Avrupa Birliği ile ABD arasında aylardır süren gümrük krizi geçici bir anlaşmayla sona erdi. Ancak iş dünyasından gelen tepkiler, bu uzlaşının pek de memnuniyetle karşılanmadığını gösteriyor. Anlaşmaya göre Avrupa’dan ABD’ye yapılan ithalatın büyük kısmında gümrük vergisi yüzde 15 olarak belirlendi. Bu oran otomobiller, yarı iletkenler ve ilaç ürünleri için de geçerli olacak. Ancak ABD, çelik ve alüminyum ithalatındaki yüzde 50 gümrük vergisini sürdürme kararı aldı. AB-ABD gümrük anlaşmasına Alman ekonomisinden sert tepki.

Almanya Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) Genel Müdürü Helena Melnikov, anlaşmanın kısa vadede Almanya ekonomisine “nefes aldırdığını” ancak uzun vadede büyük bedeller içerdiğini söyledi. Melnikov, “Bu bir ilk adım ama yeterli değil. Avrupa daha fazlası için ABD ile müzakere etmeli” dedi.

Alman Sanayiciler Birliği (BDI) ise anlaşmaya daha sert tepki verdi. BDI temsilcisi Wolfgang Niedermark, "AB, acı verici gümrükleri kabul ederek yanlış bir mesaj veriyor" dedi. Niedermark, yüzde 15’lik gümrüğün bile ihracata dayalı Alman sanayisi için büyük zarar anlamına geldiğini vurguladı. Özellikle çelik ve alüminyum sektörleri bu kararın yükünü taşıyacak.

Niedermark, Avrupa’nın küresel ekonomide güçlü bir aktör olmak istiyorsa daha net bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu belirtti: “Rekabet gücü yüksek, dirençli bir ekonomi ve siyasi kararlılık şart.”

Kimya sanayisini temsil eden VCI Başkanı Wolfgang Große Entrup ise, “Kasırga beklerken sağanak geldi” sözleriyle anlaşmayı yorumladı. Entrup, yeni tarifelerin Avrupa kimya sanayisinin rekabet gücünü düşürdüğünü söyledi.

Dış Ticaret Birliği Başkanı Dirk Jandura ise bu anlaşmayı “acı verici bir uzlaşma” olarak niteledi. Jandura, her yüzde birlik gümrük artışının iş dünyası için hayati bir tehdit olduğunu belirtti. Anlaşmanın tedarik zincirlerini bozacağını ve fiyat artışlarına yol açacağını ifade etti.