Avrupa’ya Sosyal Devlet ilkesini kabul ettiren Alman Sosyal Demokrat Partisi SPD Willy Brandt ve Lafonten’den sonra 1998-2005 yılları arasında SPD Genel Başkanı ve Almanya Şansölyesi olan Gerhard Schröder, Sosyal Demokrat ilkelerden, sağa kayış veya merkez sağa yakınlaşma sürecini başlattı.
Hartz IV olarak tanımlanan -sözde REFORMLARLA- işsizlik yardımını düşürerek işsizleri daha düşük ücretli işleri kabul etmeye zorladı.
Sağlık Reformu ile çalışanların, emeklilerin yoksul halkın kazanılmış haklarını reform yutturmacasıyla ortadan kaldırarak sosyal yaşamı pahalılaştırdı. (Agenda 2010)
Bu reformlar, SPD'nin klasik "sosyal adalet" anlayışından ödün vererek, işveren yanlısı ve serbest piyasa ekonomisine yakın bir ekonomik politikaya dönüştüğü şeklinde yorumlandı.
Bu politikalar, SPD içinde ciddi bir bölünmeye (WASG'nin kurulması ve daha sonra Linkspartei ile birleşmesi) neden oldu ve parti tabanında "işçi partisi" kimliğinin yitirildiği eleştirilerini beraberinde getirdi.
İngiltere sol parti lideri Tony Blair ile birlikte "Üçüncü Yol" arayışına girerek, SPD'yi geleneksel sol köklerinden uzaklaştırıp "Yeni Merkez" (Neue Mitte) anlayışına, yani merkeze ve sağa yaklaştırdı.
Tony Blair ABD Başkanı George W. Busch ile anlaşarak Irak’ı işgal etmelerine kendi ülkesinde ve dünyanın önemli kesiminden tepki aldı.
Busch’un ABD Başkanlığı döneminde Siyasal Yasaklı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaset yasağını kaldırılması için CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a Ahmet Necdet Sezer’den sonra Cumhurbaşkanlığı sözü verilerek Erdoğan’ın başbakan olması sağlandı.
Gerhard Schröder, Şansölyelikten ayrıldıktan hemen sonra Gazprom ve Rosneft gibi Rus devlet şirketlerinde üst düzey görevler alması, Schröder'i Alman iç politikasında ve Avrupa'da "sağ popülist/Putin yanlısı" olarak nitelendirilen bir konuma geldi.
Gerhard Schröder, Gazprom görevlisi olarak Rus Doğalgazını Erdoğan’a verdiği destek karşılığı Türkiye’ye satıyordu.
Hatta AKP Kurultayına katılarak Sosyal Demokrat CHP’ye değil Erdoğan’a Almanya’nın desteğini veriyordu.
Artık Almanya’da hükümet olan Sosyal Demokrat Partisi SPD, İslamist Müslüman Kardeşler Örgütünün Türkiye Temsilcisi Recep Tayyip Erdoğan’ı destekliyordu.
Yerel SPD taraftarlarının tepkisi ile SPD, AKP ve Erdoğan’ı eleştirmeye kalkışınca Erdoğan
Soluğu Erdirne’de alarak:
‘’Açarım sınırları, milyonlarca Afganlı, Suriyeli sığınmacıları gönderirim Almanya’ya!’’
Dediğinde; Alman Sosyal Demokrat Parti (SPD) telaş içinde:
‘’Aman HA! Açma sınırları, ben senden yanayım!’’ Diye Erdoğan’dan neredeyse af dileyecekler’
Geçmişte, Hitler Almanya’sının Yahudilere uyguladığı soykırımı bugün Hitler üniformasını giymiş İsrail’in HİTLERİ Netanyahu, bugün Suriye’de Filistin’de Müslüman ya da Filistinlilere soykırım uygularken:
Sadece İspanya Başbakanı Pedro SANCHEZ, bu soykırımı, bu insanlık suçunu görmezden gelen anlı şanlı sözde demokrat, sözde Sosyal Demokrat iktidarların bu iki yüzlülüğü utanç verici olmanın ötesinde bir insanlık suçu işlemekteler!
İsrail’in İran’a uyguladığı saldırıya Erdoğan İsrail’i kınayacak yerde İran’dan kaçan Milyonlarca İranlı sığınmacıyı tutarak Avrupa’yı susturma fırsatına sevinç çığlıkları atmaya hazırlanmakta!
Bakalım Alman Halkı ilk seçimde SPD’nin iki yüzlülüğüne hangi yanıtı verecek!
YILDIZ AKALIN

Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…