14 yaşın altındaki kız öğrenciler için okullarda başörtüsü yasağı yasa teklifi Federal Parlamentoda büyük çoğunlukla kabul edildi. Perşembe günü yapılan oylamada, radikal sağcı FPÖ, muhafazakâr merkez sağ parti ÖVP, sosyal demokrat parti SPÖ ve liberal NEOS’lar yasağın getirilmesi yönünde oy kullandılar. Yeşil Parti ilkesel olarak karara katılmakla birlikte, yasanın Avusturya anayasasına aykırı olduğunu belirterek karşı oy verdiler. Yasa paketinde daha önce konuşulmayan yeni bir “uzaklaştırma rehberliği (Suspendierungsbegleitung) uygulaması da eklendi.
Başın İslami geleneklere göre örtülmesi yasaklanacak
Tartışmaların kalbinde yer alan konulardan birisi de “Başın kapatılması neye göre belirlenecek? Pek çok şekilde (kışın hava soğuk olduğu için, moda için, çeşitli kültürel motivasyonlara) baş kapatılabilir” argümanıydı. Ancak yasa açık bir şekilde “Başın İslami geleneklere göre örtülmesinin yasaklanması” şeklinde. Okul dışında bu yasak geçerli değil.
“Başörtüsü sadece bir kumaş parçası değil, aynı zamanda bir baskı sembolüdür.”
Son yıllarda başörtüsü konusunun daha görünür hale geldiğini belirten ÖVP’li Claudia Plakolm artık aile içi baskının yanı sıra kendini ahlak bekçisi gibi gören genç erkeklerin de baskı oluşturduğunu belirtti. Plakolm, başörtüsünün sadece bir kumaş parçası değil aynı zamanda bir baskı sembolü olduğunu belirtti.
ÖVP Genel Sekreteri Nico Marchetti, öğretmenlerin yasanın uygulanmasında yalnız bırakılmayacağının ve tek yükümlülüklerinin durumu okul yönetimine bildirmeleri olduğunun altını çizdi. Tüm sorumluluk bu aşamadan sonra okul yönetiminde. Hükümetin tahminlerine göre yasa yaklaşık 12.000 kız öğrenciyi etkileyecek. Yasa tüm kamu ve özel okullar için geçerli olacak.
Yasaya ilişkin SPÖ adına konuşan Federal Parlamento üyesi Heinrich Himmer, tartışmada daha çok paketteki diğer önlemlere odaklandı. Yine SPÖ’den Christian Oxonitsch yasanın tek başına bu sorunları çözemeyeceğini, özellikle erkek çocuklarıyla daha yoğun çalışma gerektiğini ekleyerek konuşmasını noktaladı.
FPÖ, yasaya ilişkin tartışmaları kitlesel göç ile bağdaştırdı ve konunun özellikle bu boyutuna vurguda bulundu. Ek olarak başörtüsü yasağını uzun yıllardır savunduklarının altını çizdiler. FPÖ eğitim sözcüsü Hermann Brückl, başörtüsünün siyasi İslam’ın bilinçli bir sembolü olduğunu ve öğretmenlere yönelik başörtüsü yasağının da eksik bırakıldığını öne sürdü.
“Buna siz değil Anayasa Mahkemesi karar verecek!”
Yeşiller ise ilkesel olarak yasayı desteklerinin, ancak yasanın anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile geri döneceğinin altını çizdiler. Oylamada tek karşıt oy kullanan Yeşil Parti Başkan Yardımcısı Sigrid Maurer, her kız çocuğunun özgür ve kendi hayatına karar verebilecek bir birey olma hakkı olduğunu belirtti. Nico Marchetti (ÖVP), “Buna siz değil, Anayasa Mahkemesi karar verecek!” ifadeleri ile bir açıklama yaptı. 2020 yılında emsal bir kara olması ve mahkemenin önceki yasayı İslami başörtüsünü hedef aldığı için anayasanın Eşitlik İlkesi’ne aykırı bulması ise Yeşil Parti’nin açıklamalarında yer aldı.
“Anayasa Mahkemesi’ne Başvuracağız”
Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ) Başkanı Ümit Vural, yasanın “anayasal ve insan hakları açısından sorunlu” olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesi’ne gitme kararı aldıklarını duyurdu. Hiçbir baskıyı kabul etmediklerini ve hiçbir çocuğun başörtüsü takmaya zorlanmaması gerektiğini, ancak başörtüsü takanın da çıkarmaya zorlanmaması gerektiğini belirten Vural açıklamasını yasanın temel haklara bir müdahale olduğunu belirterek sonlandırdı.
Uzmanlardan Uyarı: Daha Çok Zarar Verebilir!
Amnesty International yasayı ayrımcı bularak bunun “Mevcut Müslüman karşıtı önyargıları ve stereotipleri daha da güçlendirebileceği” uyarısında bulundu. Oylama öncesinde çeşitli uzmanlar yasağa eleştirel yaklaştı. SOS Mitmensch’in görüştüğü okul müdürleri ve kız çocuklarıyla çalışan sosyal projelerin yöneticileri, yasağın faydadan çok zarar getireceğini savundu ve kız çocuklarını güçlendiren daha etkili modeller için kaynak artırılması çağrısında bulundu. Okul yöneticileri, ebeveynlerle çok sayıda tartışma yaşanmasından endişeliler.
Bregenz’teki “Amazone” derneğinden Angelika Atzinger, kızlar başörtüsü takmaya zorlanıyorsa cezaya değil desteğe ihtiyaç duyduklarını, aksi hâlde daha çok yalnızlaşacaklarını söyledi. Ayrıca yasağın, kız çocuklarına kendi bedenleri ve görünüşleri üzerinde başkalarının karar verme hakkı olduğu mesajını vereceğini, oysa başka dini sembollerin yasaklanmadığını vurguladı.
“Peregrina “göçmen kadınlar eğitim derneğinden Katharina Echsel, yasağın “patriarkal Müslümanlar” ile “eşitlikçi Avusturya toplumu” arasında bir karşıtlık yarattığını belirtti. Başörtüsü takmanın kültür, protesto veya farklılaşma gibi çeşitli motivasyonları olabileceğine dikkat çekti.
Yasanın Federal Parlamento’da kabül edilmesi ile ilgili yapılan açıklamada belirtildiği üzere Şubat 2026’da bir bilgilendirme süreci başlatılacak ve bu sürecin ardından 2026/27 öğrenim yılından itibaren yaptırımlar uygulanacak.

Yorumlar
…Yorumlar yükleniyor…