Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU)’nun son parti kongresinde Alman vatandaşlığına geçiş süresinin yeniden 8 yıla çıkarılması yönündeki karara sert eleştiriler yöneltti. Karaahmetoğlu’nun yayımladığı basın bülteninde, bu yaklaşımın Almanya’nın göç gerçekleriyle örtüşmediği ve entegrasyon anlayışını dar bir çerçeveye hapsettiği vurgulandı.
CDU’nun kongrede aldığı karar, partinin Almanya’daki göçmen toplumun mevcut entegrasyon düzeyini yeterince dikkate almadığını gösteriyor. Vatandaşlığa geçiş süresinin 5 yıldan 8 yıla çıkarılmasını savunan CDU, gerekçe olarak “uyum” kavramını öne sürse de, SPD’li Karaahmetoğlu bu argümanın gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Karaahmetoğlu’na göre, hâlihazırda yürürlükte olan mevzuat son derece net: Almanya’da düzenli çalışan, vergi veren, Almanca dil yeterliliğini belgeleyen ve anayasal düzene bağlılığını ortaya koyan göçmenler 5 yıl sonunda Alman vatandaşlığına başvurma hakkı kazanıyor. Bu kriterleri yerine getiren bireylerin, yalnızca süre uzatımı nedeniyle temel haklardan daha uzun süre mahrum bırakılmasının hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade ediliyor.
Basın açıklamasında entegrasyonun yalnızca “bekleme süresi” üzerinden tanımlanmasının eksik ve indirgemeci bir yaklaşım olduğu vurgulandı. Uyumun takvimle değil; dil yeterliliği, ekonomik katılım, anayasal değerlere bağlılık, toplumsal sorumluluk ve sosyal hayata aktif katılım gibi nitelikli ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Sürenin uzatılmasının bu kriterleri güçlendirmediği sürece entegrasyona gerçek bir katkı sunmayacağına dikkat çekildi.
Öte yandan Almanya’daki demografik değişim ve birçok sektörde yıllardır dile getirilen kalifiye eleman açığı, mevcut vatandaşlık düzenlemelerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Nitelikli göçmenlerin, kendileri ve aileleri için gelecek perspektifi sunan ülkelere yöneldiğini hatırlatan Karaahmetoğlu, vatandaşlık hukukunda caydırıcı adımların Almanya’nın rekabet gücünü zayıflatabileceğini belirtti.
Yakın dönemde vatandaşlık sisteminde yapılan reformlarla istisnai 3 yıllık uygulamanın kaldırıldığı ve genel başvuru süresinin 5 yıl olarak belirlendiği hatırlatılırken, bu düzenlemeler henüz tam anlamıyla yerleşmeden sürenin yeniden tartışmaya açılmasının hukuki güvenlik ilkesini zedeleme riski taşıdığı ifade edildi. İnsanların hayat planlarını yürürlükteki hukuka göre yaptığına dikkat çekilerek, vatandaşlık gibi temel bir statü alanında kuralların sık sık değiştirilmesinin devlete olan güveni sarsacağı vurgulandı.
Sonuç olarak SPD’li Karaahmetoğlu, tartışmanın süreler üzerinden değil, standartlar ve nitelikler üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirterek, entegrasyonun güçlendirilmesinin yolunun kapsayıcı ve öngörülebilir bir vatandaşlık politikasından geçtiğini ifade etti.

Kommentare
…Kommentare werden geladen…