Berlin’de Kültürel Mirasın Geleceği Masaya Yatırıldı: Göçün 65. Yılında Akademik ve Sosyal Çıkartma.
Almanya’daki Türk toplumunun 65 yıllık göç serüveni, kültürel mirasın korunması ve geleceğe aktarılması perspektifiyle Berlin’de kapsamlı bir çalıştayda ele alındı. Yunus Emre Enstitüsü ev sahipliğinde düzenlenen “Hafızadan Geleceğe: Dil, Kültür, Sanat ve Gündelik Hayat” başlıklı etkinlik, 19 Nisan 2026 tarihinde Titanic Chaussee Berlin’de yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Etkinlik; Ankara Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Göç Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi iş birliğinde hayata geçirildi. Çalıştayda, Almanya’daki Türk varlığının kültürel kodlarını geleceğe taşıyacak stratejik yol haritaları oluşturulması hedeflendi.

“Göç Çok Katmanlı Bir Olgu”
Programın açılışında konuşan İlker Okan Şanlı, göçü “zamana ve mekâna sığdırılamayan çok katmanlı bir olgu” olarak tanımladı. Berlin’de gerçekleştirilen bu çalıştayın, göçün 65. yılına denk gelmesinin anlamlı olduğunu vurgulayan Şanlı, akademik çalışmaların sahadaki uygulamalara yön verdiğini belirtti.
Şanlı, “Bu çalıştayın sadece geçmişi değerlendirmekle kalmayıp geleceğe yönelik güçlü bir perspektif oluşturacağına inanıyorum. Akademik tartışmaların diplomatik ve sosyal faaliyetlerimize katkısı son derece değerli” ifadelerini kullandı.

Kültürel Kimlik ve Stratejik Planlama Vurgusu
Zeliha Eliaçık ise konuşmasında, Almanya’daki Türk toplumunun kültürel kimliğinin korunmasının kritik önem taşıdığını belirtti. Eliaçık, çalıştaydan elde edilecek verilerin kurumsal stratejilere yön vereceğini ifade etti.

Açılış bölümünde ayrıca Ömer Yıldız ve Erdal Aksoy da söz alarak, diasporadaki Türk toplumunun kültürel mirasının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.

Dört Ana Tema, Yedi Çalışma Masası
Çalıştay kapsamında katılımcılar dört ana tema etrafında yedi ayrı çalışma grubunda bir araya geldi:
Kültürel Aktarım ve Gündelik Hayat: Aile içi gelenekler, dil kullanımı ve gündelik alışkanlıkların sürdürülmesi
Kültürel Aktarım Dinamikleri: Göçün aile yapısına etkisi, kadınların “kültür taşıyıcısı” rolü ve dijital araçlar
Sanat Yoluyla Kültürel Hafıza: Sanatın ve müziğin kimlik inşasındaki rolü
Hafızayı Geleceğe Taşımak: Genç kuşakların iki kültür arasında denge kurma biçimleri
Moderatörler eşliğinde interaktif şekilde yürütülen oturumlar, her grubun hazırladığı raporların sunulmasıyla tamamlandı.

Akademik ve Toplumsal İş Birliği Vurgusu
Çalıştayın sonunda, kültürel mirasın yalnızca geçmişe ait bir değer olarak kalmaması, sürdürülebilir bir şekilde geleceğe aktarılması için akademik çalışmalar ile toplumsal iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Etkinlik, Almanya’daki Türk diasporasının kültürel sürekliliği açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.























Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…