Siyasi, Kültürel, İktisadi ve çeşitli olayları toplumun basından haber alması özgür medyanın ana hedefidir. Biz de tarihi süreçte oluşan ekonomik değerlerin, alternatif kullanışlı kıt kaynaklarla ihtiyaçların maddi refahı artırmak için en verimli şekilde nasıl kullanıldığını, üretim, dağıtım ve tüketimin nasıl yapıldığını sayısal veriler anlatmaya çalışacağız.
“Sopayı diksen yetişecek şu topraklarda hala sürünüyorsak, açsak, yorgunsak iki sebebi vardır; Cehalet ve İhanettir” sözü rahmetli İLBER Ortaylı’ya aittir.
Biz de “Un var, şeker var, neden helva yapamıyoruz.” bu da bizim ayıbımızdır.
Basiretli yönetimler planlı ekonomi programı uzay, uçak, atom sanayii, enerji santralleri gibi ultra projeler dünyanın geleceği için riskli olsa da, güvenliğimiz için “Hâkimiyet Göklerdedir” sözüne uygun olarak ileri teknolojilerle kaliteli üretim yapan vasıflı nesiller yetiştirmek zorundayız.
Bu projeleri lafla anlatmak kolay ama yapmak için para ve bilgili yönetim şarttır.
Bugün Dünyanın nüfusu 8,5 milyara ulaştı. Sağlıklı gıda ürün talebi arttı. Dünyanın en iyi coğrafyasında yer alan, dört mevsimi yaşayan Türkiye, milli gelirini arttırmak için tarımda rekabet edilebilir verimli projelerle hedefe ulaşılabileceğini düşünüyorum.
Tarıma bir örnek vermek gerekirse, yüzölçümü 33.720 Km² olan, ¼’ü deniz seviyesinin altında bulunan Hollanda topraklarının yarıdan fazlası tarımda kullanılmaktadır.
2024 yılında 147,5 milyar Euro tarım ürünü ihraç eden Hollanda ABD'den sonra, dünyanın en büyük tarım ihracatçısıdır. Bu para Türkiye bütçesinin %41 kadardır.
Türkiye’nin yüzölçümü ise 783.562 Km² dir. Hollanda’dan 23 kat büyük ve doğal şartları daha iyidir. Türkiye, yılda 35 milyar dolar tarım ürünü ihracatı yapsa 10 yılda işsizlik sorunu kalmaz. Sanayi’de; ise Almanya, Güney Kore, Japonya gibi ülkeleri örnek alınırsa, Türkiye işçi ihraç eden değil, işçi ithal eden konumda olabilir.
Baltık ülkelerinde yaşam altı ay gece-gündüz, altı ay yaz-kış olmasına rağmen ekonomileri iyi, halkı mutlu, binlerce vatandaşımız bu ülkelerde çalışmaktadır. Geliri iyi, sosyal güvenliği garanti olan yurttaşlar dönmek istemiyor.
Biz de Un var, şeker var neden helva yapamadığımızı sorguladığımız zaman, hedefe biraz daha yaklaşmış oluruz. Kalkınmanın temeli, doğal kaynakların varlığı veya yokluğu değildir. Esas olan bilimsel yönetimle üretimi arttırmak ve uluslararası rekabet etmektir.
- Türkiye’nin ekonomi tarihine baktığımız zaman; 1923 -1938 yıllarında Para, Banka, Kredi, Tasarruf, Sanayii, Ticaret yetersizdi. Eğitimli İnsan sayısı azdı.
- Bugün 100 milyar dolarla ifade edilen dış kredinin; ilk bölümü 1930 yılında ABD den 10 milyon dolar, 1934’te Rusya’dan, 8 milyon dolar, 1938’de İngiltere’den 16 milyon Sterlin alındı. Kredi ve iç kaynaklarla ülkenin ihtiyacı olan 46 fabrika Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) kuruldu. Sanayinin ortalama büyüme hızı %8,5, kalkınma hızı 10,5 oldu.
- 1929’da başlayan 10 yıl süren Dünya ekonomik buhranına rağmen, tarım gelirinin ortalaması %16,2 oldu. Tarım ürünleri ihracatı ile savaştan kalan borçlar ödendi, Mal ve hizmetlerin artış hızı pozitif oldu “altın yıllar” olarak anılan bu verilere bir daha ulaşamadı.
