Türkiye’de İfade Özgürlüğü ve Kadın Hakları Masaya Yatırıldı: “Özgürlük Diplerde”.
Berlin Türk Kadınlar Birliği (BETAK), Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 91. yıl dönümü kapsamında Berlin’de anlamlı bir panele ev sahipliği yaptı.

Türk-Alman İşverenler Derneği (TDU) salonunda düzenlenen ve “Türkiye’de Düşünceyi İfade Özgürlüğü ve Kadın Hakları” başlığını taşıyan etkinlik, Türkiye’nin güncel toplumsal sorunlarını uzman konuklarla masaya yatırdı.

BETAK Başkanı Hatice Selçuk, açılış konuşmasında 1934 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan seçme ve seçilme hakkının yalnızca siyasi bir düzenleme değil, kadınların toplumda eşit bireyler olarak yer almasının temel taşı olduğunu belirtti. Selçuk, bu nedenle panelin konusunun son derece önemli olduğunu vurguladı.

Panelin konukları gazeteci-yazar Sinem Nazlı Demir ve gazeteci-yazar Barış Terkoğlu oldu. Her iki isim de Türkiye’de kadın cinayetleri, düşünceyi ifade özgürlüğü ve toplumsal yapının güncel durumu hakkında çarpıcı değerlendirmeler sundu.
Kadın Cinayetlerinde Karanlık Tablo: Gerçek Rakamlar Çok Daha Yüksek
“Katilimi Tanıyorum: Türkiye’de Kadın Kırımı” kitabının yazarı Sinem Nazlı Demir, Türkiye’de kadın cinayetlerinin görünenden çok daha vahim olduğunu aktardı.

Farkına Var Platformu ile köylerde kütüphaneler açan, çocuk esirgeme kurumlarında ve cezaevlerinde gönüllü çalışmalar yürüten Demir, resmi rakamların buzdağının yalnızca görünen kısmı olduğuna dikkat çekti.
2023 yılında 394 kadın cinayeti işlendiğini, 295 kadının ise şüpheli ölümü kayıtlara geçtiğini belirten Demir, üstü kapatılan dosyalar ve soruşturması yarım bırakılan vakalar nedeniyle gerçek tablonun daha karanlık olduğunun altını çizdi.
Kadın cinayetlerinde failin çoğu zaman eş, eski eş veya sevgili olduğuna dikkat çeken Demir, bunun Türkiye’deki derin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir göstergesi olduğunu belirtti. “Yasalar var ama uygulanmıyor; eşitlik sadece kâğıt üzerinde” diyerek hukuki boşluklara işaret etti.
Basın ve İfade Özgürlüğü Krizde: “Türkiye’de Özgürlük Diplerde”

Gazeteci-yazar Barış Terkoğlu, konuşmasında Türkiye’de ifade özgürlüğünün geldiği noktayı değerlendirdi. Oda TV’de haber müdürü olarak çalıştığı dönemde 2011’de gözaltına alınarak 19 ay Silivri Cezaevi’nde tutuklu kalan Terkoğlu, bu deneyimin Türkiye’de basın üzerindeki baskının boyutunu ortaya koyduğunu söyledi.
Cumhuriyet gazetesi yazarı ve Halk TV’de yayınlanan “Sözüm Var” programının yorumcularından olan Terkoğlu, bugün hâlâ çok sayıda gazetecinin sırf düşüncelerini açıkladıkları için cezaevinde olduğunu belirtti. Cüneyt Gülsever ve İsmail Küçükkaya gibi isimler üzerinden basın üzerindeki baskının giderek arttığını vurguladı.

Bir Alman’ın rakı masasında Türklerle yaptığı siyaset sohbetine karışmasını anlattığı anekdot ise salonda gülüşmelere neden oldu. Terkoğlu, “Bu, Türklerin siyaset konuşma kültürünü gösteren en güzel örneklerden biri” dedi.

Beyin Göçü Uyarısı: “Bilim Üretenleri Kaybediyoruz”
Terkoğlu ayrıca Türkiye’de hızla artan beyin göçüne dikkat çekti. Mühendislerin, doktorların, akademisyenlerin ve genç profesyonellerin ülkeyi terk ettiğini belirterek, “Bu insanları 30 yılda yetiştiriyorsunuz; sonra bilim üretenleri kaybedip çöp ithal eder hale geliyorsunuz. Türkiye’nin bugünkü fotoğrafı budur,” diyerek yapısal sorunun büyüklüğünü vurguladı.
Haber ve Fotoğraflar: Hüseyin İşlek
























Kommentare
…Kommentare werden geladen…