ha-ber.com okurlarına Türkiye’deki işsizliği haber niteliğinde anlatmak istedim ama konu iktisat makalesi gibi oldu. İşsizliği istatistik veriler ile anlatmak karmaşık olsa da ülkenin dünü ve bugünü öğrenmenin faydalı olacağını düşünüyorum. Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımız ülkeyi
dışardan daha iyi gördükleri için; ülkeler arasındaki farklılığı da pozitif değerlendirecekleri düşüncesiyle “Un var, şeker var, Helva neden yapamıyoruz.” diye söze başlamak istiyorum.
Türkiye Dünyanın en iyi coğrafyasında bulunan, dört mevsimi, dağı, ovası yaylası, bereketli
toprakları, doğal sebze meyvesi, denizi, güneşi, tatil beldeleri olan harika bir ülkedir.
Türkiye, bu kadar geniş potansiyele sahipken işsizlik sorunu yaşaması şaşırtıcıdır.
Çünkü 1923-38 döneminde, kalkınma, büyüme, istihdam verileri mükemmeldir. Örnek alınabilir.
Siyasetin temelindeki kavga ve savaşların sebebi, ulaşılmak istenen nihai hedef iş ekmektir.
İşsiz olmak nasıl bir duygu diye sorsanız, sağlıktan sonra gelen ilk adımdır. İş-ekmek nerede ise hayat oradadır. Bugün ülkesinden uzakta yaşayan 7,5 milyon gurbetçi de ekmeğinin peşindedir.
Dünyanın hiçbir yerinde işsizlik sıfır olmadı, olmayacaktır.
Bu anlatımlardaki ekonomi terimler; “İstihdam” çalışan nüfusu, Gelir-gider dengeyi, İç-dış ticaret hacmi-cari açık cari fazla ithalat ihracatın toplamını, İktisadi büyüme mal ve hizmetteki artışı, yatırım belli bir kaynağın gelir sağlamak amacıyla kullanılmasını İfade eder.
Cumhuriyetin ilk yıllarda sermaye birikimi ve sanayi yoktu. İlk dış kredi 1930 yılında ABD9;den 10milyon dolar, İkinci kredi 1934 yılında 8 milyon dolar Rusya’dan, 1938 de 16 milyon Sterlin kredi de İngiltere’den alındı. Krediler + iç kaynaklarla 1923-1938 döneminde 46 fabrika KİT kuruldu. Bak. (https://www.birgun.net) Bugün yapılan bu fabrikaların tamamı satıldı.
1923-1929 yıları arasında tarımsal gelir ortalaması %16,2 Sanayinin büyüme hız ortalaması %
8,5 oldu. 1930’lu yıllarda kalkınma hızı 10,5 olarak gerçekleşti. 1930-1946 döneminde işsizlik ortalaması %3,2 oldu. Ve bu yıllar “altın yıllar” olarak anıldı.
2005-2025 yıllarında ortalama işsizlik oranı %10,27 dir. 2019 da ise bu oran %14,10 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. 1947-2023 yıllarında dış ticaret dengesi negatif oldu.
Aralık 2025 yılında, Türkiye’de çalışan işçi sayısı 32 milyon 685 bin kişi, İşsiz sayısı 2.736.000 kişi, işsizlik oranı ise %7,7 olmuştur. * Bu gün işsizliğin önlenmesi için bir kişilik yatırım 125.153 Dolar x 2.736.000 işsiz sayısı =342.418.608.000 Dolar yatırım gerekmektedir. 1950 yılından sonra DP iktidarında Marshall yardımı geldi. Özel sektör işletmeleri kurulmaya başladı. 1946 da 268 milyon dolar olan dış borç stoku, 1961;de 611 milyon dolara ulaştı. 30.Haziran 2025 te “Türkiye’nin brüt dış Borç Stoku”, 547,7 milyar dolar, milli gelire oranı %37,2 net dış Borç Stoku (Bankaların dış borçları-net dış varlıkları hariç)” 264,1 milyar dolar, borç stokunun milli gelire oranı % 19,3 oldu. Borç stokunun milyon dolardan milyar dolarlara ulaşması dikkat çekmektedir.* Verilerin yorumu okurların takdirinde bırakılmıştır.
Dış ticaret hacmi belli bir dönemde gerçekleşen İhracat-İthalat değerlerinin toplamıdır. 2025
yılında Türkiye’nin dış ticaret hacmi 576 863 milyon dolar, toplam dış ticaret açığı ise 92,1 milyar dolardır. Dış ticaret açığı, kalkınma hızını, istihdam, sermaye birikimi ve bütçeyi olumsuz etkiler.
Kamu fabrikaları devlet emvali satıldı. Özelleştirme gelirlerine rağmen yeni yatırımlar yapılmadığı için, büyüme de olmadı, cari açık arttı, işçilerin tasfiye edildi, istihdam düştü.
