Berlin’de yayımlanan Berlin-Monitor araştırmasının sonuçları, kentteki demokratik değerler açısından ciddi uyarı sinyalleri verdi. Pazartesi günü düzenlenen basın toplantısında, Berlin Çalışma, Sosyal İşler, Eşitlik, Entegrasyon, Çeşitlilik ve Ayrımcılıkla Mücadele Senatörü Cansel Kızıltepe kamuoyunu bilgilendirdi.
Araştırmayı değerlendiren Türkischer Bund in Berlin-Brandenburg (TBB), demokrasinin hâlâ toplumun önemli bir kesimi tarafından desteklendiğini ancak güven düzeyinin 2019’dan bu yana en düşük seviyeye gerilediğini açıkladı. Veriler, Berlin nüfusunun belirli bölümlerinde otoriter, antisemitik ve ırkçı tutumların kaygı verici boyutlara ulaştığını ortaya koydu.
Araştırmaya göre, Berlin’de yaşayan her dört kişiden biri tam anlamıyla otoriter bir “lider yönetimi”ni mümkün görüyor; buna kısmen sıcak bakanların oranı ise yüzde 9,7. Antisemitik söylemlere tamamen ya da kısmen katılanların oranı yüzde 20’yi aşarken, açık biçimde yabancı düşmanı görüşler taşıyanların oranı yüzde 15,1 olarak ölçüldü. “Aşırı yabancılaşma” (Überfremdung) söylemini benimseyenlerin oranı ise yüzde 30,7. Ayrıca Sinti:zze ve Romn:ja’ya yönelik antiziganist tutumların da yaygın olduğu vurgulandı.

TBB Yönetim Kurulu Sözcüsü Ayşe Demir, “Bu rakamlar açık bir alarmdır. Demokrasi; azınlıkların korunması, hukuk devleti ve herkes için eşit haklar demektir. Otoriter hayaller ve dışlayıcı politikalar demokrasiyle bağdaşmaz” ifadelerini kullandı.
Demir, antisemitizm ve ırkçılığın toplumun marjinal kesimleriyle sınırlı olmadığını belirterek, siyaset ve sivil toplumun birlikte ve kararlılıkla hareket etmesi gerektiğini söyledi. TBB, bu çerçevede; demokrasi destek programlarının güçlendirilmesini, ayrımcılıkla mücadele ve danışmanlık yapılarının kalıcı olarak güvence altına alınmasını, eğitim kurumlarında ırkçılık ve antisemitizme karşı bağlayıcı önlemler alınmasını ve Eyalet Demokrasi Teşvik Yasası’nın bir an önce kabul edilmesini talep etti.


Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…