Alman Federal Meclis SPD Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Azerbaycan-Ermenistan barış süreci kapsamında önemli bir görüşme gerçekleştirdi. Karaahmetoğlu, Dağlık Karabağ’dan kaçan Ermenilerin geri dönüş hakları için çalışan İsviçre Barış Girişimi’nin kurucularından İsviçre Federal Meclisi Milletvekili Erich Vontobel’i Berlin’de ağırladı.

Karaahmetoğlu, görüşmede barış girişimlerini desteklediğini belirterek, “Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var: Ermenistan, otuz yılı aşkın süre boyunca yalnızca Dağlık Karabağ’ı değil, aynı zamanda Azerbaycan’ın yedi bölgesini de işgal etti” dedi.

SPD Milletvekili, iki ülke arasındaki barış sürecini olumlu bulduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Barış görüşmeleri sürerken şu gerçekliği kabul etmeliyiz: Yüz binlerce Azerbaycanlı vatanlarından sürüldü, binlerce sivil hayatını kaybetti, kültürel miraslar yok edildi. Ermenistan, uzun yıllar boyunca sahip olduğu askeri ve siyasi üstünlüğü barışa değil, çatışmayı sürdürmeye kullandı.”

Karaahmetoğlu, Ermenistan ile Azerbaycan arasında kalıcı barışın artık daha gerçekçi bir hedef olduğunu belirterek, ABD’nin de dahil olduğu barış çabalarının iki ülke arasında “şiddetsiz bir birlikte yaşam” için umut vadettiğini ifade etti.
“Gerçek bir barış anlaşmasına giden yol hâlâ zorluklarla dolu olsa da, sürdürülebilir çözüm hiç bu kadar yakın olmamıştı,” dedi.

SPD’li vekil, Güney Kafkasya raportörü olarak geçtiğimiz yıllarda hem Azerbaycan hem Ermenistan temsilcileriyle birçok görüşme yaptığını aktararak, “Tüm bölgenin olumlu yönde gelişmesi için Türkiye’nin kilit bir rol oynadığını özellikle belirtmek isterim,” ifadelerini kullandı.

Karaahmetoğlu, Vontobel’e teşekkür ederek, “Dağlık Karabağ’dan kaçan Ermenilerin hakları elbette önemlidir, ancak bu girişim tek taraflı bir perspektif taşıyor. Son 30 yılda Azerbaycan halkına yapılan saldırılar ve zorunlu göçler de aynı şekilde göz ardı edilmemelidir,” dedi.

Ermenistan’ın geçmişte uzlaşmaz bir tutum sergilediğini hatırlatan Karaahmetoğlu, “Bugün barışa en çok ihtiyaç duyan ülke Ermenistan’dır, ancak yaşananların tek mağduru olarak gösterilemez. Ermenistan, bu konuda tarihi sorumluluğunu kabul etmelidir,” değerlendirmesinde bulundu.

Paşinyan hükümetinin şu sıralar pragmatik bir siyaset izlediğini ve gerçek barış için taviz vermeye hazır olduğunu vurgulayan Karaahmetoğlu, “Ancak bu yaklaşım, aşırı milliyetçi kesimlerden büyük tepki alıyor. Avrupa demokrasilerinin Paşinyan’ın arkasında durması, Ermenistan halkını barışa taşıması gerekmektedir,” dedi.

Ayrıca, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırın açılmasının, bölgedeki ekonomik canlanma ve coğrafi izolasyonun sona ermesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Karaahmetoğlu, “Sayın Vontobel ile ortak kanaatimiz şu: Gerçek bir barış ancak tüm tarafların – hem Ermenilerin hem Azerbaycanlıların – aynı masaya oturduğu dengeli bir diyalogla mümkündür. İsviçre ve Almanya’da, bu süreci desteklemeye hazır siyasetçilerin bulunması sevindirici,” ifadelerini kullandı.