Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi yola başvururlarsa vursunlar, halkta bir karşılığının olmadığını onlar da görüyorlar.

AKP’ye iltica eden belediye başkanları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin, ardı arkası gelmeyen gözaltılar, tutuklamalar, muhalefet partilerine uygulanan akıldışılıklar, yönetimin ulduğunu, bu ulmaktan kaynaklanan ve insanın burun deliklerini sızlatan pis kokuyu yeniden, yeniden sokuyor halkın gözüne.

Halkı inandırma ve güvenini sağlama yeteneğini yitirdi kaÇAK SARAY yönetimi.

Ülkeyi iki dudağının arasına alarak yöneten ve bunun sonsuza değin süreceğine salt kendisini inandıran Beştepe Mukimi’nin muhalefete yönelik saldırıları, kesintisiz sürüyor.

Sarayından yaptığı her atak, ülkedeki yıkımın, halkın mutsuzluğunun ve umutsuzluğunun resmidir.

AKP’ye ilticaya zorlanan belediye başkanlarının, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İBB Davası Borsası açıklamasının ardından İBB’ye yönelik 9. Operasyon dalgası da halkın yükselen tepkisiyle karşılaştı.

Halkın istencine darbe vuran, yargıdaki borsa savlarına yanıt üretemeyen yönetime karşı; toplumun geniş kesimi, ülke gerçeklerinin neler olduğunu görüyor.

Belediyeler önünde toplanan yurttaşlar yönetime karşı savaşım çağrılarını en yüksek tonda dile getiriyorlar.

AKP’ye iltica eden bir büyükşehir belediye başkanına ilişkin, 2025 yılının başında, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a 20 dosya sunulmuş örneğin...

Bu dosyaların sunulmasına karşın bir ilerleme görülmemiş.

Neden acaba?

Başkanı AKP’ye iltica etmek zorunda bırakmak için olabilir mi?

Belediyeyle iş yapan, adını artık herkesin ezberlediği bir iş yükleniciyle ilgili, saptanan yolsuzluklar nedeniyle belediye başkanına “AKP’ye iltica et!” baskısı yapılmış olabilir mi?

Emeklilerin gelip kahvaltılarını ettikleri bir Emekli Lokali açan, okullara öğrencilerin kana su içtikleri Su Sebilleri bağışlayan CHP’li bir belediye başkanını gözaltına almakla yukarıda sözünü ettiğim konuyu gündemden düşürmeyi amaçlamış olabilirler mi?

Ülke; cayır cayır yanan orman yangınlarıyla kavruluyor.

Umurlarında mı?

Kuruluşundan bu yana AKP’ye oy verenler bin pişman olduklarını açıklıyorlar.

İnanların önlerini görecek güçleri kalmadı.

Pazar kapandıktan sonra gelerek, döküntüler arasında işe yarar sebze, meyve arar duruma geldiler.

Belediyelerden yardım bekliyorlar.

Yönetim; halkın elinden tutan belediyelere ya el koyuyor ya da onları AKP’ye ilticaya zorluyor.

AKP; iltica ettirdiği adlar üzerinden halkın istencini ortadan kaldırıyor.

İlticacı kişiler üzerinden muhalefeti de bölmeye çabalıyor.

Yalan makinesine döndüler.

Her gün biri çıkıyor, AKP’ye katılacak ünlü belediye başkanları var yalanını atıyor ortaya.

Bu başkanlar bunların yalanlarını boğazlarına soksalar da, yalanda sınır yok AKP’de...

Yazının başlığında da belirttiğim gibi; doluya koyuyorlar, almıyor.

Boşa koyuyorlar dolmuyor.