Başlıkta yer alan harfler; Kur Korumalı Mevduat Sistemi adı verilen, devletin öz kaynaklarının para babalarına peşkeş çekilmesinin de adıdır.
KKM, Türkiye’de; 2021-2025 yılları arasında uygulanan bir sistemdir.
KKM çerçevesinde gerçek kişiler, yabancı para biriminden olan paralarını Türkiye para birimi olarak bankaya, vadeli olarak yatırmaları durumunda, paraları hesapta durduğu sürece, yatırdıkları para biriminin Türkiye para birimi karşısında kazanacağı her kuruş değerden, anında yararlanacak ve bu değer artışı, hemen hesaplarındaki paraya eklenecektir.
TL yatırımları; döviz alış kuru üzerinden, dövize sabitlenecek, böylece yatırımlarına, kur artışı nedeniyle oluşabilecek zararlardan korunma olanağı sağlanacaktır.
Sistem, kur artışı durumunda kullanıcılara ödenecek farkın devlet bütçesinden karşılanmasını yasalaştırarak kurulmuştur.
Bu yolla devletin hazinesine giren paranın, Kasım 2023 tarihine değin 700 milyar TL, anılan dönemki kura göre, yaklaşık, 25 milyar ABD Doları olduğu belirtilmiştir.
KKM Sistemi; Türkiye'de, 21 Aralık 2021 tarihinde, Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin göreve gelişinin üçüncü haftasında başlatıldı.
Sistemin yürürlüğe girmesinin ardından, Türk Lirası, döviz kuruna karşı, ilk aşamada, %40 değer kazandı.
Ancak; Dolar kuru, yaklaşık iki yıl sonra, 30 liraya yükseldi.
Bu süreçte; KKM'nin ekonomiye maliyeti ve zararı, muhalefet tarafından, sıklıkla, gündeme getirildi. Mayıs 2023'teki seçimler sonrasında ekonomi yönetiminde yaşanan değişimle birlikte, KKM ödemelerinin, yatırımın yapıldığı bankalar yerine, Merkez Bankası tarafından karşılanmaya başlaması, Merkez Bankası üzerinde ek bir yük oluşturdu.
Sistemle ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan; KKM'nin sonlandırılması yönünde adımlar attılar.
Sistemden çıkışı özendirmek amacıyla Türk Lirası yatırım faizleri artırıldı,
KKM faizleri düşürüldü ve bankaların KKM hesapları için Merkez Bankası'na yatırması gereken zorunlu karşılıklar yükseltildi.
Ayrıca; 1 Ocak 2024 tarihinden sonra KKM Sistemi’nde yeni hesap açılamayacağı duyuruldu.
KKM Sistemi’nin Türkiye ekonomisine getirdiği maliyet, yalnızca ödenen para üzerinden değil, aynı zamanda aşırı düşük faiz ortamının sürdürülmesi, enflasyon ve dış denge sorunları gibi daha geniş çaplı etkiler üzerinden de değerlendirilmeliydi.
Ekonomist Hakan Kara’ya göre, KKM'nin ekonomiye gerçek yükü, aşırı düşük faiz ortamını uzatması ve buna bağlı olarak enflasyonun artması, yatırımcıya kazandırılan astronomik rakamlar nedeniyle döviz rezervlerinin eksilmesidir.
Bu nedenle; kamunun dövize gereksinimi karşılanamamış, bu durum ekonomi için taşınması olanaksız güçlükler oluşturmuştur.
Sonuçta; KKM Sistemi, Türk Lirası birikimi yapanların Türk Lirası borçlananlara bir kaynak transferi yaratmış, bu durum; değişmeyen gelirli kesimin alım gücünün hızla erimesine neden olmuştur.
Dolayısıyla; sistemden çıkış ve ekonominin normalleşmesi için atılacak adımlar, hem maliyetin giderilmesi hem de ekonomik sürekliliğin sağlanması açısından büyük önemdedir.
Bir basit hesapla konuyu daha anlaşılır duruma getirmeye çalışalım.
Bugün; 100 000 Dolar yatırdınız KKM vadeli hesabınıza. O saatte; 1 Dolar, diyelim ki, 40 TL.
Hesabınızdaki para bu durumda 4 000 000 TL eder.
Aradan 1 saat gibi bir zaman geçer. 1 Dolar 41 TL olur.
Hesabınızdaki para; 1 saat sonra, 4 100 000 TL’ye yükselir.
Saat hesabı bu olursa; varın siz gün, hafta, ay ve yıllara göre hesaba durun!
Bunun farkına varan para babaları geldiler, büyük büyük paralarla.
O büyük büyük paraları TL olarak Vadeli KKM Hesaplarına yatırdılar.
Kasım 2021 ile Ağustos 2025 arası, 4 yıl bile olmadan, Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye’sinden 60 000 000 000, yazıyla altmış milyar Dolar’ı iç ettiler.
Onlara bu akıl almaz soygunu yaptıranlar da ülkenin Hazine ve Maliyesini yönetenler ve onlara bu işi böyle yapma buyruğunu veren(ler) oldular.
Para babalarına var!
İşçiye, emekçiye, emekliye, memura yok!
Sonra da bu ülkeyi düzlüğe çıkarmak için, bu yok yoksul bıraktığın halka Andersen’den masallar anlat!
„Ne yazık ki!“ diyelim ve ekleyelim:
„Senin bu tel dolaptaki yalancı dolmanı, bu yoksul halk, yok ve yoksul duruma düşürüldüğünün farkına bile varmadan, 22 yıldır yediler...“

Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…