T.C. Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri Anayasa’nın 104. Maddesinde belirtilmiştir!
“Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milletinin birliğini temsil eder.
Anayasamızın 103. Maddesine göre Cumhurbaşkanı TBMM’de aşağıdaki yemini ederek görevine başlar: (*1)
T.C. Cumhurbaşkanları:
Mustafa Kemal ATATÜRK- İsmet İNÖNÜ- Celal BAYAR- Cemal GÜRSEL-Cevdet SUNAY- Fahri KORUTÜRK-Kenan EVREN-Turgut ÖZAL- Süleyman DEMİREL-Ahmet Necdet SEZER-Abdullah GÜL- Recep Tayyip ERDOĞAN
İlk Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938 yılında aramızdan ayrıldığında tüm ülkeler Atatürk’ün cenazesine katıldılar.’
Hatta Çanakkale Savaşında yendiği İngiliz Komutan, hasta yatağından kalkarak Türkiye’ye gelmiş, hasta haliyle geçit törenini Ankara’da balkondan cenazeyi selamlamıştı.
Yıllar sonra Batı Cephesinde Mustafa Kemal’in yenip esir aldığı Yunanistan Başkomutanı, Atatürk’ü Dünya Barış Ödülü’ne aday göstermişti!
Atatürk’ten sonra Cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü, Atatürk’ün vasiyeti Toprak Reformu’nu yasalaştırmak istediği için, Adnan Menderes ve diğer Toprak Ağaları ile DP’yi kurdular.
Menderes ve Celal Bayar Liderliğindeki DP 1950 seçimlerinde iktidara geldiğinde Ordu, İsmet İnönü’nün iktidarı bırakmamasını istemelerine rağmen İsmet İnönü:
‘’Aldığım bu siyasi yenilgi, benim en büyük demokrasi zaferimdir!’’ diyerek iktidarı DP’ye teslim etmişti.
Aynı Menderes, İnönü’ye suikast tertiplerine sessiz kalması yanında İsmet İnönü’ye, Atatürk’le kurduğu TBMM’ ye girmesini yasaklamıştı!
Menderes, ilk demokrasi ve Laik Cumhuriyet karşıtı tarikatları hatta gerici isyancıların başı Saidi KÜRDİ’yi Laik Cumhuriyet’e ihanet çalışmalarını desteklemiş, bırakmak istemediği iktidarı TSK İhtilali ile bırakmak zorunda kalmıştır!
İnönü ve Ecevit dışında ABD desteğiyle iktidara gelen Süleyman Demirel (AP), Turgut Özal (ANAP) Laik Cumhuriyete karşı olsalar da, ABD’nin istediği Siyasal İslam rejimini kuramadılar.
ABD’li Sosyal Bilimci Samuel HUNTİNGTON’un Medeniyetler Çatışması kitabında Türkiye’nin sömürülen ülkelere örnek olmasını engellemek için 1926 yılında Mısırda kurdurulan Müslüman Kardeşler Örgütüne en uygun ismin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu önermişti.
Erdoğan’ın diploması, kökeni bulanık olması yanında kazanmak için her türlü etik kuralları Makam ve para hırsı nedeniyle tüm kuralları hiçe sayma karakterini inceleyen CİA yanında ABD Büyükelçileri ve AB ülkeleri desteği ile dönemin CHP Genel Başkan’ı Deniz Baykal devreye sokularak muhtar bile olamayacak RTE önce Milletvekili, başbakan ve cumhurbaşkanı yapıldı. (**2)
RTE, Laiklik ve Cumhuriyet karşıtı Fetullah Gülen ile Asker, Bürokrat, Yargı desteği ile kurulan kumpaslarla Laik, Demokratik Türkiye’den yana asker, siyasetçi, aydın, yargıç ve bürokratlar kumpaslarla FETÖ yargıçlarınca tutuklanmaları, ölümleri sağlandı.
Erdoğan ve ailesi inanılmaz bir mal ve para servetine kavuştular.
Erdoğan’ın çocukları Türkiye’de, ABD’de ve diğer ülkelerde mal-mülk sahibi oldular.
Cumhurbaşkanlığı için geçerli 4 yıllık Üniversite Diploması olmadan cumhurbaşkanı seçildi.
Dindar ve Kindar nesil örneğini kendi inancına ters gelmeyen hakaretleri muhaliflere hatta şimdi en önemli destekçisi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye söylemekten çekinmedi!
İslamist Erdoğan, inandığı dine sığınarak muhalefete, gazetecilere ve bilim adamlarına:
Edepsiz, çirkef, yalancı düzenbaz, sürtük, çürük, zürriyetsiz, ahlaksız, namussuz, adi, sanatçı geçinen müsveddeler, bunlar gazeteci değil terörist, bunlar Zerdüşt, tezek, çamur, Ermeni, soysuz, İsrail dölü, ölü sevici, dönek…
Gezi döneminde; ‘’Yakından tanıdığım bir hanım bebek arabasıyla oradan geçerken, üstleri çıplak Gezi suçluları çocuğun üzerine işediler! Yakında videosunu yayınlayacağım!’’ demiş o görüntüleri yıllar geçmesine rağmen video ortaya çıkmadı.
Yine gezi direnişinde Erdoğan; ‘’Bu serseriler orada camiye ayakkabıları ile girerek içki içtiler!’’ demesine rağmen, Cami İmamı; ‘’ Ben din adamıyım, yalan söyleyemem. Ayakkabı ile kimse girmedi, asla içki içmediler!’ deyince İmamı sürgün etti.
Herkese en ağır hakaretleri yapan dindar Recep Tayyip Erdoğan, kendisini eleştirenlere hakaretle kalmıyor, yandaş savcı ve yargıçlarla davalar açarak mahkum ettiriyor!
Yasamanın, Yürütmenin ve Yargının sadece tek bir kişinin emrine verilen Türkiye’de susmak gerekir diyenlere İsmet İnönü’nün; "Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmak zorunda!" " sözünü ne pahasına olursa olsun yerine getireceğiz!
YILDIZ AKALIN
(*1) “Cumhurbaşkanı yemini:
Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma, Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”
(**2) Kazanma hırsı Erdoğan’la benzeşen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a Beyaz Sarayda Ahmet Necdet SEZER sonrası Cumhurbaşkanlığı sözü verilmesine rağmen Abdullah Gül’ü seçtirdi. Bu işleme karşı koyan Baykal bir kumpasla hem CHP Genel Başkanlığını hem de hayatını kaybetti!

Comments
…Loading comments…