(00:00) Parazit ve otizm ilişkisi soruluyor. Parazitlerin otizm yapmadığı, ancak otizmli/hiperaktif çocuklarda mevcut semptomları şiddetlendirebileceği belirtiliyor. (00:52) Parazitlerin yol açtığı inflamasyonun çocuklarda hiperaktivite ve ani karar vermeye yol açabileceği açıklanıyor. (01:13) Otizmli çocuklarda kan beyin bariyerinin zayıf olduğu ve bu nedenle parazit, şeker, mikroplastik gibi faktörlere daha duyarlı oldukları vurgulanıyor. (02:51) Parazitlerden kurtulmak için doğal yöntemlerin olmadığı, mutlaka ilaç (albendazol) kullanılması gerektiği ifade ediliyor. (04:01) Hidroterapinin (kalın bağırsak temizliği) parazit temizliğinde yeterli olmadığı ve florayı bozma riski nedeniyle pek önerilmediği anlatılıyor. (07:01) Magnezyum takviyesi için her gün değil, haftada 2-3 kez kullanım öneriliyor. (08:12) Yetişkin emziği, sigara ve alkole kıyasla daha az zararlı bulunsa da içerdiği plastik nedeniyle eleştiriliyor. Doğal sakız (damla sakızı) çiğnemenin daha iyi bir alternatif olduğu belirtiliyor. (10:09) Mikroplastiklerin vücuttaki her organa ulaşarak depresyondan kansere kadar birçok hastalığa neden olduğu şiddetle vurgulanıyor. (12:48) Arıtma suyunun mineral içermemesi nedeniyle zararlı olabileceği, çeşme suyu veya maden suyunun daha iyi alternatifler olduğu ifade ediliyor. (14:37) Kozmetik ürünler, kalıcı makyaj, güneş kremleri ve sentetik giysilerde bulunan fitalat gibi hormon bozucuların erken ergenlik, kısırlık ve kanser riskini artırdığı anlatılıyor. (16:40) Mikroplastik kirliliğinin boyutları vurgulanarak, artık tüm gıdalarda (et, yumurta, sebze) mikroplastik bulunduğu söyleniyor. (18:43) Mikroplastiklerin kan beyin bariyerini bozarak dürtüsellik ve sinirliliğe neden olduğu belirtiliyor. (19:34) Fitalatın anne karnındaki bebekte otizm ve cinsel kimlik gelişim bozukluklarına yol açabileceği iddia ediliyor. (21:16) Deniz ürünlerindeki cıvanın kısa vadede mutluluk hissi verse de uzun vadede bunama ve kalp krizi gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olduğu açıklanıyor. (22:22) Hayvanların sakatatlarının (karaciğer, böbrek) ağır metal ve mikroplastik biriktirdiği için tüketilmemesi gerektiği vurgulanıyor. (23:27) Süt, yoğurt ve peynirin sağlıklı beslenmenin bir parçası olduğu, "süt ürünleri tüketmeyin" söyleminin yanlış olduğu ifade ediliyor. (25:40) Sabah kahvaltısının en önemli öğün olduğu, uzun süreli açlık diyetlerinin (keto vb.) kalbe yük bindirebileceği için doğru olmadığı belirtiliyor. (30:24) Pul biber, kuru kayısı gibi dışarıda kurutulan gıdalarda aflatoksin (kanserojen mantar toksini) riski olduğu uyarısı yapılıyor. (32:34) Kış aylarında COVID-19, influenza, RSV ve rinovirüsten oluşan dörtlü bir salgın olduğu, korunmak için maske takmanın ve el hijyeninin önemi vurgulanıyor. (34:39) Grip aşısının koruyuculuğunun olmadığı iddia edilerek önerilmiyor. (35:03) Bağışıklığı güçlendirmek için beta glukan (yulaf, arpa), zencefil ve yoğurt tüketimi öneriliyor. (37:10) Türkiye'de diyetisyenlik ve tıp eğitimi de dahil olmak üzere birçok alanda niteliksiz diplomalar verildiği ve medyada hurafe bilgilerin yayıldığı eleştiriliyor. (38:38) Estetik ameliyat ve dolguların herkesi birbirine benzetmesi eleştirilerek, bu uygulamaların sinir sistemi üzerinde olumsuz uzun vadeli etkileri olabileceği belirtiliyor. #oytunerbaş #Mikroplastik #Sağlık #Beslenme #Parazit #Otizm #Hiperaktivite #BağırsakSağlığı #GripAşısı #DoğalBeslenme #Hurafeler #Diyet #BağışıklıkSistemi #Fitalat #KozmetikZararları #ipnberlin #berlin #sükrüirmak #TuğbaAğaoğlu #TugbaAgaoglu #arzuceylan International Press (IP) tarafından geçilen Prof Dr Oytun Erbaş haberinde ha-ber.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi yoktur. Prof Dr Oytun Erbaş haberi web sayfamıza otomatik olarak youtube'dan geldiği şekliyle yer almaktadır.