Sosyal medya dedin mi, toplumun aynası gelir akla. Yani neysen, orada da öyle görünmen gerekir. Ama Türkiye’de işler öyle yürümüyor. Bizde sosyal medya, toplumu değil, iktidarı yansıtıyor. İktidar ne kadar yalaka, yolsuz, ahlaksız, liyakatsizse; sosyal medya da aynı pisliğe bulanmış durumda. Her yer AkTrol kaynıyor, her yer yalan, iftira, manipülasyon.
Son on yılda medya diye bir kavram kalmadı artık. Herkes haberci, herkes yazar, herkes yorumcu. Dünya bilgiyi ışık hızında paylaşıyor, güzel ama bizde o hızla yalan da yayılıyor. Çünkü AKP-MHP iktidarı burayı da kirletti. Troller ordusu kurdular. Parayla, bot hesapla, sahte beğeniyle algı operasyonu yürütüyorlar.
Ama sosyal medyanın bir avantajı var: kimliğini gizleyebilirsin, konumunu değiştirebilirsin, VPN’le izini kaybettirebilirsin. Bu yüzden herkese ulaşamıyorlar. Özellikle yurt dışında yaşayanların sesine dokunamıyorlar. Diasporanın gücü burada işte. Onlar bağımsız, korkusuz, zincirsiz.
İçerideyse korku hakim. İnsanlar suya sabuna dokunmaktan çekiniyor. Haksız da değiller. Çünkü bu iktidar, geçmişte atılmış bir tweet yüzünden bile insanı siyasetten men etti. Canan Kaftancıoğlu’nu hatırla. Fatih Altaylı’yı hatırla. Ne yaptı da tehdit sayıldı?
Bu ülkede artık “kime ne dediğin” değil, “kime dokunduğun” önemli.
Bu iktidarla meydanda güreşilmez. Çünkü meydanı satın almış. Hakemi, seyircisi, kameramanı, hepsi onların elinde. Parayı basmış, ahlakı bozmuş, gerçeği tersyüz etmiş.
O yüzden bu kavgayı yumrukla değil, akılla vermek lazım. Yıllar önce Sun Tzu yazmış: “En iyi savaş, savaşmadan kazanılandır.”
Atatürk bunu yüz yıl önce uyguladı. Biz de bugün aynısını sosyal medyada yapmak zorundayız.
Bak kardeşim, muhalefetin eli zayıf değil aslında. Sol, muhalif, sorgulayan insanlar eğitimli, bilinçli. Ama mesele “çok bilmek” değil, stratejiyle hareket etmek.
İktidarın trolleri her gün birilerini hedef gösteriyor, “anonim hesap”, “FETÖ’cü”, “vatan haini” diye yaftalıyor. Çünkü biliyorlar, korku yayarak susturabiliyorlar.
Ama biz susarsak onlar kazanır. Kabak gibi ortaya çıkıp tutuklanalım mı? Adalet mi bıraktınız da güvenirim?
Yapılacak tek şey: akıllı olmak, sesimizi diri tutmak.
Görüşünü yaz, gündeme dair yorum yap, retweet et, paylaş. Ama stratejik ol.
Kimliğini gizlemen gerekiyorsa gizle, VPN kullanman gerekiyorsa kullan.
Uzun uzun yaz, düşünceni anlat, yalanı deşifre et. Çünkü şu an hakikatin en güçlü sığınağı sosyal medya.
Unutma, bu iktidar korku pompalayarak ayakta duruyor.
Ama korku bulaşıcıysa, cesaret de öyle.
Bugün yazan, paylaşan, yorum yapan her kişi, bir diğerine cesaret veriyor.
Bizim elimizde artık sadece kelimeler var. Ama unutma, kelime kurşundan hızlı yayılır.
Susturulmuş gazetelerin, satın alınmış televizyonların yerine artık bu platform var.
O yüzden korkma. AkTrol’den korkan, ondan beter olsun.
Sosyal medya sadece bir mecra değil, bu çağın meydanı.
Ve o meydanı yeniden almak bizim elimizde.
Akılla, karakterle, cesaretle.
Yaz, paylaş, beğen. Çünkü sesini dünyaya duyurabildiğin tek yer burası.
Korkma.
Yeter ki susma.

Kommentare
…Kommentare werden geladen…