Kazım Doğan/Farnkfurt
Frankfurt’ta SPD, CHP, Sol Parti Avrupa, TİP, Halkevi, DİDF ve AABF’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu, Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ile tutuklu gazeteciler ve siyasi mahkumların serbest bırakılması için bir araya geldi. Hauptwache Meydanı’nda düzenlenen protestoda basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve demokrasi için güçlü mesajlar verildi.

“Türkiye’de Basın Özgürlüğü Yok Ediliyor”
Eylemde konuşan SPD Frankfurt Başkanı Kolja Müller, Türkiye’de demokrasinin ciddi baskı altında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Türkiye’de gazeteciler tutuklanıyor, Ekrem İmamoğlu gibi demokrat politikacılar cezaevinde tutuluyor. Dünyadaki her üç tutuklu gazeteciden biri Türkiye’de. Bu, basın ve ifade özgürlüğünün tamamen yok edilmesi anlamına geliyor. Tutuklu tüm gazeteciler, Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları derhal serbest bırakılmalıdır. Başbakan Merz’in Türkiye ziyaretinde bu konuda tek kelime etmemesi büyük bir skandaldır.”
Müller, Almanya ve Avrupa’daki demokrat çevrelerin Türkiye’deki demokratlarla dayanışma içinde olması gerektiğini vurguladı:
“Demokrasiyi savunmak ortak görevimizdir. Sizlerle birlikteyiz, birlikte mücadele ediyoruz.”

“Merdan Yanardağ Daha Gür Sesle Dönecek”
Tele1 Avrupa Temsilcisi ve Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Başkanı Recai Aksu, Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik baskılara dikkat çekti.
Aksu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de artık gerçeği aramak suç sayılıyor. Gazeteciyi susturmak toplumu sağır etmektir. Bir gazetecinin tutuklanması, toplumun vicdanına kelepçedir. Merdan Yanardağ’ın susturulmak istenmesi, korkunun ifadesidir. Ancak tarihte susturulan her ses daha güçlü dönmüştür. Merdan Yanardağ da daha gür bir sesle dönecektir. Tele1’e kayyum atanması kabul edilemez, Yanardağ ve tüm gazeteciler serbest bırakılmalıdır.”

“Basın Özgürlüğü Tüm Dünyanın Meselesidir”
Eylem Birliği adına yapılan ortak açıklamada ise şu ifadeler yer aldı:
“Bu karar yalnızca bir medya kuruluşuna değil, halkın haber alma hakkına ve demokratik değerlere açık bir saldırıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidarı, kendisini eleştiren her sesi susturmak için ‘terör’, ‘casusluk’ ve ‘devlet düşmanlığı’ suçlarını sistematik biçimde kullanıyor.
Almanya kamuoyunu, Friedrich Merz Hükümeti’ni ve insan hakları kurumlarını bu antidemokratik uygulamalara karşı tavır almaya çağırıyoruz. Susturulan basın yalnızca Türkiye için değil, tüm dünyadaki demokrasiler için bir tehdittir.”
Kaynak:https://egazete.de





Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…