Taner TÜZÜN / NÜRNBERG

10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü, her yıl dünya genelinde ruhsal hastalıklara dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanıyor. Nürnberg Belediye Meclis Üyesi ve Nürnberg Hastanesi Psikiyatri Bölümü çalışanı sosyal pedagog Aynur Kır, bu özel gün kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.

Aynur Kır, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her 3–4 yetişkinden birinin yaşamının bir döneminde ruhsal bir hastalık yaşadığını belirtti. Almanya genelinde de bu oranların dünya ortalamasına paralel seyrettiğini ifade eden Kır, “Her yıl milyonlarca insan anksiyete (kaygı bozukluğu), depresyon, bağımlılık gibi nedenlerle yaşam kalitesinde ciddi kayıplar yaşıyor,” dedi.

Verilere göre, Almanya’da en yaygın görülen psikiyatrik hastalıklar;

  • Anksiyete bozuklukları (%15,4)
  • Depresyon (%8,2)
  • Alkol ve ilaç kullanımına bağlı ruhsal bozukluklar (%5,7)
  • Obsesif-kompulsif bozukluklar (%3,6) olarak sıralanıyor.

Kır, ruhsal hastalıkların günümüzde erken emekliliklerin en yaygın nedenlerinden biri, iş hayatında alınan hastalık raporlarının ise ikinci en sık sebebi haline geldiğini vurguladı.

Ancak buna rağmen birçok hastanın hâlâ yeterli tedaviye ulaşamadığını belirten Kır, “Terapi yerleri yetersiz, bekleme süreleri uzun, destek hizmetleri ise eşitsiz dağılmış durumda,” dedi.

Nürnberg Hastanesi’nde uzun yıllardır psikiyatri alanında çalışan Aynur Kır, “Ruh sağlığı hizmetleri yalnızca tedaviyle sınırlı değildir. İnsanların güvende hissettiği sosyal ortamlar, dayanışmacı bir toplum ve istikrarlı yaşam koşulları, ruhsal düzenin temel taşlarıdır,” ifadelerini kullandı.

Kır, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Ruh sağlığı bir lüks değil, kamusal bir haktır. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde, ruhsal sağlık hizmetlerinin toplumun her kesimi için erişilebilir olması adına daha güçlü bir sosyal politika anlayışına ihtiyacımız var. Ruh sağlığı, sosyal adaletin ve kamusal sorumluluğun ayrılmaz bir parçasıdır.”