Yanlış cümleyle bir duvar yıkıldı, doğruymuş gibi söylenen yanlışlarla Berlin hâlâ tıkanıyor.
Berlin, 9 Kasım Tarihin en büyük politik hatalarından biri, bir adamın elindeki evrakı yanlış göz atmasıyla başladı.
1989 yılında, Doğu Almanya’nın Parti Sözcüsü Günter Schabowski, sıradan bir basın toplantısında, sıkıcı bir yönetmelik açıklayacağının düşünüyordu. Fakat birkaç saniyelik tereddüt, Dünya tarihini değiştirdi.
9 Kasım 1989 — Basın Toplantısı, Doğu Berlin, Uluslararası Basın Merkezi Schabowski’nin önünde bir kâğıt vardı, Doğu Alman vatandaşlarına Batı’ya çıkma izni verecek yeni yönetmelik. Ancak notları karanlıkta; kendisi de o yasa taslağının tam detaylarından habersizdi. Gazeteciler sordu?
“Bu yeni karar ne zaman yürürlüğe girecek, Herr Schabowski?”
Schabowski bir an durdu, gözlüklerinin ardından evraka baktı, sonra tarihe geçecek o cümleyi söyledi:
“Soweit ich weiß… das tritt nach meiner Kenntnis… sofort, unverzüglich in Kraft.”
(“Benim bildiğim kadarıyla… hemen, derhal yürürlüğe giriyor.”)
Bu cümle, aslında ertesi sabah yürürlüğe girmesi planlanan kararın yanlış yorumlanmasıydı.
Ama o anda, canlı yayında Batı medyasına geçti. Binlerce Doğu Berlinli televizyon başında bunu duydu ve “Sınırlar açıldı!” diyerek kapılara koştu.
O gece, Berlin Duvarı fiilen yıkıldı.
2025: Duvarın Yerine Berlin Trafik Duvarı, Konut duvarı, Geçim sıkıntısı örüldü.
Yarım asır sonra, Berlin’de hâlâ duvarlar var ama bu kez betondan değil, arabadan. Şehrin politikacıları, “yeşil ulaşım” hedefiyle her ay yeni plan açıklıyor; ancak her plan, yeni bir tıkanıklık yaratıyor. Bisiklet yolları yanlış çiziliyor, toplu taşıma yönleri karışıyor, otobüsler nerdeyse birbirine çarpıyor. Bir vatandaş “Berlin’in artık ikiye bölünmesine gerek yok, trafik zaten bunu yapıyor.” diyerek durumu özetliyor.
Schabowski Sendromu: Bir şehir Gafların Gölgesinde
Berlin yönetimi sanki hâlâ “Schabowski Sendromu”ndan muzdarip: Evraka tam bakmadan konuşan, planı okumadan imza atan ve her defasında “Benim bildiğim kadarıyla…” diyerek başlayan politikacılar. Bir meclis üyesi geçen hafta şöyle dedi: “Trafik sorunu yok, Berlinliler işe yürüyerek gitmeyi öğrenmeli.” Oysa aynı gün, hava yağışlı idi ve metrolar ağzına kadar dolu.
Vatandaşların tepkisi Schabowski’nin cümlesini hatırlatıyor: “Evet, ama hemen, derhal çözülmesi gerekiyor!”
Duvarlar Yıkıldı, Ama Akılsızlık Duvarı Kaldı.
1989’da bir adamın gafı özgürlüğü getirdi. Bugünse onca “bilinçli” karar, şehirde hareket özgürlüğünü alıp götürüyor. Berlin, duvarı yıkıldı özgür bir şehir olmaktan gurur duyar; ama artık yeni slogan şu olabilir.
Bir tarafı yaparken diğer tarafı yıkabiliriz, bizlerin (Kurumların birbirinden haberi yok çünkü.)
Kim kime dumm dumma.

Comments
…Loading comments…