- 1930-1946 döneminde ortalama işsizlik oranı %3,2’ye düştü. TC’nin kuruluş yıllarında kaynakların en kısır olduğu dönemde, kalkınma hızını en üst seviyeye çıktı. 2019 da işsizlik oran %14,10 ile tüm zamanların en üst seviyesine ulaştı.
- 2025’te, dış ticaret hacmi 577 milyar dolar, dış ticaret açığı 92,1 milyar dolar, çalışan işçi sayısı 32,7 milyon kişi, İşsiz sayısı 2.736.000 kişi, işsizlik oranı ise %7,7 oldu.
- Bir işçi çalışması için 125.153 dolar x 2.736.000 işsiz sayısı = 342,5 milyar dolar yatırım yapmak gerekmektedir.
- 2026 bütçesi 16,2 trilyon TL/45 TL Dolar kuru = 360 milyar dolardır. Türkiye yıllık bütçe gelirini hiç harcamadan yatırım yaparsa dahi işsizlik ancak başa baş olabilir.
- KİT’ler hantal, zarar eden işletmelerdi, satıldı kurtulduk diyenler, bu fabrikaların iyileştirmesi için hiçbir çaba göstermedi. https://www.birgun.net Satılan fabrikaların yerine, yenisi yapılmadı, İşçiler tasfiye edildi. Yakın geçmişte özel sektör fabrikaları başka ülkelere taşındı ve işsizlik arttı.
Şimdi Dünya liderleri ile ilgili bir olayı örnek vermek isterim. ABD’li psikiyatr Profesör ARNOLD Ludwig 18 yılda yazdığı KİNGOF THE MOUNTAİN isimli kitapta 20. Yy ’da 2000 lideri aynı kıstasa göre 1 ila 31’e kadar puanla değerlendirdiği “Political Greatness Scale” test ’de Roosevelt ve Mao 30 puan, Nehru 25, Churchill 22, Golda Meir 12, Fidel Castro 23, Lenin 28, Khomeini 23, Kennedy 15 puan aldı. 31 puanla “Visionary” sıfatıyla ilk sırada 20. Yy gelmiş geçmiş en büyük devlet adamı unvanını Mustafa Kemal Atatürk aldı.
Bu araştırma ile dünya liderliğini kanıtlanmış olan, birçok ülkede saygı ile anılan Atatürk’ün 1923-1938 ekonomi uygulamaları incelenmeli ve örnek alınmalıdır.
Bugünkü Dünya düzeninde İsrail-Amerika-Rusya siyaseten ulaşılamadıkları hedeflere tehdit, şantaj, işgal ve savaşla Afganistan, Ukrayna, Küba, Libya, Filistin Venezüella, İran örneklerinde olduğu gibi ulaşmak istemektedirler.
İtalya başbakanı Meloni “Trump İran petrolünü istiyor, biz de istiyoruz. Ama meşru yollarla, Amerika ise sadece yağmalayıp çalmak istiyor” dedi
Savaşın getirdiği tahribatlar, daha büyük yokluk, pahalılık işsizlik yaratmaktadır. Daha medeni bir dünya kurmak için savaşa harcanan paralarla, milyonlarca insanın barınma, aş, iş sorunu çözülebilir olsa da; negatif düşüncelerin yetkilendirilmesi sorunları arttırmaktadır.
Gazze’de bir lokma ekmek için aşhane kuyruklarında bekleyen aç insanların yaşadığı eziyet, Dünya’nın gözü önünde olmasına rağmen tepkiler cılızdır.
Sonuç olarak; gelişmesinin ilk adımı eğitimdir. Sayısal çokluk yerine, istihdam yaratan nitelikli eğitim daha önemlidir. Türkiye’de 208 Üniversite yüksekokulun varlığı eğitimli toplum için önemlidir. Ama İhtiyaç fazlası eğitimli işsizlik ise sosyal felakettir. Örneğin; 2025 yılında, öğrenciler hariç 52567 eczacı, 30000 eczane olması, Plansız eğitim, emek, para ve zaman kaybıdır. Bu çarpıcı örnek her meslek için geçerlidir.
İstihdam, ekonomik güç, özgürlük denmektir. İnsana güven mutluluk, düşmanın korku verir.
Saygılarımızla
Necdet TOR




Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…