Berhan Baba/NÜRNBERG-
Almanya’da yaşayan ekonomist ve siyasi analist İsmail Akpınar, ülkede son yılların en çok tartışılan politik kavramı olan “Rechtsruck” (Sağa Kayış) üzerine kapsamlı bir analiz yayımladı. 2002–2025 dönemini kapsayan çalışma, kavramın kamuoyunda büyük ölçüde yanlış yorumlandığını ortaya koyuyor. Analiz, Almanca olarak steady.page/de/perspectiv platformunda yer aldı.
Akpınar’ın federal seçim sonuçlarına dayanarak hazırladığı grafikler, parti sisteminde iki temel eğilimi ortaya koyuyor: Sol–sosyal demokrat blok uzun süredir güç kaybediyor ve Sağ blok ise özellikle 2013 sonrası AfD’nin yükselişiyle belirgin şekilde genişliyor.
Akpınar’a göre tablo net. Almanya’da parti sistemi sağa kayıyor ama toplum sağa yönelmiyor.
Analizde, Friedrich-Ebert-Stiftung’un 2024 raporuna da dikkat çekiliyor. Rapora göre Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ve Hür Demokrat Parti (FDP), özellikle göç ve kimlik konularında geçmişte yalnızca radikal sağın benimsediği söylemlere yaklaşmış durumda.
Akpınar, bu eğilimin altını çizerek şunları belirtiyor: Sağa kayış sadece göçmen karşıt söylemleriyle dikkat çeken Almanya İçin Alternatif Parti (AfD)’nin büyümesiyle açıklanamaz. Merkez sağ partiler de göç ve kimlik politikalarında daha sağcı pozisyonlara yöneldi. Sağ blok genişledikçe ülkenin siyasal ağırlık merkezi sağa kayıyor.

Analiz, “Mitte-Studie 2024/25”, “Leipzig Autoritarismus 2024” ve “Populismusbarometer 2020” gibi araştırmalardan elde edilen verilerede dayanıyor. Bu çalışmalar, toplum genelinde ideolojik bir sağa kayış olmadığını; Alman halkının çoğunluğunun hâlâ demokratik normları benimsediğini gösteriyor. Radikal sağa verilen desteğin ise sınırlı olduğu vurgulanıyor.
Akpınar’ın çalışmasının en dikkat çeken kısmı ise, uyarı niteliğindeki sonuç bölümü. Analize göre bugün yaşanan durum, toplumsal bir sağa kayış değil, sağa açılan bir temsil boşluğu. Bu boşluğun zamanında doldurulmaması, siyasal eğilimin ileride toplumsal gerçekliğe dönüşme riskini taşıyor.
Analist, Hristiyan Demokrat Birliği (CDU),Hristiyan Sosyal Birliği (CSU),Hür Demokrat Parti ( FDP), Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller önemli sorumluluk düştüğünü belirterek özellikle göçmenleri dışlayıcı dilden uzak durulması gerektiğini vurguluyor. Akpınar’a göre esas tehlike, merkez sağ aktörlerin aşırı sağın kavramlarını ve dilini normalleştirmesi: Demokrasi sadece kurumlarla değil, onu savunan siyasi aktörlerle ayakta durur. Merkez siyaset aşırı sağın söylemlerini kullanırsa bunun olumsuz etkisi tüm topluma, özellikle 25 milyon göçmene yansır.
Araştırmalar ve grafiklerle desteklenen analiz, Almanya’daki “Sağa Kayış” tartışmasının göründüğünden çok daha derin ve karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. Akpınar’a göre çözüm, toplumu suçlamak yerine siyasal temsil mekanizmasını yeniden değerlendirmekten geçiyor.
Akpınar son olarak şu değerlendirmeyi yaptı: Almanya bugün önemli bir dönüm noktasında. Seçimler, söylemler ve siyasi pozisyonlar demokrasinin geleceğini belirleyecek.


Kommentare
…Kommentare werden geladen…