Bu ülkede bir Diyanet var, ama ne işe yarıyor bilen var mı?
Cami cami gezip hutbe okuyorlar ama içinde akıl yok, vicdan yok, Cumhuriyet yok!
Atatürk’ün kurduğu kurum, Atatürk’ün adını anmaktan korkuyor.
Ne acı be!
Kendini var eden adama “rahmetle anıyoruz” bile diyemeyen bir kurum, zaten imanını kaybetmiştir.
Bak kardeşim, Diyanet Atatürk’ün eseridir.
O kurumu kurarken dedi ki: “Din, milletin vicdanında temiz kalsın.”
Yani din, siyasetin eline düşmesin.
Ama ne oldu?
Bugün Diyanet, siyasetin tam göbeğinde!
İktidar ne derse onu diyor.
Kürsüden siyaset okunuyor, minberden propaganda yapılıyor.
Allah’ın evi, parti bültenine dönmüş!
Atatürk’ü anmak bu kadar mı zor?
Bir hutbeye iki kelime koymak bu kadar mı tehlikeli?
Cumhuriyet’in kurucusuna dua etmek, din dışı mı oldu?
Yoksa Diyanet, Atatürk’ün adını ağzına alınca maaşı mı kesiliyor?
Ne bu korku, ne bu utanç?
Bu milletin alnında Atatürk’ün imzası var, siz o imzayı silemezsiniz!
Hutbelerde neler var bir bak hele!
“Kadın şöyle giyinsin”, “Gençler böyle konuşmasın”, “Sabredin”, “İtaat edin”…
İtaat edin!
Evet, en sevdikleri kelime bu.
Millete hep susmayı, boyun eğmeyi, beklemeyi öğretmişler.
Ama adalet yok, haksızlık var, kul hakkı var, yolsuzluk var!
Hadi bakalım, onlara bir kere “haram” diyebiliyor musunuz?
Yok!
Çünkü haramın büyüğü tepede işleniyor, Diyanet oraya dil uzatamaz.
Atatürk, Diyanet’i millet cahilliğe gömülmesin diye kurdu.
Din hurafeden, menfaatten temizlensin diye kurdu.
Ama bugün hurafeyi Diyanet yayıyor!
Adam çıkıyor, televizyon ekranında “kadın kahkaha atarsa deprem olur” diyor,
öbürü “hayvan sevgisi Batı’nın sapkınlığıdır” diyor,
bir diğeri “sanat haramdır” diyor!
Ve bu zırvaların karşısında Diyanet susuyor!
Çünkü o kürsüde akıl değil, iktidarın menfaati var.
Bir zamanlar Diyanet, din adına halkı kandıran sahtekârlarla mücadele ederdi.
Şimdi o sahtekârlarla kol kola.
Tarikat yurtlarında çocuk istismarı çıkıyor, Diyanet susuyor.
Kadınlar öldürülüyor, Diyanet susuyor.
Millet aç, işsiz, umutsuz…
Ama Diyanet hâlâ “sabredin” diyor!
Sabırla kurtulacaksak, o zaman siz maaşınızı da sabırla alın bakalım, bakalım kaç gün dayanabiliyorsunuz!
Atatürk, dinin insanı yüceltmesi gerektiğini söyledi.
Ama bu Diyanet, dini insanı susturmak için kullanıyor.
Dini iktidarın kalkanı yaptılar.
Yandaş zenginleşiyor, halk açlıktan kıvranıyor.
Ama fetva hep aynı: “Devlete isyan haram!”
Yahu bu devlet sizin değil, milletin devleti!
Devlete isyan değil, haksızlığa baş kaldırıyoruz.
Ama o kadar korkmuşlar ki, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’i bile unutmuşlar.
Bir düşün:
Diyanet’in bütçesi bakanlıkları geçmiş.
Ama neye harcıyorlar?
Sarayın sofrasına dua etmeye, iktidarın gölgesine sığınmaya.
Bir millet aç, evsiz, perişan;
Ama onlar makam aracı kuyruğunda.
Allah’tan bahsediyorlar ama Allah’ın adaletine inanmıyorlar.
Bu mudur din?
Bu mudur iman?
Atatürk olsaydı, bu tabloya “milletin aklına pranga vurmuşsunuz” derdi!
Bak, mesele Atatürk’ü sevmek değil; mesele, onun neden unutulduğunu anlamak!
Çünkü Atatürk aklı temsil ediyor, onlar ise sorgusuz itaati.
Atatürk hesap sormayı öğretti, onlar hesap vermekten korkuyor.
Atatürk “fikri hür” dedi, onlar “itaat et” diyor.
İşte bu yüzden Atatürk’ün adı hutbelerde yok.
Çünkü o isim, bu düzenin kabusu.
Çünkü o isim, maskeleri düşürüyor!
Bir gün bu millet Diyanet’in kim için çalıştığını soracak.
Bir gün bu millet “neden her hutbede sabır var ama adalet yok?” diyecek.
Ve o gün geldiğinde, o kürsüler titrer.
Çünkü halk susmaz artık!
Diyanet, Allah adına konuştuğunu sanıyor ama aslında muktedir adına konuşuyor.
Ve muktedir değiştiğinde, onlar da dil değiştirir.
Bu mudur din hizmeti?
Bu, Allah’ı siyasete alet etmektir, başka bir şey değil.
Atatürk’ü unutan Diyanet, bu milleti de unuttu.
Ama halk unutmuyor.
Halk biliyor ki, o ezanlar, o camiler, o bayraklar Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet sayesinde var.
Ve bir gün bu millet yeniden hatırlayacak:
Din, Allah’la kul arasındadır, devletle cemaat arasında değil!
O gün geldiğinde Diyanet’in kürsüleri boşalacak.
Çünkü halk kendi vicdanını dinleyecek.
Atatürk’ün sesi yeniden yükselecek:
“Din, milletin vicdanında temiz kalmalıdır.”
İşte o zaman anlayacaklar…
Atatürk’ü unutan Diyanet, aslında Allah’ı da unuttu!

Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…