Karamürsel’de yaşayan 45 yaşındaki Cüneyt Keskin, bir insanın sessizce ölüme nasıl terk edildiğini gözler önüne seriyor. Üç dil bilen, çevresi tarafından sevilen, yardımsever ve onurlu bir hayat sürmüş olan Keskin, bugün ağır bir sağlık krizinin ortasında, devletsizliğin, ilgisizliğin ve duyarsızlığın en sert haliyle karşı karşıya.
Ayak damarlarında ileri düzey tıkanıklık olan Keskin’in sağ bacağına üç, sol bacağına iki stent takılması gerekiyor. Üstelik sağ bacağındaki bir damar tamamen iflas etmiş durumda. Uzmanlar bu damarın mutlaka değiştirilmesi gerektiğini, aksi halde iki bacağının birden kaybedilebileceğini söylüyor. Bu, ihmal kaldırmayan hayati bir süreç.
Devlet 6 Ay Sonraya Gün Veriyor
Cüneyt Keskin’in çalışamıyor oluşu, sosyal güvencesini de askıya almış durumda. Devlet hastanelerine başvurduğunda karşısına çıkan yanıt: “6 ay sonraya gün verebiliriz.” Oysa bu ameliyatın bir ay bile beklemeye tahammülü yok. O altı ayda bir değil, iki bacağını da kaybetme riski var.
Özel hastaneler ise umutsuzluğun başka bir yüzü. Tedavi için istenen ücret tam 1 milyon TL. Cüneyt’in bu parayı bulma ihtimali yok. Yani devlet kapısı kapalı, özel sektör ise dudak uçuklatan bedellerle hayat kurtarmayı bir ticarete çevirmiş durumda.
“Kimsesi Yok mu?”
Cüneyt Keskin’in durumunu kamuoyuna ve yetkililere taşıyan duyarlı vatandaşlar ve dostları, Karamürsel Belediyesi’ne, Karamürsel Kaymakamlığı’na ve Kocaeli milletvekillerine başvurdu. Ama ne oldu biliyor musunuz?
Duyarlılık göstermek yerine, sorulan ilk ve tek soru şu oldu:
“Kimsesi yok mu?”
Evet, bu devletin temsilcileri, bacağındaki damar çürümüş bir vatandaş için çözüm aramak yerine, başkasının ona sahip çıkıp çıkamayacağını sorguladı. Bu sorunun içinde yatan zihniyet acı verici: Eğer “bir yakını, bir tanıdığı, bir dayısı” yoksa, gözden çıkarılabilir demek bu. “Kimsesi yoksa biz de yokuz” demek!
Peki biz vatandaş olarak sormayacak mıyız:
Devlet tam da böyle zamanlarda ne işe yarar?
Sağlık Bakanlığı Sessiz, Milletvekilleri “ık mık”

Cüneyt’in durumu Sağlık Bakanlığı’na da iletildi. Ancak bakanlık derin bir sessizlik içinde. Kocaeli milletvekillerinden gelen tek şey ise, hiçbir sorumluluk almayan, içi boş geçmiş olsun temennileri. Somut bir çözüm önerisi yok, girişim yok, sahiplenme yok. Sadece “ık mık” eden laflar ve “ne yazık ki elimizden bir şey gelmiyor” türünden klişeler.
Oysa görevleri tam da bu: Sahipsiz kalan yurttaşın yanında olmak.
Komediye Dönüşen Gıda Yardımı
Cüneyt Keskin aynı zamanda özel beslenme ihtiyacı olan bir hasta. Ancak Kocaeli Valiliği’nin gönderdiği yardım kolileri tam bir skandala dönüşmüş durumda. Kolide etli nohut, pilav, cacık ve tarhana çorbası gibi ağır gıdalar var. Yani bırakın diyetle alakalı olmasını, bu ürünler hastalığını ilerletebilecek kadar riskli.
Devletin sağlık sistemi işlemiyor, yardım sistemi komikleşmiş, karar vericiler ise “kimsesi var mı?” sorusunun arkasına sığınıyor.
Bu Düzen Böyle Gidecek mi?
Cüneyt Keskin bir birey. Kimlik numarası var, geçmişi var, çalışmış, üretmiş. Ama şimdi ortada kalmış. Ne sosyal güvenlik sistemi sahip çıkıyor, ne yerel yönetim, ne de devletin büyük kurumları. Bu insanlar oy isterken değil, vatandaş can çekişirken hatırlanmalı.
Bu ülkede yaşamanın bedeli bu olmamalı. Üç dil bilen, düzgün ve onurlu bir hayat yaşamış bir insanın kaderi, “yakını yoksa çaresi de yok” anlayışına terk edilemez.
Cüneyt’e Ses Olalım!
Bu yazı sadece Cüneyt Keskin için yazılmadı. Onun şahsında, kaderine terk edilen herkes için bir çığlık bu. Devletin görevi, yakını olanla olmayanı ayırmak değil; her vatandaşa eşit ve zamanında müdahale etmektir.
Sağlık Bakanlığı’na, Kocaeli Valiliği’ne, Karamürsel Belediyesi’ne, Kocaeli milletvekillerine çağrımızdır:
• Derhal Cüneyt Keskin için özel bir sağlık süreci başlatın.
• Tedavi masraflarını karşılayacak bir fon ayarlayın.
• Sosyal güvencesi olmayan hastaların sistem dışına itildiği bu adaletsizliği durdurun.
• Yardım sistemini, gerçekten ihtiyaçlara göre düzenleyin.
• Ve lütfen… “Kimsesi yok mu?” demeyi bırakın!
Halk olarak biz susmayacağız. Cüneyt için ses veriyoruz. Siz de duyun. Yarın çok geç olabilir!





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…