Bana geldiğinde bir konuk gibi davrandığında anlamalıydım…
Sen; benim arkadaşım değilmişsin…
Buzdolabımızı açıp, istediğini almadığında anlamalıydım…
Sen; benim dostum değilmişsin…
Acılar içinde kıvranıp, gözyaşlarıma boğularak ağladığımı görmezden geldiğinde anlamalıydım…
Sen; benim arkadaşım değilmişsin…
Gözyaşlarım omuzunu ıslatmadığında anlamalıydım…
Sen; benim dostum değilmişsin…
Arkadaşlığına gerek duyup çağırdığımda gelmediğin, yerine hiç ilgisi olmayan ve gelişiyle beni çok kızdıracağını çok iyi bildiğin birini gönderdiğinde anlamalıydım…
Sen; benim arkadaşım değilmişsin…
Çağrıma uyup bana yardımcı olabilmek için gelmediğin ve ben toparlanıncaya değin benimle kalmadığında anlamalıydım…
Sen; benim dostum değilmişsin…
Seni aradığımda yanıt alamadığım, belki de aradığım için kızdığında, kim bilir belki de, sövüp saydığında anlamalıydım…
Sen; benim arkadaşım değilmişsin…
"Derdini anlatmak için neden bu kadar geç kaldın?" diye sormadığında anlamalıydım…
Sen; benim dostum değilmişsin…
Küçük bir tartışmadan sonra; "Artık aramızda her şey bitti!" der gibi, çekip gittğinde anlamalıydım.
Sen; benim arkadaşım değilmişsin…
Zaman yitirmeden araryıp "Unutalım!" demediğinde anlamalıydım…
Sen; benim dostum değilmişsin…
Her zaman senin arkanda olmamı istediğinde anlamalıydım…
Sen; benim arkadaşım değilmişsin…
Her durum ve koşulda arkamda olmadığında anlamalıydım…
Sen; benim dostum değilmişsin…
Zayıf yanlarımı öğrenip beni hep o yönlerimden yaraladığında anlamalıydım…
Sen; benim arkadaşım değilmişsin…
Nelerden hoşlandığımı öğrenmediğin ve bana o yönlerimden seslenmediğinde anlamalıydım…
Sen; benim dostum değilmişsin…
Zayıflıklarımı, karnımın yumuşak yerlerini yüzüme vurduğunda anlamalıydım…
Sen; benim arkadaşım değilmişsin…
Zayıf yanlarımı örtmek için çabalar gibi yaptığında, ama; bunları her ortamda üçüncü kişilere anlattığında anlamalıydım…
Sen; benim dostum değilmişsin…
Beni hep ikinci kişi olarak görmek, göstermek istediğinde anlamalıydım…
Sen; benim arkadaşım değilmişsin…
Benden sonra ikinci olmaktan onur duymaya hiç de hazır olmadığını gördüğümde anlamalıydım…
Sen; benim dostum değilmişsin…
Bu denli bencil biri olduğunu çoook önceden gördüğümde anlamalıydım…
Sen; benim arkadaşım değilmişsin…
Özveri kavramının yaşamında yeri olmadığı gerçeğiyle binlerce kez karşılaştığımda anlamalıydım…
Sen; benim dostum değilmişsin…
Sıkıntılı olmadığım zamanlarda yanımdaymışsın gibi yaptığında anlamalıydım…
Sen; benim arkadaşım değilmişsin…
Son günlerde yaşadığım en sıkıntılı anlarımda yanı başımda olmadığında anladım…
Sen; benim dostum değilmişsin…
Ben; senin huzurlu olman için uğraştım…
Sen; benim huzurlu olmam için hiçbir çaba harcamadın…
Sana neden güveneyim?
Ne arkadaşımsın ne de dostum…
Kimin ya da kimlerin arkadaşısın sen?
Arkadaşların için, "Onlar, benim dostlarımdır!“ diyebiliyor misin?
Kafan karıştı değil mi?
İşin özü, benim de…
Arkadaşım mısın, dostum musun?
Çok geç de olsa anladım bunu…
Şimdi çok iyi biliyorum kimin adam, kimin pancar olduğunu…
Arkadaşlıkları dostluklara, dostlukları arkadaşlıklara çevirmek ne denli elimizdeyse; bir zamanlar arkadaşımız, dostumuz olanlarla selamı sabahı kesmek de o denli elimizdedir.
Ne mutlu arkadaşlıkları dostluklara çevirebilenlere…