Birçok kişi sosyal medyada kendi sayfasında bulunan arkadaşları ile ilgili çeşitli duygu ve düşüncelere kapılıyor. Bazılar sayfasındaki arkadaş sayısının binleri bulduğunu görünce seviniyor, bazıları ise az sayıdaki arkadaş listesine bakıp endişeye kapılıyor.
Bazılarının çevresi çok geniştir ve çok tanınır. Bazı kişiler ise “ünlü”dür.
Herkes kendi yaşamındaki akışa göre, içinde bulunduğu, geldiği yere göre bir çevre sahibidir.
Akrabaları çok olan da var, az olan da…
Facebook ve Instagram hesaplarında bulunan kişilerden bir bölümünü kendi yaşamında tanırlar.
Sosyal medya mecralarını “tam” da olması gerektiği gibi, birer "dijital hafıza ve nezaket köprüsü" olarak kullanıyoruz.
Yaşamınızdan geçen insanlarla bağımızı tamamen koparmamak ama mesafe “dengesini” de korumak oldukça sağlıklı bir yaklaşım olabilir.
Özellikle eski öğrenciler ve dernek arkadaşları gibi "ortak bir amaçla" bir araya gelinen gruplarda, bu tür küçük dokunuşlar karşı tarafta sanıldığından daha büyük bir değer görebilir.
İnsanlar, üzerlerinde emeği olan birinin veya bir dönem omuz omuza çalıştıkları bir dostun onları anımsamasından mutluluk duyarlar.
Sayfamdaki arkadaşların bir bölümünü tanıdım. Bazıları öğrencim idi. Bazılarını dernek çalışmalarından tanıdım, onlarla çok yakın ilişkilerimiz, dostluklarımız olmadı.
Yine de çok ender de olsa “özel günlerde” bir selam ve kutlama yazısı gönderiyorum.
“Çok yakın” olarak duyumsadığım kişilerden, örneğin ”öğrencilerimden” hiçbir tepki gelmemesine ise doğrusu şaşırıyorum.
Zaten şu an az sayıda eski öğrencim var sayfalarımda; şu an her biri yetişkin ve aile kurmuş durumdalar.
Öğretmen arkadaşların da kendi öğrencileri vardır, iletişimde oldukları…
Eski öğrencileriniz için sizin bir selamınız, yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda onlara verdiğiniz değerin bir göstergesidir.
Çok sık görüşmeseniz bile, o "ender" mesajlar sayesinde ihtiyaç duyulduğunda (bir fikir danışma, bir yardım veya iş birliği) kapıyı aralık bırakmış olursunuz.
Her gün her paylaşıma yorum yapmak yerine, yalnızca özel günlerde (bayram, doğum günü, öğretmenler günü vb.) yazmak, sizi "hatırlı ve saygın" bir konumda tutar.
Eğer bu selamlaşmaları biraz daha kişiselleştirmek isterseniz, bir "Kutlu olsun" yerine çok kısa bir anıdan veya "Çalışmalarınızı izliyorum, başarılarınız daim olsun" gibi bir özel bir vurgulama yapılabilir.
Emek verdiğiniz, zamanında yol gösterdiğiniz, değer verip anımsadığınız kişilerden küçük bir "teşekkür" ya da "size de" yanıtı bile gelmemesi, “nezaket dengesinin” bozulduğunu duyumsatır.
Günümüzde sosyal medya mesajları bazen birer "bildirim yığınına" dönüşüyor. İnsanlar mesajı görseler bile "sonra dönerim" deyip unutabiliyorlar. Bu onların size değer vermediğini değil, dijital dünyadaki dikkatsizliklerini ve yaşam telaşlarını (çocuk, iş, aile sorumlulukları) gösterebilir.
Eski öğrencilerin üzerinde bazen "öğretmenime karşı ne yazsam, nasıl hitap etsem?" çekincesi veya mesafesi olabilir. Bu mesafe zamanla (mesajlara cevap vermeyerek) bir kopukluğa dönüşmüş olabilir.
Eğer gönderdiğiniz bu selamlar sizden bir şeyler eksiltmeye başladıysa, kendinizi "yok sayılmış" hissettiriyorsanız, tutumunuzu değiştirmek en doğal hakkınızdır.
Gönderdiğiniz mesajlara üst üste birkaç kez dönüş yapmayan kişileri listenizde tutsanız bile, onlara özel gün mesajı göndermeyi bırakabilirsiniz.
Enerjinizi, mesajınıza karşılık veren, değer bilen kişilere odaklamak bizi daha mutlu eder.
Eğer "Ben görevimi yapayım, gerisi onlara kalmış" diyebiliyorsanız devam edin. Ama bu durum sizi üzüyorsa, bu "tek taraflı köprüyü" kurmak zorunda olmak gerekmez.
Unutmayalım, bir zamanlar onların yaşamlarına dokunmuş olmak sizin erdeminizdir, ancak bu bağı “sürdürme sorumluluğu” artık yetişkin birer birey olan onlara aittir.
Bu mesajlarda, onların artık birer yetişkin olduğunu kabul eden bir dil kullanmak bağı güçlendirir:
Daha çok ortak geçmişe ve toplumsal faydaya vurgu yapan mesajlar için zaman ayırmak iyidir.
Biliyorum, tüm bu dost, arkadaş ilişkisi uzun yıllardan bugüne değin gelişen, oluşan görüşmelere, karşılaşmalara, sıklıklara bağlı bir durum.
Çok uzun yıllar hiç görüşülmeyen kişilerden artık öyle bir yakınlık, sıcaklık beklemek de olmaz…
Bu konuda çeşitli görüşler ve deneyimler olabilir.
Sağlık ve huzur dolu, güzel ve uzun bir ömür dilerim.
Gönen ÇIBIKCI




Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…