Gazeteci Yazar Ali Gültekin’in ikinci romanı “Memo Memet Memleket”, Siyah Beyaz Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. Almanya ile Türkiye arasında süren yaşamından beslenen Gültekin, yeni kitabında Türkiye’nin toplumsal hafızasına dokunarak okuru hem hüzünlendiren hem de düşünmeye sevk eden güçlü bir anlatı sunuyor.

Uzun süredir iki ülke arasında gidip gelen Gültekin, bu romanında yoksul mahallelerde büyüyen çocukların, köylerin, sokakların ve kasabaların sessiz bırakılmış hikâyelerini edebiyata taşıyor. Memo ve Memet, bu toprakların her köşesinde yaşayan milyonlarca çocuğun simgesi olarak karşımıza çıkıyor. Yazarın ifadesiyle bu hikâye, aslında hepimizin hikâyesi.

Roman, çocukluk ve gençlik anılarından, tanıklık edilen haksızlıklara; toplumsal vicdanın sustuğu anlardan merhametin yeniden hatırlanmasına uzanan bir duygu dünyası kuruyor. Gültekin’in köy yaşamına dayanan güçlü gözlemleri, eseri yalnızca bir kurgu olmaktan çıkarıp yaşanmışlıklarla örülü bir anlatıya dönüştürüyor.

Kitabın görsel dünyasına ise Güleser Bulut’un yalın ve derinlikli çizimleri eşlik ediyor. Bulut’un resimleri, romanın ruhunu tamamlayarak okurun duygusal bağını güçlendiriyor.

Daha önce yayımlanan “Abluka” romanında 12 Eylül 1980 dönemi, zorunlu göçler ve mülteci yaşamlarını bütünlüklü biçimde ele alan Gültekin, eserlerinin sinema uyarlamaları için gelen tekliflere rağmen içeriğin zedelenmemesi konusunda hassasiyetini koruduğunu belirtiyor. Yazara göre edebiyat, yazarı değil; okuru güçlendirmeli, düşündürmeli ve geleceğe kalıcı bir hafıza bırakmalı.