Ali Akdemir/Hamburg

İsmail Balat’ın kaleme aldığı “100 Kişinin Yüzü” adlı kitap, farklı yaşam öykülerini ortak bir vicdanda buluşturarak okurla buluştu. Irk, din, dil, mezhep ve etnik köken ayrımı yapmadan insanı odağına alan eser, yüz ayrı hayatın tanıklığını sayfalara taşıyor.

İsmail Balat imzasını taşıyan “100 Kişinin Yüzü”, toplumsal hafızaya güçlü bir katkı sunan, insan hikâyelerini merkeze alan özel bir çalışma olarak raflardaki yerini aldı. Kitap; “renk” ayrımı gözetmeden, yaşamın farklı alanlarından yüz insanın duygu, deneyim ve tanıklıklarını bir araya getiriyor.

Bu anlamlı eserde kalem oynatan yüz kişiden biri olmak benim için büyük bir onur. İsmail Balat’ın, kitaba iki sayfalık bir katkı sunmam yönündeki davetini tereddütsüz kabul ettim. Çünkü bu kitap, yalnızca yazılmış metinlerden değil; yaşanmışlıklardan, içten anlatılardan ve samimi duygulardan oluşuyor.

Eserde yer alan “El Kapısında Bir Ömür – Almanya’ya Göçün Hikâyesi” başlıklı yazımla bu yolculuğa katkı sunmuş olmaktan mutluluk duyuyorum. Göç, emek, hasret ve umut temalarının işlendiği bu anlatı, kitabın insan merkezli yaklaşımını yansıtan bölümlerden biri olarak öne çıkıyor.

Bir “iyilik elçisi” olarak nitelendirilebilecek İsmail Balat; hastanedeki doktordan adliyedeki avukata, sokaktaki temizlik emekçisinden sivil toplum temsilcilerine; iş insanlarından bürokratlara, ev hanımlarından öğrencilere kadar toplumun her kesiminden insanı aynı çatı altında buluşturuyor. Gazeteci, yazar, şair, öğretmen, sağlık çalışanı, esnaf, işçi ve daha nice yüzün kaleminden dökülenler, büyük bir titizlikle derlenerek okura sunuluyor.

Akıcı dili ve samimi anlatımıyla “100 Kişinin Yüzü”, bir solukta okunabilecek; kimi zaman hüzünlendiren, kimi zaman tebessüm ettiren güçlü bir eser. Her sayfada başka bir hayatın kapısı aralanıyor, her satırda insana dair yeni bir iz bırakılıyor. Yazarın yaşadığı heyecan ve emeği, kitabın her bölümünde hissediliyor.

Balat, esere katkı sunan yüz yazara da ayrıca teşekkür ederek bu kolektif emeğin önemini vurguluyor. Ortaya çıkan çalışma, yalnızca bir kitap değil; aynı zamanda bir insanlık aynası ve toplumsal bellek niteliği taşıyor.

Bu eseri okurken zaman zaman duygulanacak, zaman zaman gülümseyecek; ama her sayfada kendinizden bir parça bulacaksınız. İsmail Balat’a başarılarının devamını diliyor, okuyucusu bol olsun temennisiyle bu kıymetli çalışmayı selamlıyorum.