Çaldılar…
Gencecik çocuklarımızın beş yaşından itibaren yarış atları gibi koşturarak, çocukluklarını yaşamadan, verdikleri emeği, çaldılar.
Memleketin çocukları, yıllarını ve büyük emeklerini verdikleri diplomaları ile işsiz kalırken, çifter çifter edindikleri sahte diplomalarla kıyak mevkilerde, abdest alıp, namaz kıldılar.
Elektronik imzaları bile çaldılar,
Kurumlarda çalışıyorlar.
Her meslekte, doktor, mühendis, avukat... Ver parayı al diplomayı.
Çalıntı diplomalı imam bile varmış, düşünün camide, 12 yıldır imamlık yapıyor.
Vaaz veriyor.
Ama öğrendik ki, sahte diplomayla çalışırsa, işine emek verirse, kul hakkına girilmiyormuş.!
Dinini emredildiği gibi okuyarak anlamazsan, böyle sahte imamlar, sana gücün siyasetine uygun din yaratırlar..
Tam o sırada, araya yakılan binlerce hektarlık ormanların, canımızın,malımızın derdi çıkınca , sahtekar diplomacılara ne oldu, arada kaynadı, gitti !
Devletin değil de bakanların sahiplendiği hastanelerde, memleketin bebeklerinin hayatlarını çaldılar...
Tutuklu olan var mı?
Bilmiyorum...
Çünkü, o canileri sıraya dizip medyaya servis etmiyorlar.
Hem artık bebek katilleri, "Sayın" yapılınca, keyfine komisyonlar kurulunca, üç beş bebek katleden sağlıkçı üç beş günle kurtulur, kıvamına geçirildik.
Hazineyi çaldılar...
Kim çaldı?
Hala bir açıklama yok…
İstifa yok, soruşturma yok, hesap veren yok...
Bu arada, parantez içinde, belirteyim.
Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, temmuzda bütçe açığı 23,9 milyar TL olurken 7 aylık bütçe açığı 1 trilyon lirayı aştı.
Malum iktidarın itibarı önemli!
Oyları çaldılar, kendimiz sorduk, kendimizi dinledik. Muhatap bile bulamadık...
Topraklarımızı çaldılar.
Köylüler hala arazilerin başında direniyor, isyan ediyor... Duyan yok!
Askerde karşısında, isyan bastırıyor.
Artık takip bile edemiyoruz...
Toprakları madencilerin talanına tek tek teslim ediliyor.
Sanki, birileri bizimle dalga geçiyor, bizimle eğleniyor gibi.!
Geleceğimizi çaldılar...
Bunlar yaşanmış tarihimizi bile çalıp, üstüne kondular...
Çalamadıklarını unutturmaya çalıştılar.
Tıpkı ülkenin yetiştirdiği pırıl pırıl belediye başkanları, hukukçuları, gazetecileri, siyasileri gibi, evirip, devşiremedikleri herkesin özgürlüğünü çaldıkları gibi.
Geçmişimiz gibi, geleceğimiz de zindanların karanlığında gibi, mümkünse yok olsunlar, der gibi...
Adaleti çoktan çaldılar...
Demokrasininse adı kaldı.
Umut adına verilen her mücadeleyi, hukuksuzca çaldılar.
Yılmayınca, belediyeleri çalmaya başladılar.
Halkın iradesi ile alamadıkları şehirleri, halkın seçtiklerini kumpaslayarak çalmaya başladılar.
Yerden yere vurdukları, muhalif belediyelerin çalışmalarını, akıl almaz kirli oyunlarla engelleyerek, yıldırmak için düzenledikleri pis oyunları bitmek, tükenmek bilmedi.
Daha birkaç hafta önce, iktidara ait bir belediyenin çöp toplama araçlarına yükledikleri çöplerini, üşenmeden muhalefete ait bir şehrin mahallelerindeki boşaltılmış, temizlenmiş, çöp varillerine aktardıklarını ağzımız açık izledik. Adamlar kendi çöplerini getirip, tek tek muhalif belediyenin çöpüne üşenmeden, boşalttı... Akıl tutulması, hırsın, düşmanlığın, kötü olmanın bana göre zirvesi.
Maksat “Bakın, muhalefet belediyeleri çöp bile toplayamıyor," demek... İnanılmaz bir ucuzluk!
Baktılar yine olmuyor, halk yine de onlara güvenmemekte kararlı, el yükselttiler ve halkın iradesine göz diktiler.
Hem de başarılı bir belediyenin, topuklu efesi diye, nam salmış, bir kadın başkanını.
Efe hanım topuklayarak giderken, tek başına gitse, efeliği belki devam ederdi. Ama hanımefendi ona,halkın verdiği oyları da, “Çeyiziymiş”,gibi yanına alarak gidince, hırsızlık ihanetle , katlandı !
Bu milletle dalga geçer gibi üstüne birde, “alnımmm ak, başımmm dik”Derseniz, siz sadece siyasi hayatınızı değil, insani onurunuzuda yitirmiş olursunuz. .
“Ben Mustafa Kemal’in yolunda, O nun partisindeyim” bu yolda hizmet edeceğim vaatleri ile kandırdığınız milletin ,gözüne baka baka, düne kadar küfrettiğiniz, en ağır hakaretlerde bulunduğunuz partiye , gidip, ezilerek, biat edip,rozet takarsanız,bunun açıklamasını da yapmak zorundasınız.!
Ağzımı açarsam tek tek dökerim diye, verdiğiniz gözdağını, tek tek dökeceksiniz .
Eşininizin şirketi batmasın diye mi, ordasınız?
Hakkınızda açılan dosyalardan korktuğunuz için mi ordasınız?
Ya da tehdit mi edildiniz ?
Açıklamak zorundasınız,!
Halkın iradesi ile yıllardır oturduğunuz koltuk, sizin kişisel siyasi tercihlerinizle yön değiştiremez.
Verirsiniz istifanızı yaparsınız tercihinizi !
Futbolcu transferi bile bu kadar basit olmuyor, onların bile hakkında emek veren kulüpleri karar veriyor.
Böylesine bir geçişi, büyük başarı olarak ilan eden, İktidar partisine zaten şaşıran yoktur, biliyorum
Onların fıtratlarında var ..!




Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…