Fulya OMAÇ / HATTUŞAŞ - ÇORUM

Tarihin ilk kadın diplomatı olarak kabul edilen Puduhepa, sadece Hititlerin değil, tüm insanlığın barış umuduna mühür basan bir lider oldu. Bronz Çağı’nda Mısır ve Hitit İmparatorluğu arasında 15 yıl süren kanlı savaşların ardından imzalanan Kadeş Antlaşması, tarihin bilinen ilk yazılı uluslararası barış belgesi olarak kayıtlara geçti.

M.Ö. 13. yüzyılda gerçekleşen bu antlaşma, yalnızca savaşları sona erdirmekle kalmadı; aynı zamanda diplomasi tarihinde eşitlik ve iş birliği temelli ilişkilerin başlangıç noktası oldu. Bu tarihi belgede, dönemin güçlü hükümdarları Mısır Firavunu II. Ramses ile Hitit Kralı III. Hattuşili’nin mühürleri yer alırken, en dikkat çekici detaylardan biri de Hitit Kraliçesi Puduhepa’nın mührüydü.

Bugün orijinali İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde, replikası ise Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde sergilenen Kadeş Barış Antlaşması, yalnızca bir diplomasi başarısı değil; aynı zamanda bir kadının uluslararası siyasete attığı ilk imza olarak tarihe geçti.

Kraliçe Puduhepa, siyasi zekâsı, diplomasi yeteneği ve eşitlikçi yönetim anlayışıyla hem Hitit tahtını hem de dünya tarihini şekillendirdi. Firavun Ramses ile doğrudan yazışmalar yaptı, kızını Mısır’a gelin göndererek hanedanlar arası ittifak kurdu ve barışın kalıcı olmasını sağladı. Bu yönüyle, “Barış Kraliçesi” unvanıyla anıldı.

Bugün her yıl 21 Eylül’de kutlanan Dünya Barış Günü, insanlığa barışın önemini bir kez daha hatırlatıyor. Birleşmiş Milletler’de çalınan Barış Çanının sesi, Puduhepa’nın binlerce yıl öncesinden yükselen barış çağrısıyla birleşiyor: “Barış mümkündür, yeter ki isteyin.”

Puduhepa’nın diplomatik dehası, kadın liderliğinin ve barışın simgesi olarak hala yaşamaya devam ediyor. Onun adı, hem arkeoloji müzelerinde hem de insanlığın hafızasında evrensel barışın mührü olarak yer alıyor.