Atatürkçü olmayı, gereksiz bir tutuculuk ve çağdışılık sayıyorlar.
Çoğu; ruhunu bağımsızlık ateşiyle oluşturmamış; o ya da bu çıkar uğruna oraya buraya bağlı; her an düşüncesini egemen olandan yana çevirecek türde kalem sahipleri…
Sözde aydınlar…
Gerçek aydının görevi, halkının yanında; halka doğruları söylemek olmalı oysa…
İşte söylüyoruz:
Atatürk, ulus olarak bizim son şansımız…
O giderse; Türk Milleti gider… Bu kadar açık ve net…
Öyle hayır dualarla birlik, bütünlük sağlanabilseydi; işimiz çok kolaydı. Ulus düzeyine gelememiş toplumların içine düştüğü duruma bakın, görürsünüz bunu…
Bize gelince; hala feodaliteyi ortadan kaldıramamış ulus kimliğimiz de bundan çekiyoruz bunca sıkıntıyı..
Tarihsel gerçeklik bu. Acı ama, gerçek…
Ne yani? Şimdi Dersim'i şunu bunu; demokratik bir duruş ve başkaldırış olarak mı göreceğiz?
Atatürk bizim son şansımız…
Niye mi?
Çünkü O, ulus temelinde, ulusun bağımsızlığından ve egemenliğinden yanadır da ondan…
Neymiş?
E neymiş; ulus yokmuş; hatta ulusçulukla mücadele etmenin zamanı gelmiş!
Bir dene…
Ulus, günü gelir; bir şeylerin elinden gitmeye başladığını anladığında, kim durabilir onun önünde?
Tarih bunun yakın tanıklıklarıyla dolu…
Beyler:
Türk Ulusu bağımsızlığı sever. Birlik ve bütünlük tutkusu, onun genlerinde vardır.
Size önerim;
Çekin elinizi onun bu duygularından ve vicdanından.
Dikkat!
Bunlara dokunan yanar…
Prof. Dr. Kemal Arı

Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…