Özgür Özel liderliğindeki yeni CHP yönetimi, 31 Mart yerel seçimlerinde Türkiye genelinde
1.Parti olmaları yanında, Erdoğan’ın tüm devlet olanaklarını kullanmasına rağmen
Ekrem İmamoğlu’na üç kez yenilmesini hazmedememişken, gelecek seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olması ile Erdoğan’ı hafakanlar basmıştı
Oysa Erdoğan, DEM ’in Abdullah Öcalan’a özgürlük karşılığı ölünceye kadar Başkan kalmasını desteklemesine rağmen, Kürt seçmenin özellikle Batıda CHP’ye oy vereceği gerçeği nedeniyle
Özgür Özel liderliğindeki yeni CHP yönetimi, 31 Mart yerel seçimlerinde Türkiye genelinde
1.Parti olmaları yanında, Erdoğan’ın tüm devlet olanaklarını kullanmasına rağmen
Ekrem İmamoğlu’na üç kez yenilmesini hazmedememişken, gelecek seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olması ile Erdoğan’ı hafakanlar basmıştı
Oysa Erdoğan, DEM ‘in Abdullah Öcalan’a özgürlük karşılığı ölünceye kadar Başkan kalmasını desteklemesine rağmen, Kürt seçmenin özellikle Batıda CHP’ye oy vereceği gerçeği nedeniyle CHP’yi saf dışı bırakma çılgınlığı uygulamaya konuldu.
İlk hedefteki rakip sayılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tutuklandı, diploması iptal edildi.
O da yetmedi, İBB yöneticileri, İstanbul ilçelerinde CHP’li Belediye Başkan ve yöneticileri
İzmir, Adana, Antalya ile birlikte 16 CHP’li belediye başkanı tutuklandı.
AKP’nin yasalara, Anayasaya uymasa da-Belediye başkanları yanında, aile fertleri tutuklatılıyor, çocukları bile tehdit aracı yapılarak, belediye çalışanlarının kendi çalışma arkadaşlarına iftira ettirerek tutuklandırılmasını yandaş yargının desteği ile yapıyor!
Özgür Özel liderliğindeki CHP, tüm bu baskılara, ihanetlere halkın, her türlü baskıya rağmen CHP’ye geri adım attıramaması nedeniyle, CHP’nin eski yönetimini devreye sokarak kirli bir planı uygulamaya koydular.
Partiden ihraç edilen eski -önce AKP, sonra CHP’den- Hatay Belediye Başkanı seçilen Lütfü Savaş, daha sonra, daha partiden istifa eden, üç yıl aidat ödemeyen çaycılıktan milyarder olan Gürsel Tekin devreye sokuldu.
Fakat halk CHP’ye sahip çıkarak, tüm baskılara rağmen, her geçen gün çoğalarak meydanlarda iktidara ve CHP’ye ihanet eden parti yöneticilerine karşı durdu.
Cumhur ittifakının son umudu eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu devreye sokuldu!
Kılıçdaroğlu, Baykal’ın önerisi ve desteği ile CHP Genel Başkanlığına getirildikten sonra, ortada bir neden yokken ‘’Ben Dersimli Kemal Diyerek Seyit Rıza rolüne soyunmuştu.
13 kez seçim yitiren, 2 Milyon mühürsüz oy kullanıldığı kanıtlanmasına rağmen parti içerisinde hukukçuların ısrarına rağmen, KILIÇDAROĞLU yasal itiraz hakkını bilerek kullanmadı.
Seyit RIZA, 1924 Yılında Hozat’ı işgal etmiş, çevredeki cumhuriyet yanlısı aşiretleri basmış, devlet içinde devlet gibi davranmış, kendisine devlet tarafından yollanan heyetlere silahla karşılık vermiş, 1937 Nevruzunda TC Devletine karşı ayaklanmıştı.
