Türkiye’de siyaset uzun yıllardır iktidarın baskısı ve yargı eliyle dizayn edilmek isteniyor. Sandıkta kazanamadıklarını masa başında, mahkeme salonlarında, kumpas dosyalarında kazanmaya çalışan bir düzen kurulmuş durumda. Bugün hedefte Cumhuriyet Halk Partisi var. Yargı eliyle CHP’yi dizayn etmeye çalışan bu karanlık eller, sadece bir partiyi değil, bütün bir muhalefeti ve Türkiye’nin demokratik geleceğini susturmaya çalışıyor.
CHP’nin başında Özgür Özel var. İstanbul örgütünde Özgür Çelik var. İki isim de uzun zamandır baskı ve kuşatma altında. Onlara verilen mesaj açık: “Ya susacaksınız ya da sizi tasfiye edeceğiz.” Ama unutulmasın; bu mesaj sadece iki kişiye değil, bu ülkenin özgürlük isteyen, demokrasi isteyen, adalet isteyen bütün insanlarına verilmiş durumda.
Buradan açıkça sesleniyoruz: Teslim olma Özgür Özel! Teslim olma Özgür Çelik! Siz, sadece kendi şahsınızı değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin on yıllardır süren mücadelesini temsil ediyorsunuz. Arkanızda sadece üyeleriniz yok, arkanızda Türkiye’nin adalet özlemiyle yanan milyonları var. Eğer teslim olursanız, bu milyonlar da diz çökmüş sayılır.
Yargının siyasallaşması
Türkiye’de yargı bağımsızlığı artık sadece kitaplarda kalan bir kavram haline geldi. Hakimlerin ve savcıların önemli bir kısmı iktidarın talimatıyla hareket ediyor. Dosyalar, kararlar, iddianameler; hepsi siyasetin ihtiyaçlarına göre şekilleniyor. Bu tablo, hukuk devletini yok ettiği gibi muhalefeti de sindirmeyi amaçlıyor.
Bugün CHP’yi dizayn etmeye çalışıyorlar, yarın başka bir partiyi. Aslında hedef bütün Türkiye’dir. Çünkü dizayn edilen parti değil, dizayn edilen halkın iradesidir. Halkın iradesini mahkeme salonlarında değiştirmeye çalışan bir düzen, eninde sonunda kendi meşruiyetini de kaybedecektir.
Halkı göreve çağırmak
Bu noktada sorumluluk sadece siyasetçilere değil, halka da düşüyor. Türk Halkı’na açık bir çağrıdır bu: Demokrasiye sahip çıkmak, özgürlüğe sahip çıkmak, iradeye sahip çıkmak her vatandaşın görevidir. Eğer bu gidişata sessiz kalırsak, yarın söz hakkımızı tamamen kaybedeceğiz.
Bugün CHP’ye yapılan müdahaleler, aslında bütün topluma verilmiş bir gözdağıdır. “Susmazsanız sıra size gelir” deniyor. Ama biz diyoruz ki: “Hep birlikte sesimizi yükseltirsek, sıra kimseye gelmez.”
Özgür Özel ve Özgür Çelik’in arkasında durmak, aslında kendi geleceğimize sahip çıkmaktır. Bu yüzden çağrımız nettir: Türk Halkı, nereye çağrılıyorsanız oraya gidin. Alanlara, meydanlara, salonlara, örgüt binalarına… Nereye gerekiyorsa orada olun. Çünkü bu sadece CHP’nin değil, Türkiye’nin meselesidir.
Teslim olmamak bir onur meselesidir
Teslimiyet, sadece bir siyasi geri çekilme değildir; teslimiyet, halkın iradesini yok saymak demektir. Bu yüzden teslim olmamak, bir onur meselesidir. CHP’nin köklerinde direniş vardır. Bu parti, tek parti döneminden çok partili hayata geçişte, darbelerden 12 Eylül karanlığına kadar birçok sınavdan geçti. Her seferinde ayağa kalktı. Bugün de aynı iradeyi göstermek zorundadır.
Özgür Özel ve Özgür Çelik’in önünde iki yol var: Ya teslim olup sessizce köşelerine çekilecekler ya da halkın iradesini temsil ederek onurlu bir direniş gösterecekler. Tarih, kimin hangi yolu seçtiğini yazacaktır.
Birlik zamanı
Bugün “ben” deme günü değil, “biz” deme günüdür. Kişisel hesaplar, koltuk pazarlıkları, küçük çıkarlar bir kenara bırakılmalı. Çünkü mesele koltuk meselesi değil, memleket meselesidir. Bugün CHP’ye sahip çıkmak, aslında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine sahip çıkmaktır. Bugün demokrasiye sahip çıkmak, yarın çocuklarımızın özgür bir ülkede yaşamasını sağlamak demektir.
Teslim olmamak sadece CHP için değil, bütün demokrasi güçleri için bir zorunluluktur. Eğer bu saldırıya karşı güçlü bir duruş sergilenirse, iktidarın kurmaya çalıştığı baskı düzeni çökecektir. Çünkü zulüm, karşısında direniş bulmadığında güçlenir. Direniş olduğunda ise çürüyüp dağılır.
Buradan bir kez daha haykırıyoruz:
Teslim olma Özgür Özel!
Teslim olma Özgür Çelik!
Türk Halkı, demokrasi ve özgürlük için ayağa kalk! Nereye çağrılırsan oraya git, meydanlarda yerini al. Çünkü bu dava sadece bir partinin değil, bütün bir milletin davasıdır.
Unutmayalım: Teslimiyet çöküş getirir, direniş ise kurtuluş.

Comments
…Loading comments…