Birkaç yıl önce kış olimpiyat oyunlarına ilişkin oldukça geniş bir yazıyı kaleme almış, yazımda ülkemizdeki dağlardan kayak merkezlerinden ve kış sporlarına ilişkin olanaklarımıza değinmiş, böylesi olanaklara sahip olan güzel ülkemizin hala, bırakın Dünya’yı ve Kış olimpiyat oyunlarını, Avrupa’da bile söz sahibi olamayacak kadar çok ama çok gerilerdeyiz!

Hele şimdilerde ülkemiz tesis konusunda daha fazla olanakları sağlamış olmasına rağmen! Bizlerin Olimpiyatlarda, Dünya şampiyonalarında ve Avrupa şampiyonalarında hala hiçbir varlık gösteremediğimizi üzüntü ile bu kış olimpiyat oyunlarında da izliyoruz!

Tıpkı dün TRT Spor programında yorum yapan, 10 km erkekler serbest yarışmacısı sporcumuz 108 kişi arasından 100. Sırayı alarak elendiğini, konuşmasında ‘’bu derecenin çok kötü olduğunu, bu yarışmaya tam olarak hazırlanamadığını söylemesi, sporcumuzu dinlediğimde tüylerim adeta diken diken oldu ve ürperdiğimi ifade etmek isterim! Nasıl olurda bir sporcu Olimpiyat Oyunlarına iyi hazırlanmadan böylesi bir organizasyona katılır? Pes vallahi inanamadım. Burada sporcumuzun hiçbir suçu yoktur ama bu kararı verenlerin iyice düşünmeleri gerekir diye düşünüyorum!

Bildiğim kadarı ile bu Olimpiyat Oyunlarına 6 erkek ve 2 bayan toplan 8 sporcu ile katıldık ve bunlardan 2 erkek sporcumuz Kayakla atlama dalında, Fatih Arda İbcioğlu ile Muhammet Ali Bedir her ikisi de Normal tepe atlaması sonucunda Fatih 44. Muhammet 48. olarak elendiler. Şimdi sıra Büyük tepe atlayışında umarım daha iyi bir derece yaparlar.

İki sporcumuz Slalom dalında bunlardan bir bayan biri erkek. Bayan soydaşım ne tesadüf kendisini hiç tanımam ama Ada Hasırcı, erkek sporcumuzda çok garip İngiltere’de doğan Annesi Türk babası İsveçli olan Thomas Kaan Önol Lang ülkemizi temsil edeceklerdir

Diğer iki sporcumuz, Mesafeci Abdullah Yılmaz ve İrem Dursun ülkemizi temsil etmektedir, en son iki sporcumuz ise kısa kulvar sürat pateninde; Furkan Akar ve Deniz Örs’tür, sporcularımıza başarılar diliyorum ancak buruk bir şekilde madalya almadan eve döneceklerine üzülüyorum.

Paris 2024 Yaz Olimpiyat oyunlarından sonraki üzüntümüz ve çözümsüzlük sanırım bu kış olimpiyatlarından sonra da bizleri üzüntülere gömecektir! Buradan tüm yetkililere bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum; Türk sporunun geleceğine dair söz söylemek, yalnızca başarılarımızdan övünç duymak değil; aynı zamanda eksiklerimizi cesurca ortaya koymayı, bugünü sorgulamayı ve yarına dair kolektif bir vizyon inşa etmeyi gerektirir. Bu bağlamda; Spor yönetimi ve yönetişimi, altyapı ve sporcu yetiştirme sistemleri, antrenör eğitimi, spor bilimlerinin entegrasyonu, performans ölçümü, etik ve kurumsal sürdürülebilirlik gibi konularda mutlaka çözümler üretmeliyiz ve Türkiye’de spor altyapısı bazı spor dalları için gelişmiş olsa da, genel anlamda yeterli değildir. Özellikle kış sporlarında büyük eksikliklerimiz bulunmaktadır. Bunların dışında; Altyapı Güçlendirilmeli; Yerel yönetimlerin ve özel sektörün katkısıyla, ülke genelinde modern spor tesisleri ve antrenman sahaları inşa edilmemesi, Spor altyapısının yalnızca büyük şehirlerde değil, kırsal bölgelerde de yaygınlaştırılmalı, Futbol dışında amatör branşlara yatırımlar yapılmalı,

Antrenör Eğitimi; Antrenörlerin modern teknikler ve metodolojiler hakkında eğitilmesi sağlanmalı, Yurtdışındaki başarılı sistemler incelenerek yerel düzeyde uygulanabilir programlar geliştirilmeli.

Altyapılarda Yetenekli Sporcular Yetiştirilmeli; Okullarda, yerel spor kulüplerinde ve spor akademilerinde yetenek tarama programları oluşturulmalıdır. Bu programlar, yetenekli çocukların keşfedilmesini ve gelişim süreçlerinin profesyonel bir şekilde izlenmesini sağlanmalı.

Yönetim ve Kurumsallaşma Sorunlarının Giderilmeli; Profesyonel Yönetim: Spor kulüplerinde yönetim kurulları profesyonel kişilerden oluşmalı, yönetim süreçlerinde şeffaflık ve hesap verilebilirlik sağlanmalıdır. Uzun vadeli hedefler belirlenerek, sürdürülebilir başarı için stratejik planlamalar yapılmalıdır, Maddi Kaynaklar Çoğaltılmalı; Özel sektörün ve Devletin, spor projelerine daha fazla katkı yapması sağlanmalı.

Sponsorlukların yaygınlaştırılması ve sporun ekonomik değeri artırılmalı, Spor Kültürünün Geliştirilmesi; Futbol dışı branşlar desteklenmeli, Medya, sponsorluklar ve devlet desteği yoluyla futbol dışı spor dallarına da ilgi çekilmelidir. Her spor branşının tanıtımı ve yaygınlaştırılması için uzun vadeli projeler geliştirilmeli, Sporun sadece profesyonel düzeyde değil, bireysel sağlık ve yaşam kalitesi açısından da önemli olduğu vurgulanmalı. Halkı spora teşvik etmeliyiz, Spor Hukuku güçlendirilmeli; Adil ve Şeffaf Spor Hukuku, Spor hukuku düzenlemeleri daha etkin ve adil hale getirilmelidir. Federasyonlar ve disiplin kurulları şeffaf çalışmalı, kulüpler, sporcular ve antrenörler arasındaki anlaşmazlıklar adil bir şekilde çözümlenmeli,Sporcuların Sosyal Güvencesi ve Hakları; Sporcuların güvencesi sosyal güvenlik sistemi kapsamına alınmalı, özellikle amatör sporcuların sigorta, sağlık hizmetleri ve emeklilik gibi haklarının güvence altına alınmalıdır.

Bizden söylemesi, uygulamak siz değerli yöneticilerimizindir.

En içten saygılarımla

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı