Haber: Ali Akdemir
Zaman Geçse de Sönmeyen Bir Işık
Bundan 40 yıl önce, gençlere olan sevgisi ve sosyal sorumluluk bilinciyle Alterteichweg Gençlik Evi’nde görev yapan Kürşat Timuroğlu, karanlık bir saldırı sonucu hayatını kaybetti. Edebiyatçı-yazar Vecihi Timuroğlu’nun oğlu olan Kürşat, geride derin izler ve insana dair örnek bir yaşam bıraktı. Hamburg’da gerçekleştirilen anma töreni, yalnızca bir kaybı hatırlamak için değil; insan sevgisini, dayanışmayı ve eşitliği savunan bir yaşamı yeniden hissetmek için düzenlendi.

İnsan Sevgisiyle Örülmüş Bir Hayat
Göçmen hareketinin oluşumunda öncü rol oynayan Kürşat Timuroğlu, toplumsal sorunlara duyarlılığı ve haksızlığa karşı sesini yükselten kişiliğiyle tanınıyordu. Onu tanıyanlar, Kürşat’ı sadece bir isim olarak değil; yüreği insan sevgisiyle atan, dostluğu ve dayanışmayı hayatının merkezine koyan hümanist bir şahsiyet olarak hatırlıyor.
Anma programı, 40 yıl önce vurulduğu yerde başladı. Oğlu Ozan ve Nilgün Argun Timuroğlu, duygusal anlar eşliğinde babalarının vurulduğu yere çelenk bıraktı. Törende konuşan Erhan Erdoğan, Oruç Yağbasan ve Nilgün Argun Timuroğlu, Kürşat’ı hafızalara yeniden kazıdı; her cümle hem acı hem gurur taşıyordu.

40 Yıldır Kalplerde Yaşayan Bir İsim
Anmanın ikinci bölümü, Altona Nobistor’daki Cem Evi salonunda devam etti. Slayt gösterisiyle Kürşat Timuroğlu’nun hayatı, mücadelesi ve insanlığı gözler önüne serildi. Etkinlikte duygu dolu anlar yaşanırken, bazı katılımcıların gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. Programın moderatörlüğünü Tuncay Akçay üstlendi.

Cemalettin Zeyrek ve Nur Deniz Kaplan’ın eserleri, Okan Ölmez’in türkülerle sahne performansı, Hüseyin Ertuğrul ve Zeynel Taşyapan’ın şiirleri, salona hem hüzün hem umut bıraktı. Erhan Erdoğan, Oruç Yağbasan, Cengiz Orhan, Levent Sinirlioğlu, Sema Güçlü, Gençay Sözüdoğru ve Üzeyir Arat, Kürşat ile ilgili anılarını paylaşarak onun dostluk, mücadele ve insani duruşunu katılımcılara aktardı.

Orhan ve İlhan İşözen’in hazırladığı ebru ve yağlı boya portreler, Kürşat Timuroğlu’nun ailesine hediye edildi; tablolar, bir yüzü değil, bir vicdanı ve yaşam felsefesini temsil ediyordu. Teknik destek Bahadır Gökten tarafından sağlandı. Etkinliğe Hamburg Alevi Kültür Merkezi, Almanya Sol Parti ve çeşitli Alman kurumları destek verdi. Fotoğraf çekimlerini Bircan Çağlar gerçekleştirdi. Duayen gazeteci Recai Aksu, olumsuz sağlık koşullarına rağmen Gelsenkirchen’den etkinliğe katıldı.
Organizasyon hazırlık komitesinde Sadık Çağlar, Tuncay Akçay, Cemalettin Zeyrek, İbrahim Ölmez, Doğan Güçlü, Birsen-Ömer Gültepe, İsmail Şair ve Cengiz Orhan yer aldı. Almanya’nın farklı şehirlerinden genç kuşaklar da anma etkinliğine yoğun katılım gösterdi.

Anılarla, Özlemle ve Dayanışmayla
Bu anma yalnızca geçmişi hatırlamakla sınırlı değildi; insan onuru, demokrasi ve barış inancının hâlâ yaşadığını gösteren bir buluşmaydı. Konuşmalarda sıkça vurgulandı: Kürşat Timuroğlu’nun anısı dostlarının kalbinde yaşamaya devam ediyor. Onun insan sevgisiyle örülmüş yolu, karanlık zamanlarda bile topluma ışık tutuyor. Almanya göç tarihine iz bırakan bu anma, değerlerin yaşamaya devam ettiğini gösteren anlamlı bir etkinlik olarak hafızalara kazındı.

ÇOCUKSU GÜLÜŞLERİ ASILI KALDI HAFIZALARDA
„Bir genç yürüdü umutla sabaha,
Yüreğinde eşitlik, gözlerinde barış…
Karanlık pusuda beklese de hayata,
Adı kaldı: Vicdan, direniş ve alkış.
Ve bir çınar devrilse de ansızın,
Kökleri kalır toprağın derininde.
Sevgiyle anılan her güzel insanın,
Işığı sürer insanın yüreğinde.“
Kürşat Timuroğlu’nun anısı; insan sevgisini, dayanışmayı ve barışı savunan herkes için yaşamaya devam edecek. Gerçek hümanizm, zamana yenilmez.


Comments
…Loading comments…