Eylül Ophelia/Viyana
Avusturya’da Başörtüsü Yasağı Tartışmaları Sürüyor: Son Sözü Anayasa Mahkemesi Söyleyecek.
Avusturya siyasetinde ve toplumunda bir kez daha “14 yaş altındaki kız öğrenciler için okulda başörtüsü yasağı” gündeme geldi. 10 Eylül 2025 tarihinde koalisyon hükümetinin, spesifik olarak Entegrasyondan sorumlu Bakan Claudia Plakolm (ÖVP, Merkez Sağ Parti) tarafından sunulan 44/ME - “Okullarda 14 yaş altındaki kız çocuklarının kendi iradelerini güçlendirme amacı ile başörtüsü yasağı getirilmesi” başlıklı yasa tasarısı Avusturya Federal Meclis komisyonlarında ele alınmaya başlandı. Tasarının asıl nedeni ise “çocukların özgür iradesi ile bu kararı verecek olgunluğa gelene kadar baskılardan korunması” olarak gösteriliyor. Bakan Claudia Plakolm hükümet yasa tasarısıyla, 8. sınıfa kadar, yani 14 yaşına kadar kız öğrencilerin İslami başörtüsü takmasını yasakladıklarını ve Avusturya'da reşit olma yaşı ve buna bağlı olarak dinî olgunluk yaşının da 14 yaşında başladığını vurguluyor.
Yasa tasarısının duyurulmasının ardından konu ülke gündeminde ve manşetlerde sürekli tartışılan bir hal aldı. ve tartışmaların merkezinde temelde bir soru var: Yasa tasarısının bir özgürleştirme mi yoksa belirli bir dini grubun inanç özgürlüğünü hedef alan bir uygulama mı olduğu konusu bu tartışmaların odak noktasını oluşturuyor.
Uygulama Alanı Yalnızca Okullarla Sınırlı Olacak
Kamusal alanda genel bir kısıtlama uygulaması söz konusu değil, yalnızca okullarda bu yasağın getirilmesi planlanıyor. Uyulmadığı durumda ise okul yönetiminin ilk olarak aile ile görüşmesi, devam etmesi durumunda Eğitim Müdürlüğü veya Başbakanlık bünyesindeki Çocuk ve Gençlik Yardım Müdürlüğü sürece dahil edilmesi ve en son olarak aileye 150-1000 avro arası para cezası uygulanması öngörülüyor. Para yaptırımının ödenmemesi durumunda ise hapis cezası söz konusu. Bunlar elbette yasanın yürürlüğe girmesi durumunda karşılaşılacak senaryolar.
Yasanın sadece okullarda geçerli olması ise çocukta nasıl bir ruh hali yaratacak bir başka tartışma konusu. Okulun dışında “özgürleşemeyen” kız çocuğu okulda “özgürleştirilirken” çocukta şekillenecek kimlik algısı göz ardı ediliyor. Özellikle oldukça erken yaşta sorumluluk taşımak ile karşılaşan çocuğun, yasak yoluyla bir başka mağduriyet ile baskı altına alınmış olacağı eğtimcileri ciddi olarak düşündüren bir olgu olarak kendini gösteriyor. Yasa tasarısının neden tüm dini sembolleri değil de özellikle başörtüsünü içermesi bir başka soruyu da gündeme getiriyor. Bu durum söylendiği gibi bir sorunsa, öncelikle sosyo-kültürel düzeyde bir çözüm arayışında bulunmak yerine, doğrudan katı kurallarla toplumu şekillendirmeye çalışmak gerçek bir çözüm müdür yoksa yüzeysel bir “yapıyoruz çünkü yapabiliyoruz” mudur?
Öte yandan 14 yaşın altındaki bir çocuğun gerçek bir iradesinden söz edilebilir mi? Burada irade ile bir kabul mü söz konusudur? Neden bu tartışmalar sadece kız çocuklarını etkiliyor ve alınan her kararda olayın mağduru öyle ya da böyle kadınlık ve kadın oluyor?
“Bir kadın olarak bu benim için kabul edilemez”
Konuya dair radikal sağ parti FPÖ (Avusturya Özgürlük Partisi) ile koalisyonda olan merkez sağ parti ÖVP’li (Avusturya Halk Partisi) politikacı, Aşağı Avusturya Eyalet Başkanı Johanna Mikl-Leitner, bir günlük gazeteye verdiği röportajında çocukların başörtüsü takması ile ilgili “bir kadın olarak bu benim için kabul edilemez” ifadesini kullandı. „14 yaş altındaki kız çocuklarının başörtüsü takmasını ben bir kadın ve bir anne olarak kabul edemiyorum”, şeklinde belirten Mikl-Leitner Ocak 2025’te “İslama karşı mücadele” açıklaması ile de daha öncesinde büyük tepki çekmiş ve açıklamasını Radikal/Siyasal İslam şeklinde düzeltmişti. Siyasal İslam ile neyin belirtildiğinin de netliğe kavuşturulmuş olmadığını ve kavramın siyasette oldukça cömert olarak kullanıldığını da gözlemlenmekte.
ÖVP’nin resmi internet sayfasında ise “Null Toleranz für jene, die unsere freie Gesellschaft ablehnen” yani “Özgür toplumumuzu reddedenlere karşı sıfır tolerans” ifadeleri yer alıyor.
