Almanya Türk Toplumu (TGD), Başbakan Friedrich Merz'in göçmenler üzerinden kadına yönelik şiddeti gündeme taşımasına sert tepki gösterdi. Çatı örgütü, Merz'in açıklamalarını "bilinçli bir siyasi araçsallaştırma" olarak nitelendirirken, şiddet konusunun ciddiyetle ele alınması çağrısında bulundu.

Almanya Türk Toplumu (TGD) eş Başkanı Mehtap Çağlar, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Hepimiz şiddet konusunu, özellikle de kadına yönelik şiddeti ciddi ve bütüncül bir şekilde ele alan bir şansölyeyi hak ediyoruz. Sayın Merz dün yaptığı açıklamalarla, kendisi için asıl meselenin kadınların korunması değil, siyasi araçsallaştırma olduğunu kanıtlamıştır. Ulmen, Pelicot ya da Epstein gibi vakaların küresel çapta yarattığı sarsıntılar karşısında bir hükümet başkanının hala 'ama yabancılar' kalıbına sığınması, ihmalkar bir yardım reddidir. Şiddeti ancak göçmenlere atfedebildiği zaman gündeme getiren bir siyasetçi, failin nereden geldiği fark etmeksizin, Almanya'da ataerkil şiddetten korunmaya ihtiyaç duyan her kadını yalnız bırakıyor."

Açıklamada ayrıca, kamuoyunda yeterince tartışılmayan bir başka noktaya dikkat çekildi: Yabancı uyruklu kişilerin orantısız şekilde suç mağduru olduğu vurgulandı. Polis Suç İstatistikleri'ne göre 2024 yılında tüm mağdurların yüzde 25,8'ini yabancılar oluştururken, bu grubun toplam nüfus içindeki payı yüzde 14,9 düzeyinde kaldı.

TGD, Almanya'da şiddet konusunu ele almak isteyenlerin aynı zamanda aşırı sağ şiddetini de konuşması gerektiğini belirtti. Politik motivasyonlu suçlar içinde en büyük payı oluşturan aşırı sağ eylemlerin 2024 ve 2025'te rekor seviyeye ulaştığına işaret edilen açıklamada, bunun yalnızca fiziki alanla sınırlı kalmadığı, dijital ortamı da kapsadığı ifade edildi.

Federal Kriminal Dairesi'nin (BKA) verilerine göre, internet üzerindeki aşırı sağ suçlarda 2024 yılında yüzde 31,2 oranında artış yaşandı. BKA, bu durumu toplumdaki artan kutuplaşma ve radikalleşmenin bir göstergesi olarak değerlendirdi.