Laik Cumhuriyete hasım olarak siyasete atılan Kılıçdaroğlu, kurtuluş savaşının siyasi olgusu CHP Genel Başkanı olduğunda; halkın yararına başta laiklik olmak üzere, kadın-erkek eşitliği, kadınlara seçme seçilme hakkını veren Devrimlere karşı durarak ‘’CHP 1930’ların CHP’si değildir!’’ Diyerek Atatürk karşıtlığını ilan etmişti!
Bu sözde Stalin yanlısı Marksistler, Kurtuluş Savaşından sonra da 2.Dünya Savaşında Kars, Ardahan ve doğu ve güneydoğuda bazı toprakların Rusya’ya verilmesini istemişlerdi.
AKP-FETÖ ortak yönetiminde Laik Cumhuriyet yerine, ABD tarafından kurdurulmuş Siyasal İslamcı ve tek adam yönetimine dönüştürecek Başkanlık Sistemine dönüştürecek referandumunda bu dönek Marksistler ‘’yetmez ama evet’’ oylarıyla Erdoğan’ı tercih ettiler.
CHP'de kurultay davası öncesi, eski genel Başkan Hikmet Çetin’den bir iddia geldi:
Çetin, davada mutlak butlan kararı çıkması için Kemal Kılıçdaroğlu'nun çaba harcadığını
‘’Ben neredeysem Genel Merkez orasıdır'’ demeye başladı. ‘’Hazırlığı ona göre yapıyor" dedi.
İstanbul Başsavcısının CHP belediyelere uyguladığı yargı saldırıları yanında, CHP ile ilişkisi kopmuş, daha sonra AKP desteğiyle CİAAjanlarıyla gizli toplantılar yapan Gürsel Tekin devreye sokuldu.
Kılıçdaroğlu adına CHP eyleminde faili meçhul bir pankart asılmış o pankartta:
‘’Halkın partisini hırsızlar değil, halk partililer yönetecek. Milletin son umudu Kemal Kılıçdaroğlu’’ yazılmış, ek olarak Hz. Ali’nin “Zülfikar’’ kılıcı” konulmuştu.
TELE 1 TV’nin Kurucusu, Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ Tele 1’de 10 Eylül 2025’te yayımlanan programın bir yerinde Murat Taylan bu olanlarla ve bu afişlerle ilgili olarak;
‘’Böyle bir karar alınması ve buna uyulmasını ihanet olarak mı görüyorsunuz?’’ Sorusuna
Yanardağ: ‘’Elbette öyle. Bunun bir ihanet olacağını düşünüyorum. Yani piro Alevi, bilmem ne, dede filan bu edebiyatla bu iş olmaz.
Ama bu ülkenin en mazlum en temiz insanları arasında -diğer yurttaşlarımızın olduğu gibi- Aleviler vardır. Aleviler buna izin vermeyecektir."
Demesine birçok Atatürk ve Laik Türkiye Cumhuriyeti karşıtı Alevi örgütleri peş peşe Yanardağ’a karşı bir saldırı başlattı
Merdan Yanardağ’in soruya verdiği yanıtı kırparak servis yapan, Merdan Yanardağ’ı ve Tele 1'i RTÜK'ün de, iktidarın da, dolayısıyla siyasallaşmış yargının da önüne attı!
RTÜK gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan da hiç beklemeden topa girmekte gecikmedi:
"Alevi canlarımıza yönelik çirkin, ayrımcı söylemleri kınıyorum. Alevi vatandaşlarımızla biz adeta etle tırnak gibiyiz.! Demez mi?
Türkiye’de Laik Cumhuriyet karşıtı bazı sözde Marksistler, sola bile ihanetlerini gizlemek için Kimi Mao’nun Çini’ne, kimi Stalin’in Rusya’sına, kimi Fidel Kastro’nun Küba’sına, Gandi’nin Afganistan’ına özenme cambazlığına yatarken
Mao’nun, Fİdel Castro’nun, Gandi’nin Mustafa Kemal Atatürk’ü örnek aldıklarını bilmezden gelirler!
YILDIZ AKALIN

Kommentare
…Kommentare werden geladen…