İlhan Baba/BERLİN
Almanya Federal Hükümeti’nin Din ve İnanç Özgürlüğü Temsilcisi Thomas Rachel, “Din veya İnanç Nedeniyle Şiddet Eylemlerinin Kurbanlarını Anma Uluslararası Günü” kapsamında yaptığı açıklamada, dünya genelinde din ve inanç özgürlüğünün artan baskılarla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Rachel, farklı din ve inanç gruplarına yönelik saldırıların, ayrımcılığın, keyfi tutuklamaların ve idari baskıların birçok ülkede sürdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bugün düzenlenen anma günü, din ve inanç özgürlüğünün yalnızca teorik bir hak olmadığını, zaman zaman yaşam ve ölüm meselesi haline gelebildiğini hatırlatıyor.”
Rachel ayrıca, devletlerin bu temel hakkı koruma sorumluluğuna dikkat çekerek, “Tüm devletlerin dini azınlıkları koşulsuz koruması ve ayrımcılık ile şiddet faillerini adalet önüne çıkarması gerekir” dedi.
Sadece devletlerin değil, dini toplulukların ve sivil toplum kuruluşlarının da hoşgörü, barış ve birlikte yaşam kültürünü güçlendirmede kritik bir rol oynadığını belirten Rachel, artan otoriter eğilimler ve toplumsal kutuplaşmaya işaret ederek şu uyarıda bulundu:
“Demokrasi, hukuk devleti, empati ve toplumsal diyalogu korumak günümüzde her zamankinden daha büyük önem taşıyor.”

Comments
…Loading comments…