İSTANBUL (AA) - İstanbul Ticaret Borsasının (İSTİB) Altın Tohumlar toplantısında “çam fıstığı” ele alınırken, boş arazilerin çam fıstığı üretimine kazandırılması da konuşuldu.

İstanbul Ticaret Borsasından yapılan açıklamaya göre, İSTİB’in düzenlediği Altın Tohumlar toplantısında “çam fıstığı” ele alındı. Çevrim içi olarak gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, moderatörlüğünü ise İSTİB Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Şen yaptı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, çam fıstığının hem ekonomik değeri hem de yöresel kimliğiyle öne çıkan stratejik bir ürün olduğunu belirterek, “Çam fıstığımızın coğrafi işaretlerle taçlandırılması hepimiz için gurur vericidir. Bergama Kozak Çam Fıstığı’nın ülkemizde coğrafi işaret alması, Aydın Çam Fıstığı’nın ise Avrupa Birliği (AB) tarafından da tescillenmesi, bu ürünün kalite, köken ve itibar bakımından ulaştığı noktayı göstermesi açısından son derece kıymetlidir.” ifadelerini kullandı.

Coğrafi işaretin sadece bir başlangıç olduğunu, asıl meselenin bu tescili üretime, kaliteye, pazarlamaya, denetime ve en önemlisi üreticinin gelirine yansıtabilmek olduğunu kaydeden Kasap, çam fıstığında sürdürülebilir başarının, ürünün yalnızca korunmasıyla değil, aynı zamanda güçlü bir değer zinciri içinde değerlendirilmesiyle mümkün olacağını vurguladı.

- “Çam fıstığı bugün önemli risklerle karşı karşıyadır”

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Köse, fıstık çamının Akdeniz havzası için çok değerli bir ağaç türü olduğuna, son yıllarda iklim değişikliği, hastalıklar ve çeşitli çevresel faktörler nedeniyle üretimde ciddi düşüşler yaşandığına dikkati çekti.

Çam fıstığının altın değerinde olduğunu kaydeden Köse, “Çam fıstığı bugün önemli risklerle karşı karşıyadır. Bu nedenle çam fıstığında üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak, üreticiyi korumak ve ürün kalitesini güvence altına almak için teşvik ve destek mekanizmalarının güçlendirilmesi önem taşıyor. Bununla birlikte hasat zamanının doğru belirlenmesi de ürünün fiziksel özellikleri, kalite değeri ve pazarlama süreci açısından son derece kritik.” ifadelerini kullandı.

Köse, normal şartlarda kış aylarında başlaması gereken hasadın bazı bölgelerde farklı sebeplerle erken yapılabildiğini gördüklerini, erken hasadın ise ürün kalitesini olumsuz etkileyerek çam fıstığının ticari değerine zarar verdiğini kaydetti.

- “Üretimimizin yaklaşık yüzde 85’ini ihraç ediyoruz”

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taner Okan da çam fıstığının yüksek ekonomik değere sahip bir ürün olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Yüksek katma değeri ve ihracat potansiyeliyle öne çıkan çok değerli bir üründen söz ediyoruz. Üretimimizin yaklaşık yüzde 85’ini ihraç ediyoruz. Pandemi döneminde çam fıstığının kilogram fiyatı, altının gram fiyatıyla başa baş seviyelere ulaşmıştı. Buna karşın son yıllarda yaşanan verim düşüklüğü sektör açısından önemli bir risk oluşturuyor. Bunun birçok sebebi var. Üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması için sahadaki sorunların doğru analiz edilmesi ve önlem alınması gerekiyor.”

Çam fıstığı üreticisi ve ihracatçısı Serkan Karatosun ise çam fıstığının uzun vadeli planlama gerektiren stratejik bir ürün olduğuna dikkati çekerek, çam ağacına bakıldığında üç yıllık mahsulün önceden görülebildiğini belirtti.

- “Dolmalık fıstık adıyla satılan ürünlerin önemli bir bölümü yer fıstığı”

Çam fıstığının üretim planlaması yapılabilecek önemli bir tarımsal değer olduğunu vurgulayan Karatosun, dikim alanları konusunda kapsamlı bir çalışma yapılmasının, bu alanda bir politika ve strateji geliştirilmesinin gerektiğini ifade ederek şunları kaydetti:

“Türkiye’de değerlendirilebilecek çok sayıda boş arazi bulunuyor. Bu alanların doğru planlamayla üretime kazandırılması büyük önem taşıyor. Bunun yanında tüketici bilincinin oluşması da bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Bugün raflarda ‘dolmalık fıstık’ adıyla satılan ürünlerin önemli bir bölümünün yer fıstığı olduğunu görüyoruz. Fiyatının daha cazip olması nedeniyle tüketici bu ürünleri zaman zaman çam fıstığı zannederek satın alabiliyor. Türkiye’de çam fıstığına ilişkin güçlü bir tüketim kültürünün henüz yeterince oluşmadığını düşünüyorum. Bu nedenle çam fıstığını üretiminden lezzetine, ekonomik değerinden ayırt edici özelliklerine kadar her yönüyle daha doğru anlatmalıyız.”

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Bursa İl Koordinatörlüğü Proje Birim Amiri Gülşah Gürbüzoğlu da çam fıstığının desteklenen ürünler arasında yer aldığını, IPARD Programı kapsamında yapım işleri, makine-ekipman alımı ve hizmet alımı gibi yatırımlara yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe desteği sağlandığını vurguladı.

Gürbüzoğlu, söz konusu desteklerin AB ve Türkiye tarafından ortak finanse edildiğini ifade ederek, “Çam fıstığında işleme, paketleme ve katma değer oluşturma süreçleri, bu destek mekanizmalarıyla güçlendirilebilir. Biz her zaman gerekli desteği vermeye hazırız.” değerlendirmesinde bulundu.