Demokrasi ile yönetilen ülkelerde Devlet Erki üçe ayrılır:(*1)
Yasama-Yürütme-Yargı
Devletin de üç unsuru vardır: ‘’Ulus-Ülke-Egemenlik
Yasama: TBMM; Özgür ve Anayasaya uygun olarak halkın tarafsız Yargı Erkinin denetimiyle gizli oylarla seçilen milletvekillerden oluşur.
Yasama organı, anayasaya bağlı yasalar yaparak yürütme ve yargı yetkilerinden ayrılırlar
Anayasa’ya uygun olması koşuluyla yasa yapmak ve iktidarı denetler.
Yürütme: mevcut yasalara uymak koşuluyla ülkeyi yönetir Cumhurbaşkanı-Başbakan-bakanlardan oluşur! (**2)
Yargı: Yasama ve Yürütmenin hukuka uygunluğunu yargısal olarak kontrol etme görev ve yetkisi ile Yürütme denetler.
Türkiye’de yargı, sağ iktidarlar, hatta 80 Darbesinde bile büyük ölçüde hukuksuzluklara karşı duruş sergilemiş, Anayasa’ya bağlı kalmıştı.
Demirel dönemi olsun, Özal dönemi olsun yargı erki; Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay hukuk devleti çizgisinde kalmışlardı.
ABD, Sovyet Bloğunun dağılmasından sonra Yeni Dünya Düzeni Projesini uygulamaya koyarken BOP Projesinin ilk görevlileri olarak Abdullah Öcalan, Devlet Bahçeli görevlendirilmişti (***3)
16 Nisan 2017 Referandumuyla kabul edilen ve ABD projesinin esri MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yine devreye sokuldu.
Erdoğan’la birbirlerine karşı yaptıkları ağır hakaretlere rağmen Bahçeli gökten bir vahi gelmiş gibi birdenbire önceden de yaptığı Erdoğan’ın çaresiz kaldığı durumlardaki taktiksel girişimlerle onun önündeki engelleri kaldırmıştı.
Bahçeli’nin devreye sokulmasıyla Kılıçdaroğlu ile Laik Cumhuriyet ve Laiklik karşıtı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı yapılarak AKP’nin önü açılmıştı.
Baykal’a Beyaz Saray’da geleceğin cumhurbaşkanlığı sözü verilince tüm uyarılara rağmen Muhtar bile olamayacak RTE’nin önü açılarak bu günkü konumuna getirilmesini sağladı.
9 Temmuz 2018 Tarihinden itibaren uygulamaya konulan sadece Türkiye değil ABD’ye karşı olan ülkelerin liderlerini de saf dışı bırakmak için hazırlanan BOP Projesi uygulamayakonulmakla kalmadı, Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni Siyasal İslamcı dönüştürme amacı
AKP-MHP-HÜDA-PAR, DSP, BBP ortaklığı ile karşı devrim hareketi başlatılmakta kalmadı
Bu günlerde neredeyse tam hedefe ulaşacakken
Kurtuluş Savaşının siyasal simgesi, Modern Laik-Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi CHP devreye girerek üstlendiği Laik-Demokrat Türkiye için kutsal ve onursal bir mücadele başlattı.
Bugün Yargı erkine kurallar çiğnenerek binin üzerinde AKP İl-İlçe yönetimlerindeki Avukatlar hâkim-savcı yapılarak YSK-HSK-Yargıtay ve diğer yerel mahkemelerde bir parti militanı gibi çalışma başlattılar.
Yargıtay’ın Tarikat yanlısı, İktidar yanlısı (MHP-AKP) yargıç ve savcılarla doldurulduğu bağımsız basın tarafından duyuruldu.
Şimdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti Erdoğan’ın dediği gibi iki seçenekten birini seçmek zorundalar:
Ya AKP-MHP-HÜDA-PAR iktidarına Biat edecekler
Etmezlerse Bertaraf edilecekler!
YILDIZ AKALIN
(*1) Erk, kuvvet-güç anlamındadır!
(**2) 15 Temmuz 1916 yılında gerçekleşen Kontrollü FETÖ Darbesinin muhalefet ve TSK içerisindeki Laik Cumhuriyet’e ve Atatürk ilkelerine bağlı Generaller, subaylar ve halkın direnişiyle bastırıldıktan sonra Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli, HÜDA PAR Meral Akşener desteğiyle Cumhurbaşkanlığı sistemi uygulamaya konmuştu.
(***3) Alpaslan Türkeş, yasaklı olduğu dönemde Bahçeli’nin ABD ajanı olduğunu ihbar eden Mektubunu eski MHP görevlisi Yaşar OKUYAN tarafından kamuoyuna duyurulmuştu.

Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…