“Kimse Zorla Başörtüsü Takmasın, Takan Da Çıkarmak Zorunda Kalmasın”
Avusturya’da gençleri koruma yasaları kapsamında, çocuklar 14 yaşından itibaren genç olarak kabul edilmekte, bu yaştan önceki bireyler ise çocuk sayılmaktadır. Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ) Başkanı Ümit Vural, bu kararın çocuk yararına olmadığını belirterek uygulamaya karşı çıkmaktadır. Vural’a göre, çocuklara zorla başörtüsü takıldığına dair her hangi bir veri bulunmamaktadır. Ümit Vural Avusturya’daki okulların, sosyal hizmetler aracılığıyla zorla başörtüsü takılması durumunda zaten gerekli müdahaleyi yaptığını hatırlatmaktadır. Bu nedenle, mağdur olan çocuklara yardım edilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığının altını çiziyor. Ancak bu tür genellemelerin, kendi iradesiyle başörtüsü takan çocukları da yargıladığına dikkat çeken Vural, alınan kararın Avusturya Anayasası’nın Eşitlik ve Din Özgürlüğü ilkelerine aykırı olduğunu vurguluyor.
Vural, çocukların iradesi konusuna da değinmektedir. Ona göre, tanıdığı bir çok çocuk oldukça olgun ve derin düşüncelere sahiptir ve dolayısıyla her çocuğun aynı şekilde değerlendirilmemesi gerekir. Avusturya İslam Cemaati Başkanı ayrıca ailevi özel hayatı koruyan temel hakların bulunduğunu hatırlatmaktadır. Çocuğun, anne babasının kültürünü örnek almasının doğal olduğunu savunan Vural, “Çocuklar zorla başörtüsü takmasın ama takan da çıkarmak zorunda kalmasın” diyerek, özgür irade ve zorlamama arasında bir denge kurulması gerektiğini ifade etmektedir.
Toplumun bu karara verdiği tepkinin yalnızca alınan kararın kendisiyle değil, aynı zamanda genel bir zihniyetle ilgili olduğunu dile getiren Başkan Ümit Vural, Avusturya’daki popülist politikaların anti-göçmen ve anti-Müslüman bir söyleme dönüştüğünü belirtmektedir. Ona göre, asıl amaç farklı toplumların birlikte yaşamasını kolaylaştırmak olmalıdır ve bu noktada siyasetçilere büyük sorumluluk düşmektedir. Toplumda toleransa ihtiyaç olduğunu vurgulayan Vural, Müslümanların da bu toplumun bir parçası olmak istediklerini ifade etmektedir.
Aşırıcılığın bir istisna olduğunu belirten Vural, sürekli suçlu olarak görülmenin insanların aidiyet duygusunu zedelediğini söylemektedir. Entegrasyonda bazı sorunlar bulunduğunu kabul etse de, bu sorunların popülist yaklaşımlarla çözülemeyeceğini düşünmektedir. Vural’a göre, insanların Almanca öğrenmesi, iş bulması, göçmenlerin eşit şekilde dağıtılması ve tek bir bölgeye sıkıştırılmamaları gibi adımlar atılmalıdır.
2019 yılında getirilen başörtüsü yasağının anayasa mahkemesi tarafından kaldırıldığını hatırlatan Vural, aynı durumun yeniden gerçekleşeceğine inanmaktadır. Ona göre mesele, çocukların başörtüsü takması değil, bir inancın ötekileştirilmesidir. Konuya anayasa çerçevesinde yaklaştığını belirten Vural, karar alıcıların ilgili kişilerle doğrudan iletişim kurması gerektiğini savunmaktadır. Ancak bu süreçte, savunulmak istenen kişilerin yeterince dinlenmediğini ve kararların genellikle tanınmayan bir kitle hakkında verildiğini ifade ederek bunun yanlış olduğunu vurgulamaktadır.
Anayasa Mahkemesi Kararının Ne Yönde Olması Bekleniyor?
Anayasa Mahkemesi, söz konusu düzenlemeyi değerlendirirken özellikle din özgürlüğü (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesi, Staatsgrundgesetz’in 14. maddesi) ile eşitlik ilkesine (Bundes-Verfassungsgesetz’in 7. maddesi, Staatsgrundgesetz’in 2. maddesi) dayanacaktır ve bu yasa tasarısının reddinin gerçekleşmesi beklenmektedir.
2020’de benzer bir durum yaşandığında Anayasa Mahkemesi’nin “İlkokullarda başörtüsü takma” ile ilgili aldığı emsal karar yasanın eşitlik ilkesi, din özgürlüğü hakkı ve düşünce/vicdan özgürlüğü gibi temel anayasal haklarla çeliştiği yönündeydi ve sadece belirli bir inanç grubunu hedef aldığı için parlamentonun bu kararını iptal etmişti.
Avusturya Anayasası, “Din Özgürlüğü ve İnançların Dışa Vurumu Hakkı” ile inançların sembolik dışa vurumunu korumaktadır. Başörtüsü eğer dinsel kıyafet/sembol olarak kullanılmışsa anayasa burada inancın korunmasından yana bir tavır sergilemektedir.
Tüm bunlara karşın, koalisyon hükümeti Başörtüsü Yasağı’nın bu yılın ikinci sömesterinden itibaren yürürlüğe gireceğini beklemektedir. Foroğraf: AA

Kommentare
…Kommentare werden geladen…