“Devlet hantal ve zarar eden işletmeleri satarak kurtuldu” diyenlerin olduğunu biliyoruz. Ama hantal, zarar eden bu işletmelerin iyileştirmesi için hiç çaba da gösterilmediğini de biliyoruz.
Günümüz de binlerce işçi çalıştıran özel sektör tekstil fabrikaların başka ülkelere taşınması
işsizliği arttırdı. 2023 verilerine göre bir kişilik istihdam için 2.360.000TL veya 125.153 dolar cari kura göre 5.381.000TL yatırım yapmak gerekmektedir. Bu maliyetin çok yüksek olduğu hiç unutulmamalıdır. İşsizliğin sıfır olması için 2.360x5.381=12.699.160.000.000 TL yatırım gerekir.
İstihdam, işsizlik oranının artı, eksi olması sadece parasal parametrelere bağlı değildir. Salgın hastalık, doğal afetler, savaş, nüfus, işçinin niteliği, eğitim planlanması gibi sebepler de etkilidir.
Türkiye’de 208 Üniversite yüksekokulun olması eğitimli toplum açısından olumludur. Ancak;
İhtiyaç fazlası eğitimli işsizlerin artması sosyal felakettir.
Örneğin; 2025 yılında, Eczacılar birliğine kayıtlı 52567 üyenin sadece 30000 eczanesi vardır.
Bu sayıya öğrenciler eklenirse işsiz eczacı sayısı katlanacaktır. Plansız eğitim, emek, para ve zaman kaybıdır. Bu çarpıcı tablo her meslek grubu için geçerlidir.
Eğitimde önemli olan sayısal fazlalık değil, istihdam yaratan nitelikli eğitimidir.
Buraya kadar; işsizliğin sebeplerini gerçekleşmiş verilerle açıklamaya çalıştık. Ayrıca; Çapraz istihdam, gizli işsizliğin olmaması, her meslek grubunun kendi işinde çalışması da önemlidir.
Özel sektör, kamu yatırımları ve bireysel işletmelerin yarattığı istihdam ölçeğinde mutluluk artar.
Tersi olursa açlık, sefalet, adli vakalar çoğalır mutsuz bir toplum oluşur.
Türkiye’de istihdamı arttırılmak için bizden binlerce kat bilgili uzman ve binlerce işletme vardır. yürümekte olan sektörler yanında organik-tarımı, tarım- sanayii işletmeleri iyileştirilerek iyi durumda olan turizm çeşitlendirilmelidir.
Türkiye geleneksel tarım yerine, modern tarıma geçmeli, çitçiye ilaç, tohum, gübre, mazot desteği verilmelidir. İthalat yerine, yerli üretici tercih edilirse, üretim istihdam artar ithalata harcanan döviz, gerekli teknoloji ithalatında kullanılırsa daha yararlı sonuçlar alınacaktır.
Ayrıca; gündemde varsa, uzay, uçak, silah, atom sanayi, enerji santralleri gibi ultra projeler dünyanın geleceği için iyi olmasa da ülkenin güvenliği için zorunlu ise devam edilmelidir.
Sonuç olarak: gıda, Dünyanın ihtiyacıdır. Deniz kum güneş her ülkede yoktur. Anahtarı bizdedir.
Anlattıklarımız lafta çok kolay ama gerçekleştirmesi zordur. Gereği için, bilgi, para, dirayetli yönetim şarttır.
Tarımda Hollanda öncüdür. Sanayi’de Almanya, Güney Kore, Japonya örnek alınabilir. Hatta kopya çekilerek uygulanması işsizliğin hızını düşürebilir.
Örneğin; Hollanda 33.720 Km² dir. Topraklarının yarıdan fazlası tarımda kullanılmaktadır. Tarım ürünleri, işlenmiş et ihracatında 2024 yılında 128,9 milyar Euro gelir sağlayan Hollanda,
ABD den sonra Dünyada ikinci büyük tarım ihracatçısıdır.
Türkiye’nin avantajları Hollanda’dan çok fazladır. Hedefe ulaşmak için ülkede var olan tarım hayvancılık modeli iyileştirilerek yola devam edilmesi halinde çok pozitif sonuçlar sağlanacağından eminim. .
Saygılarımızla
Necdet TOR
Detay bilgi için Vikipedi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 19.Yüzyıldan Günümüze kadar Türkiye’de İşsizlikle Mücadele Politikalarının Gelişimi Levent ŞAHİN* Kadir YILDIRIM makalesine6 Oca 2026 Veriler BTSO
*** Eczacılar birliği *** Tüik *** https://www.google.com bakiniz. bakınız.

Comments
…Loading comments…