Türkiye’nin Amerika ziyareti, medya ekranlarında süslü manşetlerle, renkli fotoğraflarla ve sahte bir coşku ile halka sunuldu. Oysa işin özüne bakıldığında, bu ziyaretin Türkiye’ye getirdiği hiçbir kazanım yok. Tam tersine, Türkiye’yi bir kez daha zincire bağlayan, bağımlılığı artıran, bağımsızlığı eriten anlaşmalarla dolu bir süreç yaşandı. Bu tabloda ise, bütün bunları görmezden gelip sadece verilen fotoğraflara sevinmek aptallara kalıyor.
Peki neler oldu, neler olmadı?
1. Gazze Konuşulmadı
Ortadoğu’da kanayan yara olan Gazze, Filistin halkının yaşadığı zulüm ve İsrail’in işlediği insanlık suçları hiç gündeme getirilmedi. Türkiye yıllardır “mazlumların yanındayız” söylemini diline pelesenk ederken, Washington ziyaretinde Filistin’in adı bile anılmadı. Gazze halkı bombalar altında can verirken, Amerika’da verilen pozlarda bir tek Filistin’in gölgesi bile yoktu. İşte gerçek bu.
2. F-16 ve F-35 Krizi Çözülmedi
Türkiye yıllardır Amerikan savaş uçakları üzerinden oyalandı. F-16 modernizasyonu ve F-35 programına geri dönüş meselesi hâlâ belirsiz. Ziyaretin en önemli gündemlerinden biri bu olmalıydı. Ama sonuç? Hiçbir ilerleme sağlanmadı. Türkiye hâlâ “acaba verecekler mi, acaba engelleri kaldırırlar mı?” diye kapı aralığında bekliyor. F-16 ve F-35 meselesi bir kez daha çözülmedi.
3. YPG (PKK) Konusu Reddedildi
Türkiye’nin yıllardır dile getirdiği en temel güvenlik kaygısı, Suriye’nin kuzeyinde Amerikan desteğiyle varlığını sürdüren YPG-PKK yapılanmasıydı. Ancak bu ziyarette de Washington yönetimi açıkça Türkiye’yi umursamadı. YPG’ye verilen silah desteği, askeri koruma ve siyasi meşruiyet masada bile konuşulmadı. Türkiye, “terörle mücadele” konusunda bir kez daha yalnız bırakıldı.
4. Boeing Siparişi Verildi
İşin en ironik tarafı burada başlıyor. Türkiye’nin elini güçlendirecek hiçbir kazanım elde edilmezken, Amerikan şirketi Boeing’e milyarlarca dolarlık uçak siparişi verildi. Yani Türkiye’nin parasını Amerika kazandı. Yandaş medya bu anlaşmayı “ekonomik işbirliği” diye sundu. Gerçekte ise Amerika Türkiye’ye hiçbir şey vermedi, sadece cebini doldurdu.
5. Nükleer Tesis Anlaşması
Türkiye’nin enerji alanında bağımsızlık elde etmesi için Rusya ile yürüttüğü nükleer işbirliği biliniyor. Ancak Amerika ziyaretiyle birlikte “nükleer tesis anlaşması” adı altında Washington’a da kapılar açıldı. Bu, enerji bağımsızlığını artırmak yerine Amerika’ya daha fazla bağımlı olmak anlamına geliyor. Kendi teknolojisini, kendi iradesini geliştirmek yerine, bir kez daha dışa bağımlılık zinciri güçlendirildi.
6. Rusya’dan Gaz ve Petrol Alımı Sıkıntıya Girdi
Amerika’nın baskısıyla Türkiye’nin Rusya’dan aldığı enerji konusunda da yeni sorunlar baş gösterdi. Yani Türkiye hem doğalgazda hem petrolde yeni bir sıkışma sürecine girdi. Amerika kendi çıkarını dayatırken, Türkiye’nin enerji güvenliği ikinci plana itildi.
Türkiye Tam Kucağa Geldi
Bütün tabloya baktığımızda, Türkiye’nin Washington ziyaretinden elde ettiği tek şey birkaç fotoğraf ve bolca illüzyon. Fakat gerçeklere bakınca:
Gazze unutuldu,
F-16 ve F-35 çözülmedi,
YPG-PKK görmezden gelindi,
Amerikan şirketine milyarlarca dolar kazandırıldı,
Enerjide bağımsızlık yerine bağımlılık artırıldı.
İşte Türkiye’nin kazancı bu: sıfır. Hatta sıfırın da altında. Çünkü bağımsızlığını daha fazla yitiren, güvenlik sorunlarında daha da yalnızlaşan, ekonomik kaynaklarını Amerika’ya aktaran bir ülke ortaya çıktı.
Türkiye adeta Amerika’nın kucağına oturtuldu. Siyasi iktidar, bu tabloyu halka “büyük başarı” diye pazarlamaya çalışıyor. İşte aptallar tam da burada devreye giriyor.
Aptallar Bu Fotoğraflara Sevinebilir
Bilinçli bir halk, bağımsız bir ülke isteyenler için bu ziyaret bir felaket. Ama aptallar için başka. Çünkü onlar için mesele gerçeği görmek değil, televizyonda servis edilen fotoğrafları izlemek. Cumhurbaşkanı’nı Amerika’da kırmızı halıda yürürken görmek, Biden’la el sıkışırken poz vermesini izlemek onlar için yeterli. “Bak Amerika’da nasıl karşılandık!” diyerek coşkuyla alkışlıyorlar.
Oysa o el sıkışmalardan Gazze’ye bir fayda gelmedi. O kırmızı halılar Türkiye’nin güvenlik sorunlarını çözmedi. O pozlardan Türkiye’ye ne bir teknoloji geldi ne de bağımsızlık. Gelen tek şey Amerikan şirketlerine para, Amerikan siyasetine itaat oldu.
Ama aptallar için bunların bir önemi yok. Onlar sadece fotoğrafı görüyor. İşte bu yüzden “aptallar için fotoğraflar çekildi” diyoruz.
Türkiye’nin Amerika ziyareti bir kez daha gösterdi ki, iktidarın dış politikası sadece günü kurtarmaya, içeride algı yaratmaya, halkı uyutmaya dayanıyor. Gerçek sorunlar çözülmediği gibi, daha da derinleşti. Ama ekranlarda süslü görüntüler, gazetelerde “tarihi başarı” manşetleri atıldı.
Gerçekler acıdır ama net:
Türkiye bağımsızlığını kaybediyor, Amerika’ya daha fazla teslim oluyor. Bu tabloya rağmen sevinmek ancak aptalların işidir.




Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…