DRV, seyahat sektörünün Almanya’nın hem ekonomik hem de toplumsal yapısında merkezi bir rol oynadığını vurgularken, sektörün sürdürülebilir büyümesi için şu önceliklerin altını çizdi:
- Almanya’nın ulaşım ve mobilite üssü olarak güçlendirilmesi, özellikle havayolu sektöründe vergi ve güvenlik ücretlerinin düşürülmesi,
- Sürdürülebilir uçak ve gemi yakıtları için Ar-Ge yatırımlarının artırılması, limanlarda kara elektriği altyapısının yaygınlaştırılması,
- Tüketici alım gücünün korunması yoluyla seyahat talebinin istikrara kavuşması,
- Adil rekabet koşulları için AB düzeyindeki aşırı regülasyonların azaltılması,
- Outgoing turizmin (yurt dışı tatillerin) hedefli biçimde teşvik edilmesi.
DRV Başkanı, “Seyahat etmek lüks değil; yaşam kalitesidir, dinlenme ve kültürel etkileşimdir. Politik destek olmadan bu sektör nefes alamaz” dedi.
DRSF: Güçlü Güvence Mekanizması, Daha Az Yük
DRV ayrıca, Alman Seyahat Güvence Fonu (DRSF) hakkında da bilgi verdi. FTI’nin iflasına rağmen fonun güçlü durumda olduğunu belirten DRV, katkı paylarının %1’in altına çekilmesini ve kötü kredi risklerinin daha iyi yönetilmesini talep ediyor. Hedef: seyahat operatörlerinin üzerindeki yükü azaltmak, tüketici korumasını sürdürmek ve paket turu rekabetçi tutmak.
AB Pauschal Turlar Direktifi: Yeni Yüklerden Kaçınılmalı
DRV, Brüksel’de devam eden direktif revizyon sürecine de değinerek, zorunlu bir uzlaştırma mekanizması kurulmasına karşı olduklarını bildirdi. Araştırmalara göre, paket tur kullanıcılarının memnuniyet oranı %90’ın üzerindeyken, yeni yapılar yalnızca ek maliyet getirecek, somut fayda sağlamayacaktır.
DRV, Alman hükümetinden Brüksel’de güçlü savunuculuk talep ediyor. “Avrupa’da seyahat edenler, daha fazla bürokrasi değil, daha fazla güvenlik ve uygun fiyatlar bekliyor.” (Tourexpi) Resim: © DRV

Comments
…Loading comments…