Köprüçay’da başlayan rafting serüveni, Manavgat’a bağlı Beşkonak Mahallesi’nde tarım ve hayvancılığın yerini alarak neredeyse her ailenin gelir kapısı haline geldi.
1990’lı yılların ortalarında bölgeye indirilen ilk botla tanışan Beşkonak halkı, kısa sürede raftingi benimsedi. Önceleri restoran işleten bazı aileler birer ikişer bot alarak ziyaretçilere rafting sunmaya başladı. Bugün ise rafting, mahallenin adeta yaşam biçimi oldu.
Tarımdan turizme dönüşüm
Tazı Kanyonu, Selge Antik Kenti ve çevredeki doğal güzelliklerle birlikte rafting, Beşkonak’ın tanınırlığını artırdı. Köprüçay, Türkiye’nin en güvenli ve kolay ulaşılabilen parkurlarından biri haline geldi. Artık her aile turizmin bir parçası: kimi rehberlik yapıyor, kimi ulaşım sağlıyor, kimi ise yöresel yemekler sunuyor. Kadınlar ürettikleri ürünlerle mutfakta kazanç sağlarken, öğrenciler garsonluk, rehberlik ve kaptanlık yaparak harçlıklarını çıkarıyor.
“Rafting hayatımızı tamamen değiştirdi”
Bölgedeki öncülerden birinin oğlu Mehmet Taş, 27 yıldır rafting hizmeti verdiklerini söylüyor:
“İlk başta çekincelerimiz vardı ama kısa sürede uyum sağladık. Bot sayısı arttı, yaz sezonunda talep öyle yoğun ki hafta sonları dışarıdan çalışan getiriyoruz. Rafting olmasa gençler göç ederdi, ama tam tersi oldu: artık dışarıdan insanlar buraya çalışmaya geliyor.”
Rafting işletmesinde aşçılık yapan Ayşe Göbüt de 20 yıldır bu alanda çalıştığını belirtiyor:
“Ekonomik özgürlüğümü raftingle kazandım. Sadece benim değil, buradaki herkesin geçim kaynağı oldu. Çocuklarım da boş vakitlerinde burada çalışarak katkıda bulunuyor.”
Gençler için yeni fırsatlar
Adnan Menderes Üniversitesi öğrencisi Ali Karaca, altı yıldır bot kaptanlığı yapıyor:
- “Eğlenceli bir spor dalı. Hem eğleniyoruz hem de okul harçlığımızı çıkarıyoruz.”
- Fizyoterapist Melek Taş ise boş günlerinde babasının işletmesine destek veriyor:
- “Çocukluğumdan beri bu işin içindeyim. Garsonluk yaptım, her işte yardımcı oldum. Harçlıklarımı hep buradan kazandım.”
Resim: © AA

Comments
…Loading comments…