Haber ve Fotoğraflar: BAT-Cemevi Basın Ofisi / Ulaş Yunus Tosun
Berlin’de Alevilikte Kadın ve Eşitlik Paneli: “Gerçek Eşitlik Her Alanda ve Her Manada Olmalı”.
Berlin’de düzenlenen panelde konuşan gazeteci ve aktivist Çilem Küçükkeleş, Alevi inancında kadın-erkek eşitliğinin tarihsel ve mitolojik temellerine dikkat çekerek, günümüzde kurumsal alanda eşitliğin hâlâ sağlanamadığını vurguladı.

Berlin’de faaliyet gösteren BAT-Cemevi Kadınlar Kurulu ve Cemevi Etkinlik Grubu tarafından organize edilen “Alevi Mitolojisinde Kadın ve Alevilikte Cinsiyet Eşitliği” başlıklı panel yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlik, Didare Öztürk Ana’nın verdiği gülbenk, saygı duruşu ve BAT-Cemevi Genel Sekreteri Devrim Turan Özdemir’in açılış konuşmasıyla başladı.

Panelde konuşmacı olarak yer alan gazeteci, siyasetçi ve aktivist Çilem Küçükkeleş, Aleviliğin insanlığa sunduğu “birlik ve bilme” çağrısına dikkat çekerek, bu inancın sadece insanlar arasında değil, tüm canlılar arasında denge ve uyum gözeten bir anlayışı temel aldığını ifade etti.

Küçükkeleş, mitolojilerin toplumların düşünce biçimini yansıttığını belirterek, özellikle semavi dinlerde yer alan Adem ve Havva anlatısının tarihsel eşitsizliklerin temelini oluşturduğunu savundu. Bu anlatıyı “ilk eşitsizlik anayasası” olarak nitelendiren Küçükkeleş, kadının ikincil konuma itilmesinin bu tür mitolojik kurgularla meşrulaştırıldığını dile getirdi.

Alevi mitolojisinde ise kadının merkezde yer aldığına dikkat çeken Küçükkeleş, “Ana Fatma” anlatısının bu yaklaşımın önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Alevi inancının, egemen din anlatılarına karşı kadın figürünü öne çıkararak eşitlikçi bir duruş sergilediğini vurgulayan Küçükkeleş, bu yönüyle Aleviliğin kadın-erkek eşitliğine açık bir inanç sistemi sunduğunu ifade etti.

Kurumsal Temsilde Eşitsizlik Eleştirisi
Konuşmasında günümüz Alevi toplumundaki kadın temsiline de değinen Küçükkeleş, Türkiye’de yaklaşık bin cemevine karşılık sadece iki kadın başkan bulunmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. Bu tablonun, kurumsal düzeyde eşitlikten söz etmeyi zorlaştırdığını ifade eden Küçükkeleş, kadınların amacının iktidarı ele geçirmek değil, birlikte yönetim anlayışını güçlendirmek olduğunu söyledi.

Avrupa’daki eş başkanlık sistemlerine atıfta bulunan Küçükkeleş, Alevi kurumlarında da ortak yönetim kültürünün geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Asimilasyon süreçlerinin toplumu dönüştürdüğünü belirten Küçükkeleş, bu durumun hem inançsal hem de toplumsal eşitlik perspektifini zayıflattığını dile getirdi.

“Eşitlik Sadece Hukuki Değil, Varoluşsal Bir Mesele”
Eşitlik kavramının yalnızca hukuki ya da ekonomik alanlarla sınırlı olmadığını ifade eden Küçükkeleş, Alevi öğretisinde eşitliğin daha derin, “manada eşitlik” olarak tanımlandığını söyledi. Bu anlayışın, yaşamın her alanında ve hatta ölüm sonrası ritüellerde dahi kendini gösterdiğine dikkat çekti.
Sivas’ın Mescitli köyündeki Alevi pirlerinin “Bizi topraktan yükseğe gömmeyin” vasiyetini örnek veren Küçükkeleş, bu yaklaşımın gerçek eşitliğin sembolik bir ifadesi olduğunu belirtti.
Konuşmasını, “Gerçek eşitlik; sadece sosyal hayatta değil, her alanda ve her manada eşit olabilmekten geçer. Ancak bugün böyle bir dünyada yaşamıyoruz” sözleriyle tamamladı.


Comments
…Loading comments…