Berhan Baba / Umut Ulus – NÜRNBERG
Nürnberg/Kuzey Bavyera Atatürkçü Düşünce Derneği (NADD) tarafından düzenlenen “Lozan’dan Günümüze Cumhuriyet ve Mavi Vatan” başlıklı konferans, Objektif Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Konferansın konuşmacısı, Türk Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi (Türk DEGS) Başkanı Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı oldu.
Programa; NADD Başkanı Süleyman Akgün, CHP Nürnberg Birlik Başkanı Hüseyin Coşkun, Türk DEGS Başkan Yardımcısı Can Ünal, ADD Nürnberg Onursal Başkanı Ayla Çokbudak, iş insanı ve Prof. Dr. Cihat Yaycı’nın okul arkadaşı Müstafi Faruk Aysu ile çok sayıda vatandaş katıldı. Sunuculuğunu Ülküm Şahin’in yaptığı etkinlik, İstiklal Marşı ile başladı.

Açılış konuşmasında NADD Başkanı Süleyman Akgün, Türkiye’nin çevresindeki çatışmaların Cumhuriyet için ciddi tehditler oluşturduğunu belirterek, Rusya-Ukrayna savaşı ile Suriye ve Gazze’deki gelişmelere dikkat çekti. Akgün, “Böylesi bir ortamda tek çare Atatürk’te birleşmektir. Kapımız Atatürk’e ve Cumhuriyet’e sahip çıkan herkese açıktır” dedi.
Prof. Dr. Cihat Yaycı konuşmasında, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı sonrası yaşadığı insan kaybı, ekonomik çöküş ve işgallerin Milli Mücadele’yi zorunlu kıldığını vurguladı. Samsun’a çıkıştan TBMM’nin açılışına, Sevr Antlaşması’ndan Lozan Barış Antlaşması’na uzanan süreci özetleyen Yaycı, Lozan’ı Atatürk’ün ifadesiyle “Türk milletine karşı hazırlanan büyük bir suikastın çöküş belgesi” olarak nitelendirdi.
Cumhuriyet ile egemenliğin millete geçtiğini ve laik, çağdaş devlet yapısının kurulduğunu belirten Yaycı; eğitim, hukuk, ekonomi ve sanayi alanlarındaki reformlara dikkat çekti. İzmir İktisat Kongresi’nin önemini vurgulayan Yaycı, savunma sanayii, havacılık ve denizcilikteki milli atılımlara değindi. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye’nin boğazlarda tam egemenlik kazandığını ifade eden Yaycı, Atatürk’ün denizciliği “Türk milletinin büyük ülküsü” olarak gördüğünü hatırlattı.

Mavi Vatan doktrininin Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan meşru haklarına dayandığını söyleyen Yaycı, Türkiye’nin 462 bin kilometrekarelik deniz yetki alanına sahip olduğunu ve Karadeniz ile Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının stratejik önem taşıdığını belirtti.
Ege adaları meselesine de değinen Yaycı, Yunanistan’a bırakılan 176 ada, adacık ve kayalık konusunu gündeme getirerek, 1952’den sonra silahlandırılan adalarla ilgili Meclis’te yeterli sorgulama yapılmadığını ifade etti. Etnik ayrıştırma çabalarına karşı Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” sözünü hatırlatan Yaycı, vatandaşlık bağıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlı olan herkesin Türk olduğunu vurguladı. Terörle mücadelede silahlı örgütlerin muhatap alınmasına karşı çıkan Yaycı, anayasa değişikliklerinin referandumla yapılması gerektiğini söyledi.

Siyasete girip girmeyeceği sorusuna Yaycı, Atatürkçü olduğunu ve bağımsız kalmayı tercih ettiğini belirterek, “Ortak değerlerimizi vatan, millet ve bayrak çizgisinde anlatmaya devam etmeliyim” yanıtını verdi. Yaycı ayrıca kitap gelirlerini TSK Dayanışma Vakfı, Mehmetçik Vakfı ve öğrencilere burs olarak bağışladığını açıkladı.
Program, Prof. Dr. Cihat Yaycı’ya plaket takdimi ve hediye sunumu ile sona erdi.


Comments
…Loading comments…