“Egemenliğimizi, bağımsızlığımızı, stratejik çıkarlarımızı, dış politikamızı, güvenliğimizi, onurumuzu, geleceğimizi, halkımızın iradesini ABD’ye sattık.”
Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Bu milletin ferdi olarak, ciğerimden gelen sesle söylüyorum. Çünkü görüyorum; her şeyimizi ABD’ye peşkeş çektiler. Doğalgaz aldık onlardan, uçak aldık, şirketlerine vergi indirimi yaptık. Ama soruyorum: Biz ne verdik karşılığında? Para değil, asıl olanı verdik: Onurumuzu, bağımsızlığımızı, geleceğimizi verdik.
Bizim eskiden bir duruşumuz vardı. Dik dururduk, kimseden icazet almazdık. “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyorduk, kimseye boyun eğmiyorduk. Ama şimdi bakıyorum, Washington ne derse onu uygulayan, kendi kararını veremeyen, halkına değil Amerika’ya hesap veren bir anlayış hâkim. Yahu uçak alıyorsun ama hava sahanda ABD’nin gölgesi var. Gaz alıyorsun ama kendi kaynaklarını çıkarmıyorsun. ABD mallarını içeri sokuyorsun ama kendi üreticin perişan oluyor. Bu mudur devlet yönetmek?
Benim meselem ticaret değil. Asıl mesele kafa yapısı, zihniyet. Bunlar ABD’nin kapısında bekçilik yapmayı şeref sayıyor. Bir fotoğraf, bir tokalaşma için milletin geleceğini masaya sürüyorlar. Bizim irademizden utanıyorlar, onların gözüne girmek için halkını küçültüyorlar. Adına da “diplomasi” diyorlar. Ben buna diplomasi demem, ben buna düpedüz kölelik derim.
Bakın, tarih tekerrür ediyor. Osmanlı’nın çöküşünü hatırlayın. Borca batırdılar, sonra Düyun-u Umumiye’yi dayadılar. Bizim gelirlerimizi kendi memurları topladı. Bugün farklı mı? IMF’nin, Amerikan finans baronlarının raporlarına bakın. Aynı senaryo, aynı teslimiyet. Yalnız isimler değişmiş.
Bir devletin çıkarı olur. Enerjisi, toprağı, sınır güvenliği, sanayisi… Bunları koruyamıyorsan devlet değilsin. Ama görüyoruz, bunlar tek tek ABD’ye pazarlık malzemesi yapılmış. Rusya’dan gaz almayın diye baskı, İran’la ticaret yapmayın diye tehdit… Suriye’de, Irak’ta PKK’nın kolu YPG’ye binlerce tır silah veriyorlar. Peki bizimkiler ne yapıyor? Washington’a gidip gülücük dağıtıyor, fotoğraf çektiriyor.
Halkın iradesini sattılar. Çünkü bu millet hiçbir zaman ABD’nin uşağı olmayı kabul etmedi. Anadolu insanı emperyalizme kafa tutarak tarih yazdı. Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da emperyalist çizmelerine selam durmadı. Ama bugün saraylarda, lüks masalarda ABD’ye verilen sözlerle milletin iradesi yok sayılıyor. “Milli irade” diye nutuk atanların aslında o iradeyi Washington’a rehin verdiklerini görmeyen var mı?
Onuru da sattılar. Devletin şerefi olur. Büyük güçlerin önünde el pençe divan durmazsın. Halkının çıkarını en öne koyarsın. Ama bakıyoruz, F-16 için ABD kongresine yalvaran bir iktidar var. F-35 programına milyarlar gömdük, üstüne kapı dışarı edildik. Hâlâ “ABD ne derse o” diyorlar. Bu mudur devlet adamlığı?
Geleceğimizi sattılar. Gençler artık bu ülkeye inanmıyor. Üniversiteyi bitiren, mesleğini eline alan bavulunu kapıyor, Avrupa’ya kaçıyor. Çünkü görüyor ki burada gelecek yok, burada özgürlük yok, sadece ABD’ye bağlı bir düzen var. Bu mudur gençlere bırakacağımız memleket?
Biliyorum, bu sözler bazılarını rahatsız edecek. Ama ben susmam. Susarsam ortak olurum. Ben bu milletin çocuğuyum, benim görevim doğruları söylemek. Bugün ses çıkarmasak, yarın çocuklarımız soracak: “Siz nasıl sattınız ülkenizi?” Ben böyle bir utancı evlatlarıma bırakmam.
Ne lazım biliyor musunuz? Tekrar ayağa kalkmak lazım. Kendi gücümüze güvenmek lazım. ABD’siz, Rusya’sız, AB’siz kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye kurmak lazım. Bu millet bunu yapar, çünkü tarihi bunun kanıtı. Ama cesaret lazım, yürek lazım, inat lazım.
Şunu da unutmayın: Hiçbir millet bağımsızlığını başkasının lütfuyla kazanmadı. Eğer bu halk ayağa kalkarsa bütün oyunlar bozulur. Eğer bu halk kendi geleceğine sahip çıkarsa, hiçbir güç zincir vuramaz.
Benim sözüm nettir: Egemenliğimizi, bağımsızlığımızı, stratejik çıkarlarımızı, dış politikamızı, güvenliğimizi, onurumuzu, geleceğimizi, halkımızın iradesini ABD’ye peşkeş çekenlere karşı susmayacağız. Çünkü bu topraklar sahipsiz değil. Bu milletin tarihi, onuru, inancı var. Ve biz bu mirası emperyalistlere yedirmeyeceğiz.

Comments
…Loading comments…