Kadınsın ya da erkeksin. Gençsin ya da yaşlı. Güzelsin ya da toplumun güzellik ölçütlerine uymayan bir suretin var. Belki alımlı bir sesin, belki kırık bir geçmişin var. Belki inançlısın, belki Tanrı’dan umudunu kesmişsin. Belki tüm insanlığı kucaklayacak kadar hümanistsin ya da hayatın seni keskin bir öfkeye sürüklemiş, sert ve radikalsin. Fakat benim için ne olduğun değil, nasıl biri olduğun önemlidir. Beni insan olarak görüp göremediğin, beni ciddiye alıp almadığın, bana gösterdiğin saygı ve samimiyet belirler aramızdaki bağı.
Ben bu hayat boyunca insan biriktirdim. Para, mal, kariyer, unvan değil… Dertleşilecek dostlar, göz göze bakıldığında her şeyin anlaşıldığı yoldaşlar biriktirdim. Sözün yerine bakışı, hediyenin yerine varlığı, protokolün yerine içtenliği koyan insanlar. Kalbinin sıcaklığını davranışlarına yansıtan, maskesiz gezen, hesap yapmadan seven insanlarla yollarımı kesiştirmeye çalıştım.
Çünkü neye inandığından çok neyi yaşattığın önemlidir. Ağzında sevgi sözcükleri olup da arkandan konuşanla, sessiz ama omuz vererek yanında duran arasında dağlar kadar fark vardır. Samimiyet, sözde değil tavırda gizlidir. Bir insanın gözlerinin içine bakınca hissedersin: Gerçek mi? Yoksa sana rol mü yapıyor? İşte benim ölçüm bu.
Bir insan benimle selamlaştığında, benimle göz göze geldiğinde, bana gerçekten değer veriyor mu, yoksa kibarlık maskesi mi takıyor, hemen anlarım. Çünkü yıllarımı bu ayıklamaya verdim. Herkesin “dostum” dediğine kanmadım. Sözde değil özde biriktirdim insanları. Belki sayıları az, belki toplumun gözüne sokulacak insanlar değillerdi ama kalbimi doldurdular. Zenginleştirdiler beni. Beni ben yapan, bu insanlardır.
Biri gelir, sana bin şey söyler ama bir gün çıkar, yok olur. Biri gelir, sana sadece “buradayım” der ve her zor anında da gerçekten oradadır. İşte bu yüzden, sosyal kimliklerin, ideolojilerin, dış görünüşlerin, tercihlerin benim için önemi yok. Önemli olan, insan mısın? Kalbin canlı mı? Sevgiye karşılık veriyor musun? Yalakalıkla değil, dostlukla mı yaklaşıyorsun? Gösterdiğim değeri gerçekten hissedip, ona karşılık verebiliyor musun?
Birlikte gülünecek anlar kadar, birlikte susulacak, birlikte ağlanacak zamanlar da olur. Dostluk, sadece kahkahada değil, sessizlikte de ortaya çıkar. Gerçek bir insan, en mutlu anında yanında olan değil, en karanlık anında ışık tutabilendir. İşte bu yüzden, ben hayatım boyunca etiket biriktirmedim. İnsan biriktirdim.
Sen de öyle yap. Arkadaşlarının siyasi görüşünü, inancını, cinsiyetini, ekonomik statüsünü değil; karakterini ölç. Yanında kalsın dediğin insanın nereli olduğuna, nasıl giyindiğine değil; zor zamanlarında nasıl davrandığına bak. Seni kullanıyor mu, yoksa seni anlıyor mu? Seni tüketiyor mu, yoksa tamamlıyor mu?
İnsan biriktirmek kolay iş değildir. Çünkü gerçek insan bulmak zordur. Maskeler çağında, yüzüyle kalbi aynı olanı bulmak cesaret ister. Sen cesaretli ol. İnsanlara şans ver ama sınırlarını da bil. Her önüne gelenle dost olma, ama dost olanı da asla kaybetme. Çünkü bu hayatta sahip olacağın en büyük zenginlik, bir derdini anlatabileceğin, bir hayalini paylaşabileceğin insanlardır.
Hayat yolda biriktirdiğin eşyaları değil, yüreğine dokunan insanları hatırlatır sana. Bir gün dönüp geçmişe baktığında, yanında kimler varmış, kimler seni yarı yolda bırakmış, hepsi netleşir. O zaman anlarsın: İnsan biriktirmek aslında bir çeşit kendini koruma sanatıdır. Ruhunu kiraya vermemek, yüreğini harcamamak için yaptığın bir seçkidir. İşte bu yüzden diyorum: Sende öyle yap.
Kimin ne dediğine değil, kim nasıl yaşadığına bak. Sana ne hissettirdiğine, senin hayatına ne kattığına odaklan. İnsan biriktirmenin özü, ne yaşarsan yaşa, yanında gerçek bir kalbin olmasıdır. Gerçek bir kalp, en zor zamanında sana sarılır. Gölge olmaz, yük olmaz, omuz olur. Seni sen olduğun için sever, değiştirmeye çalışmaz. Kılığını değil, kalbini beğenir. Rolünü değil, ruhunu tanır.
Benim ölçüm bu: Cinsiyetin, yönelimin, yaşın, unvanın, inancın ya da siyasi düşüncen ne olursa olsun; sen gerçekten insan mısın? Bana samimiyetle yaklaşıyor musun? Sevgime sevgiyle, dürüstlüğüme dürüstlükle karşılık veriyor musun? O zaman her şey mümkün. O zaman ben de seninle yürürüm, birlikte her zorluğun altından kalkarız.
Çünkü ben hayatı insanla güzel buldum. Ve bu dünyada hâlâ iyi insanların olduğuna inanıyorum. Aramak gerekir. Kimi köşe başında, kimi bir çocuğun gözlerinde, kimi bir yaşlının sessizliğinde çıkar karşına. Yeter ki sen, arayanlardan ol. Arayan, bir gün bulur. Ve bulduğunda anlar: Hiçbir şey, bir yüreğe dokunmak kadar kıymetli değil.

Kommentare
…Kommentare werden geladen…