İsrail, yıllardır Filistinlilere soykırım uyguluyor. Çoluk çocuk demeden önüne gelen Filistinliyi öldürüyor. Aynı kırımı, Lübnan’da da uygulamakta. Ayrıca İran, Yemen, Irak, Suriye, Mısır, Tunus’ta da benzer öldürmelerin nedenidir bu haydut devlet.

İsrail devleti, farklı ülkelerden Filistin’e göçen Yahudilerden oluştu. Bu kişilerin arasında çok sayıda Türk kökenli Yahudi’nin olduğu bilinen bir gerçek. Ülkemiz yurttaşı olan birçok Yahudi, aynı zamanda İsrail’in de yurttaşı. Yani çifte yurttaşlar… Ülkemizde erkeklere askerlik zorunlu… Son yıllarda bedelli, kısa dönem gibi uygulamalar olmakta. Bu da eşitlik ilkesine aykırı. Türk yurttaşı olan Yahudiler de askerlik görevlerini yurdumuzda yapmaktalar.

İsrail’de askerlik süresi erkeklerde 32, kadınlarda ise 24 ay. Gerek görülürse bu süreler uzatılabilir. Görüldüğü gibi bu ülkede bedel ödeyip askerlikten yırtmak yok! Ancak aynı zamanda İsrail yurttaşı olan kişiler, hem orada hem de Türkiye’de askerlik ödevlerini yerine getirmekte. İsrail ordusunda askerlik yapan birinin Türk ordusunda askerlik yapması çok ilginç değil mi? Bu konuda özel uygulamalar varsa bilmek isteriz.

Mart 2026’da İran saldırısında öldürülen İsrailli askerin cenaze töreninde Türkçe ağıtlar yakıldı. Bu görüntüleri yurttaşlarımızın çoğu izledi. Bu kişinin kimliği belirlendi mi ilgili bakanlıklar ya da MİT tarafından? Öncelikle bu askerin Türk uyruğu sürüyor mu? Sürüyorsa Gazze soykırımı başladığından bu yana Türkiye’ye giriş yaptı mı? Gazze, Batı Şeria ya da Lübnan’daki soykırımlara katıldı mı? Bu kişinin ve varsa ailesinin Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığının geri alınması konusunda bir girişim var mı? Ayrıca İsrail ordusunda, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olup da kaç kişi askerlik görevi yapmakta? Bu kişiler için önlemler söz konusu mu?

Hükümetimiz, başta cumhurbaşkanımız olmak üzere Gazze söz konusu olduğunda yüksekten atıp tutmaktalar. Türk kamuoyunun Filistinliler konusundaki duyarlılığının farkındalar. Ancak bu duyarlılığı, yüksek perdeden İsrail karşıtı ağır sözler ederek yönetmeye çalışmaktalar. Ülkemizdeki ABD kontrolündeki NATO üslerinin İsrail’e bilgi sızdırmasını engellemiyor AKP hükümeti. Buna koşut olarak İsrail ordusunda askerlik yapıp Filistinlileri katleden Türk yurttaşı olan Yahudilerle ilgili bir yaptırım uslarına bile gelmiyor.

İsrail ordusunda elleri kanlı askerlik yapan Türk yurttaşlarının birçoğu, izinli zamanlarını ülkemize gelip normal insan gibi aramızda dolaşıp keyiflerine bakmaktalar. İzinleri dolup İsrail’e gittiklerinde Filistin soykırımı yapmayı sürdürmekteler.

İsrail’de çok sayıda Rus kökenli Yahudi yaşıyor. Rusya, 20 Nisan 2026 günü Moskova’daki Domodedova Havaalanı’na Tel Aviv’den gelen kırk İsrailliyi İran’la savaştıkları gerekçesiyle gözaltına aldı. İsrailliler, beş saat boyunca su ve besin erişimi olmadan sorgulandı. Rus görevliler, “İran Rusya’nın müttefikidir, İran’ın düşmanı Rusya’nın da düşmanıdır” diyerek İsraillilerin ülkelerini ziyaret etmelerinden hoşlanmadıklarını belirttiler. İste, doğru ve tutarlı tavır budur. Tavşana kaç, tazıya tut tavrı değil.

İsrail’in soykırımcı tutumu nedeniyle İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in doğru çizgisi herkese örnek olmalı. Dosta dost, düşmana düşman diyen ve arka kapı diplomasisi yapmayan, kartlarını açık oynayan bir yürekli duruş bu.

AKP hükümeti, zaman geçirmeksizin İsrail ordusunda askerlik yapan Türk yurttaşı eli kanlıları belirleyip gereken işlemleri yapacak mı? Yoksa bu oyun sürecek mi sonsuza dek? Cebinde Türk kimliği olan birinin Filistinlileri çoluk çocuk öldürmesine göz yumulup yol mu verilecek? Bu konuda en az Rusya kadar duyarlı ve yürekli olmak gerek. Pedro Sanchez gibi de içten, örnek ve insancıl davranmalı değil mi?

Adil Hacıömeroğlu