Almanya’da aşırı sağcı AfD’nin göçmenlere yönelik politikaları kamuoyunda büyük endişe yaratmaya devam ediyor. AfD’nin Bavyera Eyalet Meclisi Grubu, 23 Ocak 2026 tarihinde yaptığı toplantının ardından, ABD’de büyük tartışmalara yol açan ICE (United States Immigration and Customs Enforcement) modelini örnek alarak Almanya’da benzer bir “sınır dışı özel polisi” kurulmasını talep etti.

AfD Bavyera Grup Başkanı Katrin Ebner-Steiner, bu kapsamda “AFA” adlı özel bir birimin oluşturulmasını önerdi. ABD’de ICE bünyesinde görev yapan personelin önemli bir bölümünün aşırı sağ çevrelerle bağlantılı olduğu, yeterli güvenlik ve hukuk eğitimi almadan göreve başladığı uluslararası basında sıkça yer alıyor. Son dönemde ICE görevlilerinin yargısız infazlar, sokak ortasında gerçekleşen ölümler ve hatta 5 yaşındaki bir çocuğun sınır dışı edilmesi gibi ağır insan hakları ihlalleriyle gündeme gelmesi, bu modelin ne denli tehlikeli olduğunu ortaya koyuyor.

Bu gelişmelere sert tepki gösteren Bavyera Eyalet Meclisi Yeşiller Partisi Milletvekili Cemal Bozoğlu, AfD’nin planlarının hukukun üstünlüğü ve insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bozoğlu, bu tür politikaların toplumu korku ve güvensizlik ortamına sürüklediğini, göçmenleri genelleyerek suçlu ilan ettiğini belirtti.

Cemal Bozoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu tür yaklaşımlar toplumsal iklimi ağır şekilde zehirler, birlikte yaşam kültürüne büyük zarar verir. Demokratik bir hukuk devleti anlayışıyla kesinlikle bağdaşmaz. AfD’nin önerileri, Almanya’yı şiddetin, takibin ve tehditlerin normalleştiği bir ülkeye dönüştürme riski taşımaktadır. Bu tehlikeli gidişat sadece göçmenleri değil, tüm toplumu olumsuz etkileyecektir.”

Uzmanlar ve insan hakları savunucuları da AfD’nin bu planlarının hayata geçirilmesi halinde Almanya’da köken temelli fişleme, baskı ve sistematik ayrımcılık riskinin artacağı uyarısında bulunuyor.