya gitmeyenin cenaze namazı kılınmazmış. Doğru veya yanlış. Bilemem…
Bünyesinde açılan kuran kursları ile arapça dilini ve kur’anı Azimüşan’ı öğretir, genç nesilleri eğitirler.
Gasilhaneler aracılığı ile ölenlerin hizmetini görür, cenazenin namazının kılınmasını ve ebediyete yolcu edilmesini üstlenirler.
Bunlar Türkiye Cumhuriyeti Hükümetince verilmiş imkan ve haklardır.
Gelelim okur sorusuna…
“Camiler devlet dairesi ise neden Türk Bayrağı asılmaz, istiklal marşı veya bayramlarda milli marşlar çalınmaz?” Valla neden bilmiyorum. Bu güne kadar böyle bir usul yerleşmemiş.
“Duvarlarda hep arap harfleri ile yer alan hadisler ve kelamlar vardır da, neden bunlar Türkçe yazılmaz?” Öyle gelmiş, eski hat ustaları ustalıklarının eseri olarak fırçalarını camilerde hayata geçirmişler.
“Hangi Camii’de Atatürk resmi vardır?” Yoktur. Camilere Atatürk resmi asılmaz. Çünkü islam dinine göre resim günahtır.
Neyse, ben bana gelen başlı-başına merak edilen soruları sıraladım.
Bakalım siz nasıl altından kalkarsınız?
Anlaşılan o ki, cemaati çoğaltmak için ciddi, ciddi düşünmek gerekiyor…
Çünkü DİN bizim, CAMİLER bizim, BAYRAK bizim, ATATÜRK bizim…
Taner TÜMERDİRİM
[email protected]

Kommentare
…Kommentare werden geladen…