Türkiye’de ‘’dindar-kindar-uydurulmuş İslamist’’ bir devlet kurmak için ABD’den Meşruiyet alarak Erbakan’a ihanet eden Recep Tayyip Erdoğan’a AKP’’yi kurdurdular.

CİA Ajanlarını öğretmen olarak Türkiye’de ve yurtdışında açtığı okullarla Yargıda, TSK’da üniversitelerde, bürokraside kadrolaşan Fetullah Gülen ile kurduğu ortaklıkla

Muhalefeti, gazetecileri, FETÖ’cü yargıç ve savcılarca Silivri’de tutsak ettiler!

‘’İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder!’’ dediği Belediye seçimlerinde İmamoğlu’na üç kez yenilen Erdoğan, onurlarını satmış yandaş hakim savcılarca İmamoğlu’nun önce diplomasını iptal, sonrada casusluk suçlaması ile tutukladı.

Avrupa Parlamentosu Başkanı, İmamoğlu davasındaki Savcı-Hâkim yandaşlığını:

Türkiye’de Hâkim ve Savcı yetiştiren ‘’Hukuk Fakültelerinin kalitesizliğini vurguluyor!’’

Suçlaması ile tepki göstermelerine rağmen, yaptırım ortaya koymuyorlar!

Hâkim ve Savcıların dokunulmazlığı yerle bir edildi. Ahmak Davasında beraat kararı veren hâkim sürüldü! Diploma iptalini iptal eden hâkim sürüldü.

İstanbul’da hukuk dışı kararlar için Adalet Bakan Yardımcısı AKP’li Akın Gürlek İstanbul Başsavcılığına atanarak hukuku katletmekle görevlendirildi.

Hâkim ve Savcıların cübbelerinde önlerini iliklemesinler diye düğme olmazken, Erdoğan karşılamasında savcılar, yüksek hakimler telaşla cübbelerinde iliklemek için düğme aradılar.

Atatürk, ziyaret ettiği bir ilçede ‘’Gelmeyen devlet erkanı var mı?’’ Sorusuna:

‘’İlçenin hâkimi gelmedi!’’ Dediklerinde Atatürk: ‘Bir hâkim kimsenin ayağına gitmez! Biz onu makamında ziyaret edelim!’’ Der ve hâkimi makamında ziyaret ederler!

Siyasetçilere, tarafsız medyaya, askere, yargıya, yurtseverlere ben yazmaya utandığım hakaretleri küfürleri inandıkları bir dinin gereği olarak yaptıklarını söylemekten öte:

Bu inançları sadece kendi çevrelerine değil okullarda, tarikat okullarında:

Dindar ve Kindar bir nesil yaratma projesini uygulamaya koydular!

Bir tarikat okulunda küçük erkek-kız öğrencilere yapılan tecavüzler ortaya çıktığında

Aileden Sorumlu Kadın Bakanın: ‘’Bir defadan bir şey olmaz!’’ Demesi utanç vericidir.

20 Yıldır, AKP-MHP-HÜDA-PAR iktidarında; yolsuzluk, acımasızlık, ahlaksızlık utanmazlıkta sınır tanımadan ülke bir ortaçağ karanlığına götürülüyor!

Silivri’de Hukukun, devlet onurunun ayaklar altına alındığı bir yargı sürecinde, sadece bir-kaç

verici görüntülerde kanallarda utanç verici görüntülerde Türkiye’de yargının ne denli ayaklar altına serilirken, gözler önüne serilirken, 704 yılla yargılanan bir çete lideri ALİ İHSAN AKTAŞ Silivri’de sanıkların girdiği kapıdan değil HAKİM ve SAVCI’ların girdiği kapıdan girerken Özgür Özel ve Avukatlar herkesin girdiği kapıdan giriyorlar!

704 Yıl hapis istemiyle yargılanan bu kişi, devlet korumasıyla, özel makam aracı ile geldiği Silivri’de, kendi çetesinin yanında devlet tarafından verilen korumalarla oradaki gazetecilere alınan CHP tavırlarla korku verirken, muhalefetin gücünü kırmak için tutsak alınan CHP Belediye Başkanları işlemedikleri suçlardan az yatacaklarken olsalar bile tutuklu kaldıkları günlerden daha az yatacaklarken tutsaklıkları sürdürülüyor!

ALİ İHSAN AKTAŞ: Aşağıdaki suçlar belgeleri ortadayken hem devlet hem de kendi korumalarıyla kahkahalar atarak tehditler savururken, devleti yönetenler bu suça ortak oluyorlar!

42 İHALE YOLSUZLUĞU-

5 TANE RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK-

10 TANE RÜŞVET VERME

21 TANE ÖZEL VE RESMİ BELGEDE TAHRİFAT

400 TANE DAHA ÇOK AKP DÖNEMİNDE BELEDİYELERDE RÜŞVET VE YOLSUZLUKLA

Yargılanacağı Silivri’de utanç duyulacak bir yargı çürümüşlüğünü

BOP Projesinin Eşbaşkanlığını onur sayan iktidarı destekleyenlere

Lanet olsun! Demek yeterli olur mu?

YILDIZ AKALIN