Berlin Charlottenburg Belediyesi’nde düzenlenen törende 34. Mete Ekşi Ödülü yapılan anlamlı bir törenle sahibini buldu. Törenden önce 1991 yılında ırkçı bir saldırı sonucu genç yaşta hayatını kaybeden Mete Ekşi, olay yerindeki anıtı başında çiçekler bırakılarak anıldı.

“Mete Ekşi Anıt Taşına” çelenk
Mete Ekşi’nin kız kardeşi Mine Ekşi’nin de katılımıyla, Mete Ekşi Anıt Taşı’nda yapılan konuşmalar ve bırakılan çiçeklerle başladı. Yağan yağmura rağmen Mete Ekşi Anıttaşı‘ndaki anma törenine gelen yaklaşık 30 kişi burada önce saygı duruşunda bulunarak, çelenk ve çiçeklerini anıt taşa bıraktı.

Başkonsolos Yardımcısı Nağı Tayru, Veliler Birliği Eş Başkanı Melike Çınar, Mete Ekşi Fonu Eşbaşkanı Fabian Schmidt ile GEW temsilcisi Gökhan Akgün adına törene katılan yardımcısı Martina Regulin burada birer konuşma yaptılar. Yapılan konuşmalarda Mete Ekşi’nin ırkçı bir saldırı sonucu yaşamını yitirdiği trajik olay anımsatılarak, benzer olayların önüne geçmek için toplumun sorumluluk alması gerektiği vurgulandı.

Tayru: “Irkçılık sadece bir insanın hayatını değil, ortak değerlerimizin temelini de yıkıyor.” Katılımcıları selamlayarak konuşmasına başlayan Başkonsolos Yardımcısı Nağı Tayru, “Bugün burada, ırkçı bir saldırı sonucu hayatından çok erken koparılan genç bir insan olan Mete Ekşi’yi anmak için toplandık. Mete, nefretin ve yabancı düşmanlığının bir kurbanıydı. Onun hikâyesi bize şunu hatırlatıyor: Irkçılık sadece bir insanın hayatını değil,ortak değerlerimizin temelini de yıkıyor.
Yaşananları asla unutmamalıyız. Ve insanların kökenleri, ten renkleri veya inançları nedeniyle dışlandıklarında ya da saldırıya uğradıklarında hiçbir zaman susmamalıyız. Irkçılık, insanlığımıza özgürlüğe, eşitliğe ve dayanışmaya yöneltilmiş bir saldırıdır. Bu değerler toplumumuzun temelidir ve asla nefretin gölgesinde kalmamalıdır. Hepimize düşen ortak bir sorumluluk var: anne babalara, öğretmenlere, siyasetçilere ve tüm yurttaşlara…

Gençlerimize göstermeliyiz ki: Çeşitlilik bir güçlük değil, bir zenginliktir. Ama sadece sözlerle yetinemeyiz. Cesarete ihtiyacımız var. Eyleme ve kararlı olmaya ihtiyacımız var. Gelin birlikte adım atalım:
Önyargıları azaltalım, insanların birbirini tanıyacağı ortamlar oluşturalım ve herkesin kökeni, ten rengi veya inancı ne olursa olsun güven içinde ve saygı görerek yaşayabileceği bir toplum inşa edelim.
Bugün Mete Ekşi’nin adı acıyı temsil ediyor ama aynı zamanda umudu da. Nefretsiz bir dünyanın umudunu, barış ve karşılıklı saygının hüküm sürdüğü bir geleceğin umudunu…Burada bulunduğunuz, ırkçılığa ve nefrete karşı durduğunuz ve insanlık adına bir ses verdiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum.”
Haber ve Fotoğraflar/Hüseyin İşlek


























Kommentare
…Kommentare werden geladen…